Bu seri anlayamadığım bir şekilde beni aşırı eğlendiriyor ve akıp gidiyor. Ne okuyacağımı bilerek başlamış olmamın ve gerçekten de öyle bir şeyle karşılaşmış olmam sayesindedir muhtemelen.
Öncelikle bu kitap bu puanı hak ediyor mu hiç ekin değilim. Ben üzerine çok düşünmeden okuduğum için gayet eğlenerek okudum ve bu yüzden bu puanı verdim ama biraz düşününce gerçekten de üzerine konuşulması gereken sorunlar olduğunu görebiliyorum.
Kitabın genelinden başlayıp karakterlerden devam edeceğim.
Kitabın gidişatı, minik gelişmeleri eş geçersek birinci kitapla tamamen aynı. Oleander'ın eğitimi, kendini geliştirmeye çalışması, kimi Bağ'larıyla ilişkisinin gelişmesi ve kimisiyle gelişmeye çalışması, Direniş'in çıkardığı birkaç minik olay, son otuz sayfada da aksiyon ve bitiş.
Bir yandan böyle uzun serilerde genellikle birinci kitap giriş kitabı, ikinci kitap da geçiş kitabı olarak yazıldığı için neden böyle olduğunu anlıyorum ama bir yandan da sanki olduğumuz yerde biraz fazla sayıyormuşuz gibi geliyor. Sanki altı ana karakter olduğu için yazar seriyi altı kitap yapmak istemiş ama konu yeterince geniş olmadığı için uzattıkça uzatmaya çalışıyormuş gibi.
Oleander'ın yaptığı antrenmanlarla fiziksel olarak geliştiğini görüyoruz. Bağlarıyla ilişkisi gelişiyor demek isterdim ama sadece biriyle olan ilişkisi gelişiyor. İkisiyle arası zaten iyiydi, kalan ikisiyle de çok bozuktu. O bozuk olanlardan biriyle de bit ara gelişiyor gibi oluyor, sonra tekrar başa dönüyor, sonra tekrar gelişiyor gibi oluyor ama bir anda yine başa dönüyor... Sıkıldım doğrusu.
Sonlarda Sage'le ilgili minik bir gelişme oldu. Onun dışında Direniş bir şeyler yaptı ama... Oleander Direniş'le ilgili bir sürü şey biliyor ama onun bakış açısından okumamıza rağmen kayda değer hiçbir şey öğrenemiyoruz. Tamam,