Gerçeksen

Yücel Congur
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
176
Basım Tarihi:
2017
Yayınevi:
Hayykitap
ISBN:
9789752477452
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Gerçeksen
7/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2023 53. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mart 2023 00:00
Kitap sade, akıcı bir üslupla yazılmış. Çok olmasada beğendim. Yazar günümüzde var olan ve neredeyse birçoğumuzun yaşadığı sorunları düsturlu bir şekilde değinmiş, bu sorunları hepimizin yaşadığı türden dile getirmiş. Ve akabinde "Ah-ha!" noktası yaşayarak bu sorunlara cevap niteliğinde kendi çıkarımlarını bizimle paylaşıyor. Kitapta sanki yazarla karşılıklı sohbet havası var. Kitabı zaten o yüzden dili akıcı ve sıkılmayarak birkaç saatte bitiriveriyorsunuz. Genel itibariyle belki siz de bazı birtakım yakındığınız sorunlarınızı/acılarınızı kitapta bulacaksınız. Yazarın güzel ve net bir anlatımı var. Okurken yormadı, belirli bir yaşa (olgunluğa) ulaştıysanız kitaptaki tavsiye niteliğindeki cevaplar, belki işinize yaramayabilir ama yine de okumakta fayda var. Kitapta yine beğenebileceğiniz ve "hmmmm" dedirten cinsten güzel sözler de var. Kitap hakkındaki yorumumu kitaptan beğendiğim birkaç alıntıyla sonlandırmak istiyorum: "Eğer her şey önemliyse aslında hiçbir şey önemli değildir. O zaman isteklerim ve arzularım da tutarsızlaşır. Bu da mutsuzluğun ve huzursuzluğun temelini oluşturur." (Syf16) "Duygular yalnızlaştığında, hüznü çok derin hissederiz. Buradan çıkan sonuç, yalnızlığa mahkûm olduğumuzun teyididir sanki. Bu nokta da anlaşılamamak son derece yorucu. Dahası hiçbir zaman da anlaşılamayacağımızın hükmü çoktan verilmiş." (syf30) "Hakkında en çok konuşulan, ancak en az yaşanan şey sevgiymiş gibi geliyor bana. Hepimiz onu arıyoruz ama ne olduğunu da anlamış değiliz sanki. Yaşadığımız sorunların temelinde hep onun eksikliğinden söz ediyoruz. Hani becerebilsek tüm dünya tamam olacak." (Syf 59) "Gidilecek yolu ve tekamülü anlayana kadar insan olamayız. İşte bu yüzden insan olma potansiyeli taşırız diyorum. Kısaca, doğmuş olmak yetmiyor, dostum." (Syf114) Kitabı
Psikoloji
GerçeksenYücel Congur · Hayykitap · 201738 okunma
6/10
·176 syf.·
2022 66. kitabı
Anlatmayı seven bir arkadaşla sohbet tadında, kıyısından köşesinden kişisel gelişime dokunan, ama 'hepinizin aydınlanmasını sağlayacağım, beri gelin!' çılgınlığından uzak ve mütevazi bir kitap. Yazar bir konuya, giriş için olta atıp sonrasında kendi anılarından örnekler vererek okuyucuyu yemliyor. Sonrasında onun deyimiyle bir "Ah-ha!" noktası yaşıyor ve çıkarımlarını bizimle paylaşıyor. Yazarın güzel ve net bir anlatımı var. Okurken yormuyor. Ancak, belli bir yaşın üzerindeyseniz ve hayattan kendi çıkarımlarınızı biriktirdiyseniz kitaptan beklentiniz çok yüksek olmasın. Hayatınızı değiştirmez. Belki zamanında keşfettiğiniz ama hayatın koşuşturması içinde unuttuğunuz şeyleri size hatırlatır.
GerçeksenYücel Congur · Hayykitap · 201738 okunma

Yazar Hakkında

Yücel CongurYazar · 1 kitap
Bazen uzun bazen de kısa gibi hissettiren bir geçmişten geliyorum. Ordu’da gözlerimi yaşama açsam da nereye varacağım hala gizemini koruyor. Başımdan büyük trajediler geçmedi; ebeveynlerim içinde trafik kazalarında ölen veya kötürüm kalan, kanser gibi sıkıntılı rahatsızlıklarla mücadele eden olmadı ve ben bu duruma şükrediyorum. En baba haliyle kendi aymazlıklarımla uğraştım durdum. Bir anda aydınlanma falan da yaşamadım. Aydınlanmanın süreklilik içermediğini, ideal cümleleri ard arda dizmekle aydın falan olunamayacağını uzun zaman önce keşfettim. Dahası arasıra da olsa aydınlanmış gibi hissetme hallerine erişmem bile uzun zaman aldı ve hiç de kolay değildi. Toplumun goygoyladığı sığ geleneksel başarı tanımına uygun çok az şeyi becerdim. Bunu becerebilen çok kişiyi tanıdım ama onların da yaşamın anlamsızlıkları içinde boğuşup durduklarına tanıklık ettim. ‘O zaman bu kadar kovalamaca ne için?’ sorusuna cevap bulabilmek için didinip duruyorum. Geleneksel eğitim telinden işletme formasyonu çaldım. Her türlü pozisyonda iş deneyimi yaşadım. Aynı zamanda sosyal örgütler oluşturup fayda adına toplumla buluşmalar gerçekleştirme çabasının içine daldım ki, bu iyi bir şey olsa gerek. Hayatımın daha erken dönemlerinde; ‘hayat mı bir garip yoksa ben de mi bir sakatlık var?’ sorusunun peşine düştüm ve nice diyarlara uğradım. Bu süreç gittikçe insana dair derin bir meraka dönüştü. Gittikçe artan merak garip bir hal alarak; kişi ve grup psikolojisi, teoloji, felsefe, sosyoloji, tasavvuf, zen, pozitif psikoloji yaklaşımları ve birçok kadim bilgelik üzerine araştırmalar, okumalar, seminerler ve eğitimlere evrildi. Bu arada egosantrik kimlik bunalımının yol açtığı sürüklenmeyi durdurmadan kişilerin, toplulukların ve toplumların dirlik bulamayacağına dair güçlü verilere ulaştım. Bu durumda aktif-pasif şiddetin her türlüsünden arındırılmış bütüncül bir iletişim dili oluşturma akımına kapılmakta hiçbir sakınca olamazdı. Dolayısıyla parlatılmış ama altı boş ifadelerle konuşmayı ve yazmayı terk ettim ki, darısı herkesin başına… Sayfalardan taşmayacak olsa yaptığım aymazlıkları, hataları burada sıralamanın çok daha esinlendirici olacağına derinden inanmaktayım.