"GÖBEKLİTEPE ASALI YOL"
“Bir insanla daha ne yapilabilirdi ki? Göç ediyorsun işte, yaşam alanını değiştiriyorsun. Birine o kadar güveniyorsun. Kurulmuş her şeyi geride bırakabiliyorsun. Biz yeteriz bize, diyorsun, ezber bozuyorsun.
Her devrin en çılgın yenilenmesidir yer değiştirmek yoksa bir ağaç gibi tek bir alanda mı yaşlanacaktık?”
Kimine göre tapınak, kimine göre Atlantis bağlantısı, kimine göre astroloji eğitim merkezi, kimine göre Anunnakiler yaptı, kimene göre uzaylılar, kimine göre
12 dna sarmalına sahip atalarımız.
diye uzar gider liste.. Henüz %10 luk bir kısmı açılmış iken yorum yapmak çok zor ama bir o kadar da gizemli. Benim ise aklımda dev görünümlü sorular;
“BEN NEDEN BURDAYIM, tekamülümün hangi bölümü benimle iletişime geçmeye çalışıyor, gözden kaçırdığım detay ne ya da nerede?” Peki neden Anadolu?
Şanlıurfa; bende manevi değeri, yeri farklı olan illerden. Daha önce beş kez gittim gezdim gördüm.
Her gitmemde ayrı bir manevi huzurla döndüm.
Göbeklitepe'yi ilk ziyaret ettiğimdeki hisler.
Sahi neydi oradaki gizem?
Aynı soya mensup Ba İle Sümer'in yaşamlarından kesitler sunduğu kitabında yazarımız;
M.Ö ile günümüzde yaşanan iki farklı zamanlı hikayeyi sunmuş bize.Aus halkının yaşadığı topraklara
Mau kabilesinin gelmesi ile halkın sömürülmesi, zulümlerin artması, sadece güçlünün haklı görüldüğü, avcılık, toplayıcılık, kanunsuz bir dönem.
Mauların tüm gücü kendilerinde görmesi, kendi zevklerine göre ayinler düzenleyip, Tanrı emridir yaftalarıyla; kendilerine isyan edenlerin, karşı çıkanların ölümle cezalandırıldığı, insanlığın vahşeti yaşadığı dönem.
Sümer ise Adıyamanlı ailesinini kaybetmiş Antalya'da hukuk okuyan bir genç. Alya'ya sadece sınıf arkadaşlığından öte olan hisleri.Tek geliri ailesinden kalma toprakları satıp Ankara'da Ayla ile bir yaşam