Yazarın okuduğum ikinci kitabı. Çaylak'ı okumuştum, o kitaba göre daha iyiydi ama gene de ortalama sayılabilir. Konusu kısaca, Lord Harri'nin 400 yıllık hazinenin peşinde koşarken yaşadıkları ve çevresinde gelişen olayları anlatıyor.
Tabi insan bu kitapları okuyuncu yayınevinin önemini çok iyi anlıyor. Kitaplar hızlı okunuyor ama bu kitabın akıcılığından daha çok sayfaların düzenlenmesiyle alakalı, konuşmalar arasına sürekli satır arası boşluk verilmiş ve buda sayfa sayısını fazlalaştırmaktan başka bir işe yaramamış. Bir diğer hata ise yazım hataları, bir ismi üç farklı şekilde yazılmış görebilirsiniz.
İyi okumalar...
Güzel diyebileceğim bir roman. Lord Harri ve kardeşi Rişar bir köşkte yaşamaktadır ve avukatlık işlerini de Artur Cin yapmaktadır. Artur, zimmetine oldukça para geçirmiştir ve kız kardeşi Lezli, Harri ile nişanlıdır. Bu arada Artur'un yardımcısı Cilder de karanlık işler peşindedir ve Rişar, zeki bir polis olan Maymun lakaplı Patler'den yardım ister. İşin içinde efsanevi bir hazine, ağır bir akıl hastalığı vardır. Acaba köşke musallat olan hayalet kara papaz kimdir? Keyifle okunan bir roman.
Zaman geçirmek, kafanızı dinlemek için okunabilecek polisiye bir eser. Kitaptan fazla beklentiye girmemek en iyisi.Elinize aldığınızda çok çabuk okunuyor.
Edgar Wallace, İngiliz romancı ve tiyatro yazarıdır. Bir artistin çocuğuydu. Sokağa bırakıldı. Bir balıkçı ailesi tarafından büyütüldü. 12 yaşında gazete satıcılığı yaptı. 18 yaşında orduya girdi, Güney Afrika'da savaştı. Ordudan ayrılınca "Daily Mail" gazetesinin muhabiri olarak çalıştı. Tiyatro oyunlarının yanı sıra polisiye romanlar da yazdı. 27 yılda 200'e yakın ürün verdi. Bu roman türünün adeta kurucusu oldu.