Adı:
Gündelik Mutluluğa Alışma
Baskı tarihi:
Haziran 1994
Sayfa sayısı:
137
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755390727
Kitabın türü:
Çeviri:
İlknur İgan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Utanç Bitti'de "Bütün kadınlar lezbiyendir, bazılarının bundan haberi yoktur yalnızca" diyen Anja Meulenbelt'in bir başka kitabını sunuyoruz bu kez.
Utanç Bitti'nin devamı olarak da okunabilecek bu kitapta bir kadınla birlikteyken br erkeğe aşık olan bir kadın anlatılıyor. Daha önce bir eşcinsel deneyimi olan, şimdi ise bir kadınla yaşayan çok çocuklu, sakin, evcimen bir erkektir bu...
"Cinsel devrim" dalgasının dinamizmini yitirdiği yıllarda geçen roman, yayımlandığında feminist çevrelerde eazarın bir erkekle beraberliğini anlatması "harekete ihanet" olarak adlandırılır. Meulenbelt eleştirilere "kitaplarından daha hızlı ve derin yaşadığını, hareketin malı olmadığını" söyleyerek karşı çıkar. "Kadın hareketi sıcak bir yataktır. Ama aynı zamanda biri kaçmak istediğinde hepsi birbirini aşağı çeken yengeçlerle dolu bir kovadır" diyerek kendini savunur.
Bu kitapta feminizm ya da aşk hakkında büyük fikirler, iddialı çözümlemeler yok. Birbirlerini seven bir kadın ve bir erkeğin sokak kahvelerinde içtikleri şaraplarını tadı, sakin sevişmeleri, hafta sonu miskinlikleri, kıskançlıkları, birbirlerini kaybetme korkuları, uyurken birbirlerini seyretmeleri, el ele tutuşmaları, "günaydın, iyi uyudun mu?" türü iddiasız konuşmaları var.
Hayatının gündelik ayrıntılarını "sloganlarla" düzenlemek istemeyenler için...
137 syf.
·1 günde
Bir kadın düşünelim. Bu kadın aktivist bir feminist, konuşmalarıyla kadınları ateşliyor, öte yandan anneliği tatmış, çocuğuna sahip çıkıyor, kendini kısırlaştırmış ki üremeksizin özgürce cinselliğini yaşamak istiyor. Lezbiyen ancak bir adama deli divane aşık olana kadar kimseye tam anlamıyla bağlanmıyor. Babasından kalan bir terk edilme korkusu içinde canavar gibi hırlıyor zaman zaman. Kıyılarda yaşamak ona göre değil, illa ki derinlerde boğulmayı göze alarak mücadele vererek o heyacanı yaşayacak. Ne kadar entellektüel olsa da karşısındaki sevdiği adamın kokusuna, tenine, bakışına vurgun olacak kadar da ilkel duyguların kölesi! Aşkı uğruna feminist çevrelerden, dost meclislerinden, huzurlu ilişkisinden aforoz edilmeyi göze alıyor. Peki ya sevdiği adam? Konforundan ve durumu bilen diğer kadından ayrılmayı düşünmeyen, aşık kadınlarını zor duruma sokmaktan kaçınmayan, evlilik ve birlikte yaşama fikirlerine kendini kapamış ama iyi bir baba olan sakin adam. İlişki çıkmazlarında kaybolmuş ruhlar...

İlginç olan şu ki kadınlar kadınlarla veya aşık olmamak şartıyla bir erkekle ilişki kurduklarında tepki göstermeyen feministler, söz konusu heteroseksüel olarak bir erkekle aşk söz konusu olunca kendi hemcinslerini davalarından uzaklaştırıyorlar. Aşkın dönüştürücü gücünün farkındalığı mı içgüdüsel olarak kadınları korkutuyor? Kimbilir...

Feminizmin teorideki hali ile uygulamada karşılaşılan zorlukların irdelendiği ve gözler önüne serildiği güzel bir eser. Cinsel devrimin kadın lehine işlediği sanılsa da erkeklerin çıkarlarına uygun olarak evrildiğinin altını çizmekte yazar. Kadının doğasında yer alan sahiplenilme ve sahiplenme, kıskançlık, yalnızlıktan kaçınma, sadakat ve anaçlığın önüne geçebilecek bir devrimin kadına acı olarak döneceği vurgulanmakta.
137 syf.
·4 günde
Anlatıcımızın Martha isimli bir sevgilisi olmasına rağmen, katıldığı toplantılardan tanıdığı ve kendine olan ilgisini sonradan fark ettiği Daniel'e âşık olmasını ve sonrasında sürekli birbirine karışıp duran ilişkiler yumağını anlatmakta bu kitap. Bu ilişkiler yumağı belli bir zaman sırasına bağlı ilerlemiyor, olayların gelişimine göre eskiye gidip sonra günümüze dönüyoruz. Yazar duyguların ve kişilerin analizinde oldukça başarılı. Üstelik bu ilişkinin kendini nasıl bir hale soktuğunun da farkında.

Yazarın "Utanç Bitti" isimli kitabının devamı olarak nitelendirildiği için bu kitaba da kendi hayatı gözüyle bakmak mümkün. 1994 yılında yayımlanmış bir kitap olarak dönemin feminizmine Hollanda merkezli üstten bir bakış atılabilir. Freud okumuş olsaydı, mutlaka Elektra Kompleksi üzerinden değerlendirirdi anlatıcının Daniel'e kendi babasına benzetmesini.

Kitabın dili ve tarzı -içinde barındırdığı cinsellik sebebiyle- herkes tarafından beğenilmeyebilir, zaman zaman fazla gelebilir. Kitabın ismi yine neyse de kapağının başarılı, daha doğrusu içeriğini yansıtan bir kapak olduğunu düşünmüyorum.
İkimiz de yaratıcı insanlarız, çalışabilmek için kendimizi dünyadan yalıttığımızda da biraz asosyal. Bunun nasıl bir şey olduğunu ikimizin de bilmesi ne güzel.
Bazen senden nefret ediyorum. Yaşamımın derinliklerine işlediğin ve hiçbir ruh halimi senden saklayamadığım için...
Birkaç ay sonra birbirimize evlerimizin anahtarını verdik, birbirine altın yüzük takmakla kıyaslanabilecek modern bir jest.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gündelik Mutluluğa Alışma
Baskı tarihi:
Haziran 1994
Sayfa sayısı:
137
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755390727
Kitabın türü:
Çeviri:
İlknur İgan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Utanç Bitti'de "Bütün kadınlar lezbiyendir, bazılarının bundan haberi yoktur yalnızca" diyen Anja Meulenbelt'in bir başka kitabını sunuyoruz bu kez.
Utanç Bitti'nin devamı olarak da okunabilecek bu kitapta bir kadınla birlikteyken br erkeğe aşık olan bir kadın anlatılıyor. Daha önce bir eşcinsel deneyimi olan, şimdi ise bir kadınla yaşayan çok çocuklu, sakin, evcimen bir erkektir bu...
"Cinsel devrim" dalgasının dinamizmini yitirdiği yıllarda geçen roman, yayımlandığında feminist çevrelerde eazarın bir erkekle beraberliğini anlatması "harekete ihanet" olarak adlandırılır. Meulenbelt eleştirilere "kitaplarından daha hızlı ve derin yaşadığını, hareketin malı olmadığını" söyleyerek karşı çıkar. "Kadın hareketi sıcak bir yataktır. Ama aynı zamanda biri kaçmak istediğinde hepsi birbirini aşağı çeken yengeçlerle dolu bir kovadır" diyerek kendini savunur.
Bu kitapta feminizm ya da aşk hakkında büyük fikirler, iddialı çözümlemeler yok. Birbirlerini seven bir kadın ve bir erkeğin sokak kahvelerinde içtikleri şaraplarını tadı, sakin sevişmeleri, hafta sonu miskinlikleri, kıskançlıkları, birbirlerini kaybetme korkuları, uyurken birbirlerini seyretmeleri, el ele tutuşmaları, "günaydın, iyi uyudun mu?" türü iddiasız konuşmaları var.
Hayatının gündelik ayrıntılarını "sloganlarla" düzenlemek istemeyenler için...

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Yaz
  • Zehra San
  • Alican Kılıç
  • Şinasi dündü
  • Zehra Arıkman
  • Yağmur
  • Belkin
  • Zehra Ark

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%33.3 (1)
8
%0
7
%33.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%33.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0