Güzel Mücadele – Ta-Nehisi Coates
> “Ne olduğumuzu biliyoruz, bu dünyada ömrümüz uzun değilmişçesine yürüdüğümüzü, bu dünyanın bizi hiçbir zaman istemediğini biliyoruz.”
Ta-Nehisi Coates’un Güzel Mücadele adlı otobiyografik eseri, yalnızca bir çocuğun büyüme hikâyesi değil; Amerika’da siyah bir erkek çocuk olarak hayatta kalma, var olma ve kendini bulma çabasının içten ve sarsıcı bir anlatımı.
1980’lerin Batı Baltimore’unda geçen bu hikâye, Coates’un şiddet, yoksulluk ve ırkçılıkla çevrili bir çevrede kimliğini ve sesini arayışına odaklanıyor. Ancak bu kişisel arayış, aynı zamanda bir kültürel uyanış ve politik bilinçlenme süreciyle iç içe ilerliyor.
Yazarın babası Paul Coates, eski bir Kara Panter, Vietnam gazisi ve kendi yayınevini kurmuş bir kültürel aktivist. Oğlunu sistemin yutamayacağı kadar güçlü yetiştirmek isteyen bir figür olarak, disiplinli ve ideolojik bir duruş sergiliyor. Bu da zaman zaman baba-oğul arasında gerilimli ama öğretici bir ilişki doğuruyor. Paul'un soğuk ve mesafeli tavrına karşılık, genç Coates daha duygusal, içe dönük ve dünyayı anlamaya çalışan bir karakter olarak öne çıkıyor.
Coates için hiphop sadece bir müzik türü değil; bir direnç biçimi, bir aidiyet duygusu ve kendini ifade etme aracı. Onun müzikle, kelimelerle ve düşüncelerle kurduğu bağ okura da güçlü bir şekilde geçiyor.
Kitap, Reagan dönemi politikalarının, polis şiddetinin, uyuşturucu krizinin ve sistematik ırkçılığın gölgesindeki bir Amerika’yı anlatırken; sokak kültüründen, müzikten, edebiyattan ve siyahların kolektif belleğinden de besleniyor. Özellikle hiphop kültürü, bu anlatının damarlarında hissediliyor.
Coates’un anlatımı yalın ama etkileyici. Anlattıklarından çok nasıl anlattığı da sizi etkiliyor. Okurken kendinizi onunla birlikte sokaklarda yürürken, babasıyla