Şimdi size ilk defa 9 yıl önce okuduğum ve o yıllardan bugüne kitaplığımın en dokunaklı, en nadide kitaplarından birinden bahsedeceğim: Endülüs`te Hazan
880’li yılların Avrupa’sında aç kalmamak için yaptığı bir hırsızlık sonucu dayak yiyen ve sonrasında bir Yahudi tüccar tarafından satın alınarak kız kardeşinden ayrılmak zorunda kalan bir adamın hayatının anlatıldığı bir roman. Hırsız diye lütfen hafife almayın. Hatta o hırsızın şahsında hiç kimseyi hafife almayın. Bir hırsız, Allah’ın izni ile ve ellerinden tutan kudretli ellerin vasıtasıyla hiç ummadığınız yerlere baş olabilir ve hiç kimsenin imtihanlarına benzemeyen imtihanlara düçar olabilir…
Endülüs Emevi İslam Devleti’nin çalkantılı dönemlerine şahitlik edeceğiniz bu hüzünlü ve dokunaklı eserde saçınızı, başınızı yolabilir; hadiseleri okudukça kahrolabilirsiniz! Hatta başlıkları okudukça “Yoo yoo; lütfen yeter artık!” bile diyebilirsiniz. Ayrıca şunu da üzülerek gördüm ki; Müslümanlar hep ikbâl peşinde koşarlarken devletlerini, bahtlarını kaybediyorlar. Kanıyorlar düşmanlarına. Bu mâzîden âtiye böyle gelmiş…
Yazarın ilk ve bildiğim kadarıyla tek kitabı ama kurgusuyla, dokunaklı kalemiyle, olay örgüsüyle günümüzde kalem oynatan birçok yazardan daha iyi bir kalemi olduğunu şahsen ifade edebilirim. Sonu da kitabın tümü kadar oldukça trajik ve asla beklenmeyen cinsten…
Cevabını kendi kendime ürettiğim şu soruyu sormadan edemedim:
İsmini söylemeyeyim, okuyucuya kalsın ama asker kökenli olmasına, gizli faaliyetler yürütmesine rağmen ana karakterimiz, çevresindeki en büyük ve tüm kitabın kaderini belirleyen hadisecibaşından nasıl oldu da şüphe etmedi? Ama dediğim gibi cevabını da kendi kendime ürettim ve aklıma Sultan Alparslan geldi. O da hafif meşrepli, zayıf, güçsüz diye düşündüğü için zarar verme ihtimalini asla
Beni ağlatan nadir kitaplardan birtanesi hem tarihi hem de o tarihi dönemdeki acıların çığlığını anlatan kitap bende yeri herzaman çok özel olucak.
İnsanlara okutabileceğim tek bir kitap olsa oda Endülüs’te hazan olurdu İsmail ToramanEndülüs`te Hazan
Endülüs`te Hazanİsmail Toraman · Nesil Yayınları · 201455 okunma
Malesef kitabın ikinci baskısı yok. Eğer bulabilirseniz mutlaka okuyun. Yazarımızı 9 yıl önce henüz 23 yaşında böyle etkileyici bir kitabı yazdığı için tebrik ediyorum. Ancak böylesine etkileyici bir giriş yapmasına rağmen daha sonra kitap yazmamasına da şaşkınım. Elbette dikkat çeken bazı hatalar ve çelişkiler vardı. Bazen alanında profesyonel olarak tanıttığı kişiyi canlandırırken amatör bir izlenim verdiği oluyordu lakin kitaba, kurguya genel olarak baktığımız zaman kesinlikle tavsiye ederim.
800 lü yılların sonlarında hırsız bir çocuğun bir köle tüccarının eline düşüp Endülüs Emevi devletinde bir vezir tarafından satın alınıp, devletin en yüksek ikinci kademesine gelişi anlatılıyor. Devletin her köşesinde baş gösteren fitne ateşini söndürmeye çalışırken durdurulabilmesi için ona yaşatılan acılara elbette bir gönül mimarı olmasaydı sabredebilmesi pek mümkün olmazdı.
Kitap çok farklı bir şekilde sonlanıyor. Siz son anlarda farklı senaryolar çizerken kafanızda yazarımız size bir şok yaşatmak istiyor. Bakmayın Endülüs'te Hazan yazdığına hazin aslında o... Umarım yazarımızın bunca yılın üstüne ikinci kitabını okumak nasip olur. Kitapla kalın, vesselam...
Uzun bir süre etkisinden çıkamayacağım bir kitaptı. Yeri geldi ağladım yeri geldi yüzümde tebessüm oluştu ama en son hüngür hüngür ağladığım bir kitap oldu.
Bazen hayır tamam bu kadar da olmaz dediğim hüzünlü bir romandı.
Avrupa krallıklarını büyüleyici güzelliğiyle kendisine hayran bıraktıran bir medeniyet ülkesi Endülüs...
Sancılı geçen yıllar, kaynayan fitne kazanları, bozulan devlet otoritesi ve türlü türlü ihanetler...
Bir yanda; devletinin bekası için kendisini feda eden Hacip Asım...
Diğer yanda; Batıdan yükselen Doğuyu görebilmek ve yanan fitne ateşini bir nebze olsun dindirebilmek için, Endülüs'e kadar gelen Derviş Yusuf...
1991 yılında Malatya’nın Akçadağ ilçesine bağlı Yağmurlu köyünde doğdu. Doğduğu köyde başlayan eğitim hayatını Malatya Merkez’de tamamladı. Liseyi Malatya Merkez Hacı Ahmet Akıncı Lisesi’nde okudu. Gazi Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği bölümünde son sınıf öğrencisi. Özlenen Rehber adlı dinî-tasavvufi bir dergide edebi yazılar kaleme almaya devam ediyor.