Diğerlerine göre daha kısa olsada aksiyon durmadı. Direnişle ilgili ve kurgusal dünyayı çok fazla okumamız güzeldi. North un yaptıklarına bayıldım ki sanırım favorim o . Nox beni delirtmeye devam ediyor ama adam olacağı günü bekliyorum. Sevgili olimpos bu yıl sadece buraya kadar çevirisini yapacağını açıkladı ve ben iyi ki orjinal dil okudum çünkü kitabın sonu diğerleri içinde olan sonların en boktanıydı hayatta bir yıl beklenecek gibi değil haberiniz olsun ben hemen diğer kitaba başladım bile. Çeviri bekliyorsanız bence seri tamamlanmadan türkçe okuyayım moduna girmeyin derim…
Forced BondsJ. Bree · Independently Published · 2022253 okunma
“I’ll see you in the next life, Bonded. Maybe I can love you right there.”
Serinin şu ana kadar okuduğum en iyi kitabı buydu. İstediğim her şeyi verdi bana sonunda. Aksiyon, gizem, o RH sahneleri… Kitap yine diğerinin bittiği yerden başlıyor ve diğerlerinin aksine bunda aksiyon hiç durmuyor. Sonunda Gabe ve Nox’un da bağlarını tamamlamasıyla Bonded grup tamamlanıyor. Oli’nin fiziksel olarak kendini geliştirmesi bir yana gücünün bir limiti olmaması ve bunu da gerektiği zaman kullanmadan geri durmaması daha ön plandaydı. Tehdidin ne kadar yakınlarına geldiğini ve hala bilmedikleri şeyler olduğunu fark eden grubun Hail Mary yolculuğu, ordaki savaş ve üçünün de içinde yaşayan varlıkların reenkarneye uğraması ve gerçekten de tanrı olduklarını öğrenmek benim için de biraz şok oldu. Özellikle Unser’i kurtarma görevi sırasında olanlarsa harikaydı. Gabe gerçekten de tahmin ettiğim gibi bir ejderhaya dönüştü, inanamadım. Ve sonunda o altılı sahne… Bu seride ihtiyacım olan RH sahnesi buymuş cidden. Çok iyiydi. Nox’un travmasına biraz daha değinildi ve onun da ne olduğuna dair çok büyük bir tahminim var. Yine de onun da bazen kendini bir kenara koyup Oli için bazı şeyleri yapması kalbimi paramparça etti. Ve o son… Gerçekten o son neydi öyle içim paramparça oldu, çok hazırlıksız yakalandım. Burdan nasıl toparlanırız, nasıl kurtuluruz hiç bir fikrim yok. Serinin en iyi cliffhangerı şu an için. O yüzden hemen devam etmem lazım, yoksa dayanamam bu acıya…
Forced BondsJ. Bree · Independently Published · 2022253 okunma
spoi
ŞAKA YAPIYOR OLMASLISIN AQ O FİNAL SÖZÜ NE AQ bütün morelim bok oldu sabahın altısında İNANAMIYORUM NASIL ÖLEBİLİR NASIL DAHA Bİ SİK ÖĞRENEMEDİK ADAM HAKKINDA
Forced BondsJ. Bree · Independently Published · 2022253 okunma
"I'll will see you in the next life,Bonded. Maybe ı can love you right there."
I feel the thud of his lifeless body hit the ground,the echo in my bones as our connection severs and the puppy running at my heels dissappears in a puff of warm wind, as though he really was nothing but smoke.
My Bonded is dead.
**
Serinin ilk kitabını okuduğumda dedim ki; ben bu seriye devam etmem. Şu anda tükürdüğümü yalıyor gibi bir şeyim ve Allah'ım seri, her kitapla birlikte katlanarak artan bir şölen resmen. Şu anda beşinci kitabı yarılamış bulunmaktayım ve fakat dördüncü kitap beni yerden yere vurdu. Nox, bebeğim ne olursa olsun ben seni tutuyorum.
Forced BondsJ. Bree · Independently Published · 2022253 okunma
Kısa tutacağım çünkü serinin dördüncü kitabı ve daha önce bu seri hakkında yeterince inceleme yaptım diye düşünüyorum. Kaldı ki uzun uzun inceleme yapılabilecek türden bir kitap hiç değil.
Kitabı okurken hiç alıntı paylaşmadım ve bunun sebebi de aslında yazarın duygu ve düşüncelere çok yoğunlaşmadan konuya odaklı anlatımıydı. Yan karakterleri saymazsak kitapta altı ana karakter olması sebebiyle işin içinden çıkılamazdı zaten. Sonuçta bu seri bir epik fantastik değil romantik fantastik kategorisinde.
Yazardan öğrendiğim ve alıştığım bir şey varsa o da her kitabının sonunda ya ters köşe vermesi ya da duygusal anlamda bir bomba patlatmasıdır. Bu kitapta da bunu yapacağını bildiğim için elimden bırakamadım kitabı ve okuduğuma değdi açıkçası. Böyle bir son beklemiyordum. Yazarın okura beğendirdiği nokta da tam olarak bu, çarpıcı sonlar.
Giriş, gelişme, sonuç. Kısa bölümleri olan, sezonluk çıtır dizi tadında hızlı bir kitaptı. Oldukça da akıcı ve sürükleyiciydi, okuması hem keyifli hem de aşırı merak içinde bırakıyordu. Serinin diğer kitaplarıyla aynı tempoda ilerliyordu. Üstüne çok kafa yorulmaması gereken bir seri bana kalırsa. Ayrıca tüm kitaplarını tek solukta tüketmek yerine araya birkaç kitap konularak okunursa çok daha keyif verecek bir seri olduğunu düşünüyorum. Konusu zaten karmaşık değil unutsanız bile önceki kitabın konusunu küçük bir araştırmayla hatırlamanız mümkün. O da olmuyorsa kitap içerisinde bir önceki hikayede olanlardan bahsediyor zaten her yeni kitapta.
Bu serinin yetişkin kategorisinde olduğunu da unutmamak lazım ve bana kalırsa yirmi yaş üstünün okuyabileceği bir seri. Okurken beni bu konuda çok çok zorladı bu sefer. Dark romance olarak bildiğimiz karanlık romantizmin daha üst seviyesinde bir kitap olmuş. Seri fantastik oluşundan ziyade ters harem
hikâye farklı karakterlerin hayatlarının kesişmesiyle ilerler bu karakterler başlangıçta birbirlerine yabancı ya da mesafeli olsalar da koşullar onları bir araya getirir ve aralarında beklenmedik bağlar oluşur kitap boyunca bu bağların samimiyeti sorgulanır yani gerçekten içten mi yoksa sadece zorunluluktan mı kaynaklandığı ele alınır
anlatım daha çok karakterlerin iç dünyalarına yönelir onların geçmişleri kararları ve duygusal çatışmaları üzerinden ilerler bu da okura her birinin neden o şekilde davrandığını anlama fırsatı verir
spoiler vermeden söylenebilecek en temel şey şu kitap insanların bazen istemeden kurdukları ilişkilerin bile onları değiştirebildiğini ve zamanla bu ilişkilerin anlam kazanabileceğini anlatıyor
Umarım sonundaki olay gerçek değildir… biri üstüme beşinci kitabı fırlatsın. Eğer gerçekse bu seri bestlerimden nefret ettiklerime döner… yıkılır ortada kalırım
Bu seriyi artık sırf çerezlik diye okuyorum. Çünkü serinin başka olayı yok yani. Olay sadece rs'den çıkmak ve sıkılırken kafa dağıtmalık bir kitap. Yani en azından ben onun için okuyorum ama bu seri için bayılanlarda var. Serinin sonuna 2 kitap var. Uzadıkça uzuyor ama sona çok az kaldı umuduyla devam edeceğim. Bitsede rahatlasam artık. Sonunda ise ölen karaktere 1 gram bile üzülmedim. Kendisinden nefret ediyordum zaten. İyi oldu :D
Okumak isteyenlere keyifli okumalar >3
Bizi Birleştiren Bağlar #4 Zoraki Bağlar J. Bree
“Dostlarını yakın tut, düşmanlarını daha da yakın…”
Peki ya ikisi aynı kişiyse?
Üçüncü kitabın sonunda yaşadığımız ihanet şokunun hemen ardından, seri bu kitapta adeta vites yükseltiyor. Sığınak’ta kurulduğu sanılan düzenin aslında ne kadar kırılgan olduğunu, Direniş’in ise göründüğünden çok daha büyük ve karanlık bir yapıya sahip olduğunu bu kitapta net bir şekilde görüyoruz.
Bonded grup içindeki dengeler ciddi anlamda değişiyor. North ve Gryphon topluluk ve bağlanan gruplar için mücadele ederken, Gabe ve Atlas’ın önceliği her zamanki gibi Oli. Her karakterin farklı bir yük taşıması hikâyeyi daha gerçek ve güçlü kılıyor.
Bu kitapta beni en çok merakta bırakan karakter kesinlikle Nox oldu. Öfkesinin ardına sakladığı korkular artık daha görünür hâlde ama yaşadığı şeyin ne olduğu hâlâ tam anlamıyla açıklanmıyor. Bazen Oli için kendini tamamen geri plana atması kalp kırıcıydı. Nox’la ilgili çok büyük bir açıklamanın yaklaştığını hissediyorum ve bunu artık öğrenmek istiyorum.
Aksiyon bu kitapta neredeyse hiç durmuyor. Kaos hâkim ama yoran değil, aksine sürekli okumaya iten bir kaos. Bonded grubun tamamlanmasıyla birlikte Oli’nin gücü de bambaşka bir boyuta taşınıyor. Sadece fiziksel olarak değil, gücünü kontrol etme şekliyle de daha bilinçli ve daha tehlikeli bir karaktere dönüşüyor.
Hail Mary yolculuğu, yaşanan savaşlar, reenkarne gerçeği ve tanrı olduklarını öğrenmeleri benim için de büyük bir sürprizdi. Özellikle Unser’i kurtarma görevi ve Gabe’in ejderhaya dönüşmesi kitabın unutulmaz anlarındandı. Ve evet… o altılı RH sahnesi. Bu seri boyunca beklediğim, bağların gerçek anlamda birleştiği sahne kesinlikle buydu.
Ama o final…
Gerçekten paramparça eden, hazırlıksız yakalayan ve beşinci kitabı beklemeyi neredeyse imkânsız
Uzun bir aradan sonra ilk kez başladığım bir kitabı bitirebilmenin mutluluğunu yaşasam da bunun kitabın maharetinden olduğunu sanmıyorum. Çünkü oldukça çıtır çerez, boş bir kitaptı zoraki bağlar...
Ilk üç kitaptan anlatı yönünde bir farklılığı yoktu. Yazar belli ki tüm kitaplarini benzer tempoda ve benzer kurallarla yazıyor. Yalnız bu kitapta Ana karakterin sıkıcı arkadaşlarına biraz daha az bölüm ayrılmıştı ki bu benim cok mutlu olduğum bir gelişme oldu. Gereğinden fazla birbirinin aynısı yan karakter ve onlara ayrılan devasa bir süre var çünkü.
Kitap ortalara doğru akıcılığını kaybetse de finalde artik yazarın imzası haline gelmis bir ters köşe, bir patlayıcı olay ile kapanış yapmış ki böyle olunca genel olarak akmasa bile diğer kitaba geçmek için sabırsızlanıyorsunuz. Yalnız maalesef yayinevi kitaplari çok geç çeviriyor. Hatta oyle ki her yeni kitap çıktığında önceki kitapta olanları unutmuş oluyorum. Halihazırda tamamlanmış bir seri olmasına rağmen alınan bu tutum cidden cok rahatsız edici ama bakalım el mahkum bekleyeceğiz...