HER MİLLETİN MUTLAKA SÖZLÜ BİR EDEBİYATI VARDIR. SÖZLÜ EDEBİYAT BİR DİLİN BİNLERCE YILLIK HAFIZASIDIR, BİR KÜLTÜR HAZİNESİDİR; BİR MİLLETİN GEÇMİŞİ, KAİNATA, DÜNYAYA,HAYATA, OLAYLARA BAKIŞ AÇISIDIR.
Kürtlerde de çok zengin bir sözlü edebiyat hazinesi mevcuttur; milyonlarca hikaye, masal, ağıt, ninni, destan, bilmece, tekerleme ve daha bir sürü. Hemen her köyde, her ailede mutlaka düşünmeden, kaleme sarılmadan anında doğaçlama ama edebi bir şekilde türkü, destan söyleyebilen, masal hikaye anlatabilen, ağıt yakabilen, her gördüğü şeyle ilgili kafiyeli, redifli (kafiye ve redifin ne olduğunu bilmeden) şiir, tekerleme, bilmece söyleyebilen onlarca insan vardır. Öyle ki elektriğin olmadığı yegane meşgalenin geçim derdiği olduğu o uzun kış gecelerinde (büyük küçük kadın erkek herkes) mutlaka köydeki, mahalledeki bir evde toplanılır, saatler boyu masal, hikaye, destanlar okunur, türküler söylenir. Böylelikle bu eşsiz hazine yüzlerce, binlerce yıl kuşaktan kuşağa günümüze aktarıla gelmiştir. Her türkü, her destan her ağıt bir hazine barındırır bağrında; tarih barındırır, felsefe barındırır, tasavvuf barındırır, inanç barındırır, zihniyet barındırır.
Kürtlerde bu sözlü geleneğin en önemli ürünü DENGBEJLİK GELENEĞİDİR. Yüzyıllardır süre gelen DENGBEJLİK tamamen doğaçlama olarak aşk, savaş, kahramanlık, deprem, sel, göç, yergi ve daha bir sürü konu üzerine söylenen uzun manzum ürünlerdir,- bu ürünlere Kürtçede Stran denilir.- DENGBEJLİK Kürtlerde o kadar sevilir ki her aşiretin, her beyin, her ağanın hatta her köyün mutlaka dengbeji/dengbejleri olur; bu dengbejler ister yaylada, ister ovada, ister savaşta, ister newrozda kısacası hayatın her alanında mutlaka en başa oturtulurdu, himaye edilirdi. Özellikle Dengbejlerde atışma çok sevilirdi, öyle ki Beyler, ağalar dengbejlerini