Flaubert, içindeki fırtınayı tek bir ‘ben’ olarak okura yansıtmamak için, gece yarısı balkona fırlar, o ‘ben’ini haykıra haykıra yıldızlara söyledikten sonra yazmakta olduğu romanın başına dönermiş.
Sayfa 39 - Benim Yöntemim Nerdeyse Yöntemsizlik...·Kitabı okudu
Edebiyat
Siyasal ve toplumsal hayatta yaşadığımız terörün yaraları kapanmak şöyle dursun, her gün biraz daha derinleşiyor. Siyasal ve toplumsal terörün temelinde ise her zaman bireysel terör tohumları var.
Sayfa 130 - Aydınlanma Ânları·Kitabı okudu
Edebiyat
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Özetle, okur yazarını kendisi arar bulur. Onu yaşatmak da, öldürmek de, yüceltmek de, silmek de onun elinde. Okur sorunu çözülmeden yazar sorunları (o kötü koşullar) ortadan kalkamaz. Okurun durumu iyileşmeden, yazarın durumu iyileşemez.
Sayfa 123 - Yazarımızın Bugünkü Durumu ve Okur Olmanın Önemi·Kitabı okudu
Edebiyat
Hak var, hukuk yok. Hukuk var, hak yok. Yazar var, kitap yok. Kitap var, yazar yok. Satış var, okur yok. Okur var, satış yok.
Sayfa 119 - Yazarımızın Bugünkü Durumu ve Okur Olmanın Önemi·Kitabı okudu
Edebiyat
Türk Romanının Bugün Bulunduğu Nokta ve Geleceği?
Roman artık Balzac gibi yazılamaz. Bireyin iç dünyası, ne kadar istesek, galiba artık Dostoyevski gibi de anlatılamaz.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Edebiyat
Toplumsal koşulların belirleyiciliği birey dünyasına yansıyor, onu yapıp çatıyor, ama çok karmaşık bir oluşum bu. Onu tek boyuta indirgemek, son yıllar edebiyatımızdaki eğilimlere bakarak söylemek gerekirse olanı yokmuş sayıp olması isteneni ‘şimdi’ ye yamamakla sonuçlanmaktadır. Roman yazarı insanı, onun sınıfsal, toplumsal konumu içindeki ilişkilerini, bu ilişkilerin karmaşıklığını ve çelişkilerini kavramak, kavradığını yeni bir yorumla yeniden üretmek; dışardan hemen görünmeyen insan gerçekliklerini ışıklandırmak zorunda.
Sayfa 19 - Kim Neyi Yazacak?·Kitabı okudu
Edebiyat