Zeynep Eda

@zeda_crtgl·
·
sabitlendi
"Biz önceki kuşağın kadınları, henüz özgür olmayı bilmiyorduk. Ruhsal enerjimizin hiçbir yaratıcılığı olmayan duygusal serüvenlere akıp gitmesi, akıl almaz bir savurganlık, iş gücümüzde azalma demekti. Bizlerin, benim ve diğer pek çok etkin, savaşan ve çalışan çağdaşımın, aşkı yaşamımızın temel amacı olarak değerlendirmemeyi ve çalışmayı yaşamımızın odağı yapmayı başardığı elbette ki gerçektir. Ancak yine de enerjimiz, kendi Ben'imizle ve bir başkasına karşı duygularımızla yaptığımız sonsuz savaşta dağılmamış olsaydı, çok daha fazlasını yaratabilir ve elde edebilirdik. Bu gerçekten de erkeğin Ben'imize müdahalesine karşı sonsuz bir savunma savaşıydı."
Aşk ve Özgürlük
Mephisto, Tanrı’ya: “…ben yalnızca insanların kendilerini nasıl azaba soktuklarını görüyorum. Dünyanın küçük tanrısı da ilk günkü gibi tuhaf bir halde. Eğer ona göğün ışığından bir zerre vermemiş olsaydın, biraz daha iyi yaşayabilirdi. O, bunu akıl olarak niteliyor ve onu sadece, her hayvandan daha aşağı seviyelerde yaşamak için kullanıyor. İzninizle hemen söyleyeyim; o bana, sürekli uçan uçarken de o eskimiş türküsünü söyleyen uzunbacaklı ağustos böceği gibi gelir! Burnunu sokmadığı pislik yoktur!”

Zeynep Eda

, şu anda okuyor
%7 (21/287 syf.)
Johann Wolfgang Von Goethe
8.2/10 · 16,8bin okunma
Sandman Üzerinden Sanat ve Toplum Eleştirisi
Puan vermedi·168 syf.··
2025 4. kitabı
Üçüncü ciltteki ilk hikaye üzerine biraz konuşmak istedim ama çizgi romanın fantastik evreninden sıyrılıp gerçekçi bir tavır sergiledim. Spoiler! İlk hikayedeki Kalliope; Fry’ın sanatının ana kaynağı olmasına rağmen pasifize edilmiş şekilde bir köşede duruyor, üstelik onun cinsel hazlarını karşılamak da onun görevi. Benzer bir durumun avrupa sanat sinemasında da olduğunu söyleyebiliriz; özellikle Godard filmlerinde kadın karakterlerin nesne gibi durmaları ama senaryonun duygusal ekseninin onlar etrafında dönmesi buna bir örnek. Godard’ın veya öbür yönetmenlerin amacı toplumdaki cinsiyet rollerini eleştirmek mi yoksa başka bir amaç mı taşıyorlar tartışılır (Sonuçta Godard’ın Anna Karina ile olan ilişikisi malumumuz). Erasmus Fry hatta Kalliope’nin bir sonraki “sahibi” ilham perisi Kalliope’nin asıl amacı bu olmamasına rağmen karşılarında güçsüz, itaat etmekten başka çaresi olmayan bir kadın olunca tecavüz etmekten çekinmiyorlar. Bu durum insanın fırsat bulduğunda merhametini tamamen yitirip kendi hazzına odaklanmasını gözler önüne seriyor. Yasaların kadında kusur bulup müdahale etmemesi ve hikaye sonunda bir erkek tarafından kurtarılması çok ayrı bir konu ama neyse ona girmeyelim. İkinci hikayedeki, yeterli sayıda kişi inanırsa iktidarın veya düzenin değişeceği felsefesi bana biraz gerçekdışı geldi
Sandman 3Neil Gaiman · İthaki Yayınları · 2019789 okunma