Lanet olsun ruhun kendisi hakkında beslediği o yüce fikre! Lanet olsun duygularımızı zorlayan görünüşteki göz kamaştırıcılığa! Lanet olsun hem rüyalarımızda ve hem de ömür boyunca bizi aldatan şeref hayaline! Lanet olsun kadın, çocuk, uşak, hizmetçi, mal ve mülk şeklinde hoşumuza giden şeylere! Lanet olsun bizi hazinelerle cesur hareketlere teşvik eden ve boş eğlenceler için altımıza döşek seren paraya ve servete! Lanet olsun üzümlerdeki iksire! Lanet olsun aşkın o en yüksek hazzına! Lanet olsun ümite! Lanet olsun imana ve lanet olsun her şeyden önce sabra! Lanet olsun!
Mephisto, Tanrı’ya:
“…ben yalnızca insanların kendilerini nasıl azaba soktuklarını görüyorum. Dünyanın küçük tanrısı da ilk günkü gibi tuhaf bir halde. Eğer ona göğün ışığından bir zerre vermemiş olsaydın, biraz daha iyi yaşayabilirdi. O, bunu akıl olarak niteliyor ve onu sadece, her hayvandan daha aşağı seviyelerde yaşamak için kullanıyor. İzninizle hemen söyleyeyim; o bana, sürekli uçan uçarken de o eskimiş türküsünü söyleyen uzunbacaklı ağustos böceği gibi gelir! Burnunu sokmadığı pislik yoktur!”
İnsan hayalinin güzelliğini ve düzenini akıl; anlama, duygu ve ihtiras gibi bütün sesleriyle bir bütün halinde yansıtın. Ama deliliği de işe katmayı unutmayın!