Gece Ağacı

0,0/10  (0 Oy) · 
4 okunma  · 
0 beğeni  · 
371 gösterim
alnızca görüneni betimleyerek, dış gerçekleri en ince ayrıntılarıyla yansıtarak kişilerin iç dünyalarını vermekte büyük bir ustalığa ermiş olan A.B.D. Anlatı Sanatında, Truman Capote, birdenbire ortaya çıkışıyla, dış dünyadan kopuk, toplumsal gerçekleri umursamaz bir yazar gibi görünmüştür. Oysa ilk şaşkınlık atlatılınca, onun gerçekleri, toplumsal ilişkileri, insanların iç dünyalarında yarattıkları etkiler, düşler, sanrılarla, çok daha derinden ele aldığı düşünülür olmuştur. Yapıtlarına, yüzeyden bir yaklaşımla, 'fantaziler' olarak bakılabilir, ama anlattıkları üzerinde biraz durulunca, hiç de öyle olmadıkları, çok köklü toplumsal eleştirileri besledikleri görülür.
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 1989
  • Sayfa Sayısı:
    102
  • ISBN:
    9789754189353
  • Çeviri:
    Memet Fuat
  • Yayınevi:
    Adam Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 6 Alıntı

tabula rasa 
 02 Eyl 02:56 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsanı en çok üzen de buydu işte, hayat ilerleyişine devam ediyordu. Bir kimse sevgilisini yitirdi mi, her şey duruvermeliydi onun için: sonra yeryüzünde bir insan yok olunca, gene durmalıydı her şey, dünya durmalıydı: ama durmuyordu. Birçok kimsenin sabahları yataktan kalkmasının gerçek nedeni de buydu: hayatın akışına bir etkileri olacağından değil, kalkmamalarının hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini bildiklerinden kalkıyorlardı.

Gece Ağacı, Truman CapoteGece Ağacı, Truman Capote
tabula rasa 
02 Eyl 02:57 · Kitabı okudu · Puan vermedi

... insan herhangi bir arkadaşına kızdığı zaman, düşünceleri­ni açık açık söyleyemezse, neye yarardı o arka­daşlık?
O dedi, sen dedin, onlar dediler, biz dedik, döner dönerdi. Döner dönerdi, tıpkı tavandaki kocaman vantilatör gibi; ağır ağır dönerek ha­vayı canlandırmaya çalışan vantilatör, sessiz­lik içinde saniyeleri sayan bir saatti sanki, tı­kırdayıp duruyordu.

Gece Ağacı, Truman CapoteGece Ağacı, Truman Capote
tabula rasa 
02 Eyl 02:55 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"İlk yıldızı görünce ne dilersin?"
"Başka bir yıldız görmeyi," dedi kız. "Çoğu zaman bunu dilerim?" "Ya bu gece?"
Sylvia yere oturdu, başını adamın dizine da­yadı.
"Bu gece düşlerimi geri alabilmeyi diledim"
"Hepimizin dileği o değil mi zaten?" dedi Ore­illy; kızın saçlarını okşadı.
"Peki, sonra ne yapa­caksın? Demek istediğim, düşlerini gen alabi­lirsen, dileğin tutarsa, ne yapacaksın o zaman?"
Sylvia bir an sustu; sonra konuşmaya baş­ladı; gözleri ta uzaklardan bakıyordu.
"Eve gi­derim," dedi yavaşça. "Korkunç bir karar doğ­rusu, çünkü eve gitmekle yıllardır kurduğum bambaşka düşlerden vazgeçmiş olacağım."

Gece Ağacı, Truman CapoteGece Ağacı, Truman Capote
tabula rasa 
02 Eyl 02:54 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Birden gözlerini kapadı; yukarı doğru çekil­diğini hissetmişti, tıpkı denizin yemyeşil de­rinliklerinden suyun yüzeyine doğru yükselen bir dalgıç gibi. Korku ya da büyük bir üzüntü sırasında, aklın durup beklediği anlar olur; dü­şüncelerle örülü bir sessizlik içinde, bir sırra erecekmişçesine bir bekleyiş; uykuya benzer, olağanüstü bir boşalmaya, ruhun vücuttan ay­nlışına benzer; işte o anlarda, sessiz, uzak, kendiliğinden doğup gelen düşünceler gezinir kafada: evet, Miriam adlı bir kızla hiç tanış­mamış olsaydı, ne değişirdi o zaman? Sokakta da böyle korkmamış mıydı? Sonunda, her şey gibi, bunun da bir önemi kalmayacaktı. Çün­kü Miriam'a kaptırdığı tek şey benliğiydi, onu da yeniden ele geçiriyordu; bu odada oturan, kendi yemeklerini kendi pişiren, bir kanaryası olan insanı bulmuştu; güvenebileceği, inançla bağlanabileceği insanı, Mrs. H. T. Miller'i bul­muştu.

Gece Ağacı, Truman CapoteGece Ağacı, Truman Capote
tabula rasa 
02 Eyl 02:55 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Batı'yı bir kar fır­tınası sarıyor; bütün küçük kasabaları beyaza boyayarak, her ışığı sarartarak, ayak seslerini örterek yağıyor; şimdi yağıyor, burada yağıyor; ne de çabuk geldi böyle bu kar fırtınası: dam­lar, boş arsa gözün görebildiği uzaklıklar git­tikçe artan bir beyazlık içindeydi; sanki bem­beyaz kuzular doluşmuştu her yana. Gazeteye baktı, sonra kara baktı. Bütün gün kar yağ­mış olmalıydı. Yeni başlamış olamazdı. Sokaklar tam bir sessizliğe gömülmüştü; boş arsada çocuklar koca bir ateşin çevresine toplanmış­lardı; kara saplanmış bir otomobil ışıklarını ya­kıp söndürüyordu: imdat, imdat! Sessiz bir çağ­rı; tıpkı kederli bir yüreğin çarpışı gibi.

Gece Ağacı, Truman CapoteGece Ağacı, Truman Capote
tabula rasa 
02 Eyl 02:56 · Kitabı okudu · Puan vermedi

X'i sevip sevmediğini bir türlü bile­mezdi. X'in sevgisini isterdi, ama kendisi se­vemezdi onu, doludizgin sevemezdi. Taş çatla­sa içten davranamazdı X'e; düşüncelerinin arncak yüzde ellisini söyleyebilirdi ona. Buna kar­şılık, X'den tam bir içtenlik beklerdi: Walter her dostluğunun sonunda nasıl olsa alda­tılacağına inanırdı. Korkardı X'den, ödü kopar­dı.
Okuldayken bir şairin şiirini kendisinmiş gibi okul dergisine bastırmıştı; son dizesini bir türlü unutamaz: Bütün yaptıklarımızı korkuy­la yaparız. Sonra öğretmeni bu hırsızlığını ya­kalayınca, bayağı kızmıştı adama; sanki ona büyük bir kötülük etmişlerdi, sanki büyük bir haksızlığa uğramıştı!

Gece Ağacı, Truman CapoteGece Ağacı, Truman Capote