Göç Divanı
(Yunus Karakoyun)
"Göç Divanı" Şair Yunus Karakoyun'un ilk şiir kitabı. Şiirden Yayıncılık aracılığıyla Kasım 2018’de okurlarıyla buluşturulmuş. Kırk civarında şiirin yer aldığı kitap, kırk sekiz sayfa hacmindedir. Şiirlerin birçoğu kısadır ve yalın bir anlatımla ele alınmış. Şiirlerde ki dinginlik, şiirlerin sesi ve şiirlerin derinliği okurun keyif alarak okumasına üçlü bir sacayağı oluşturmuş adeta. Şair, şiirin yüksek sesinden ziyade, dinginlikle sözünü yükseltmeyi tercih etmiştir. Kitap ismimden de anlaşıldığı üzere, göç olgusunun merkeze alındığı görülmektedir. "Martı, yaralı kuş, tahta bavullu kadın, yer/yüzü, yol, kıyı" gibi birçok şiirde bu böyledir.
Şair, göç temasını; “kuşlar, anne, çocuk, yalnızlık, acı ve acıları artıran gece” üzerinden etkili bir çağrışımla ele alıyor. Bunlarla beraber şair, şiir olgusunu da izleğinde etkili bir şekilde ele alıp diyeceklerini sıralıyor. Mesela “Yaralı Kuş” şirinin son bölümü şöyledir. “…Açmam bir daha şiirden ayrılık/ kelimelerim örtsün çıplaklığımı/ sonra bir uzun yol senin içinde/ koyulsun benden sana kervan” (sayfa 14) Başka bir şiirinde, “soğuk/ uzun bir kış masalı/ yağmur sonrası/ taze şiir kokusu…” (sayfa 17) Bu şiirler de olduğu gibi birçok yerde şiire dikkat çeker ve şiirin gücüne inanır. Şiirlerin, sorgulama hakkı hep diridir. Hümanizmle; edebiyat ve şiir bağdaşır ve iç içedir. Şiirlerle itiraz hakkı da bakidir. Özgürce yaşama tercihinde bulunur. Dostoyevski’nin “eğer kirli bir ırmağı içine alırsan bozulmadan kalabilmen için deniz olmalısın” Bakışındaki gibi geniş bir kapsayıcılık halidir bu. Nasıl ki suya, denize ecel gelmiyorsa, sevgiyle yoğrulan böyle bir güç birlikteliği de ilelebet hayatiyetini sürdürecektir.
Göç, kuşlarla simgeselleştirilmiştir. En hafif haliyle göç, özlemi, hasreti, vuslatı