Kitapta 12 öykü var. Yazar, genç bir bayan. Bu, ilk kitabı. Başarılı diyebilirim. Bazı hikayeler üzerine düşüncelerimi, yorumlarımı kısaca paylaşayım. Hikayeler içinde beni en çok etkileyen, sarsan iki hikaye: "Necide" ve "Yıkılış". İkisinde de olay örgüsü gayet güzel ve etkileyici kurgulanmış. İkisi de soluksuz okunabilir ancak sonlara doğru nasıl biteceğini okurun tahmin edebildiği hikayeler, şaşırtmıyor. "Pembe Gelinlik", hafif hüzünlü bir hikaye; güzeldi; insanın yardımseverlik hislerini kabartıyor. Kitaba adını veren hikaye, "Gassal" sarsıcı, etkileyici; Cüneyt Suavi'nin hikayelerini anımsatıyor; onun tarzı taklit edilmiş sanki. "Neredesin Sen", sonu okuyucuyu şok edici bir şekilde biten, sarsıcı bir hikaye. "Öğretmen Demek", bir öğretmenin öğretmene yakışmayacak derecedeki sertliğini işlemiş Allah'tan iyi yürekli bir başka öğretmen de var hikayede. Öğretmenlik sevgi işidir. Mesleğini, milletini, vatanını, insanı sevmeyen öğretmenlik yapamaz; yapar ancak pek başarıyla ve mutlulukla yapamaz. "İki deprem Bir Hikaye", Erzincan depremiyle ilgili ve hüzün verici, ders verici, etkili bir hikaye. "Vaveyla", yıllar önce dinlemiş olduğum tv'lere çıkan meşhur hocalardan birinin bir videosunda anlattığı hikayeyi hatırlattı bana; benzettim, belki bu hikaye de tarz oluşturma açısından bir taklit denemesi, ancak güzel. Hikayelerin çoğunda (gördüğüm kadarıyla 12 hikayeden 7'sinde) ölüm temasına yer verilmiş; kendimce genç bir yazarın ölüm temasını bu kadar sık işlemesini ilginç buldum. Hikayelerde, arada dini ve milli ögelere yer verilmiş ancak bunlar biraz daha dokunaklı işlenebilirdi, işlenmeliydi; daha dokunaklı işlense hikayenin etkisi artabilir. Betimlemeler güzel, başarılı. İlk iki hikaye çok kısa ve sanki olay örgüsü tam tamamlanmamış gibi duruyor. Bu baştaki iki