Adı:
Hak Din İslam
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
239
ISBN:
9789944834544
Kitabın türü:
Yayınevi:
Erkam Yayınları
Ömür; beşik ile teneşir orasında bir zaman tüneli… Üzerinde metrajı yazmayan bir makara gibi, ne zaman kopacağı meçhul.. Hayat ise; kundak ile kefen arasında med-cezir ve sürprizlerle dolu kısa bir yolculuk.

Bu cihan, her köşesi ayrı bir İlâhî kudret tecellîsinin mâkesi olan, üzerinde tefekkür edildiğinde insana Cenâb-ı Hakk’ın azametini hatırlatan bir İmtihan dershânesi…

Burada her şey fânî, Cenâb-ı Hak dışında her şey yok olmaya mahkûm. Bu sebeple, hayat şartlan ne olursa olsun bütün insanlık, ölüm karşısında müşterek bir ürperti içinde. Hayat yollarının döne dolaşa ölüm ufuklarında kayboluşu, gönülleri derinden derine sızlatmakta. Zihinlerde âdeta zehirli bir yılan gibi çöreklenen ve kımıldadıkça insanı tedirgin kılan “ölüm” ve “sonrası”na dâir meçhuller, öteden beri insanoğlunun zihnini ve kalbini en çok meşgul eden meselelerden biri…

Peygamberlerin tebliğ ettiği ilâhî hakîkatlere sırt çevirerek ölümden kaçan ve hayatı bu dünyadan ibaret zannedenler dahî, ölümün, âhireti hatırlatan o sessiz feryatlarını gönüllerinde içten içe duymaktalar. Fakat ölüm ve âhiret muammâsının beşerî telâkkilerle çözülmesine imkân yoktur. Onun hakikatini kavrayabilmek, ancak vahyin, yani peygamberlerin irşâdına râm olmakla mümkündür. Selîm bir aklın îcâbı da, kuru bir ölüm korkusu çekmek yerine, İslâmî hakîkatlerin feyizli ve rûhânî ışığında huzurlu bir kulluk hayatı yaşayıp ölüm ve ötesini güzelleştirebilmektir.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır. ''Bir kuşu (gıda ihtiyacı sebebiyle) keserken bile olsa kim merhamet ederse, Allah da ona Kıyamet Günü merhamet eder.''
Osman Nuri Topbaş
Sayfa 26 - Taberani, Kebir, VIII, 234 / 7915 ; Beyhaki, Şuab, VII, 482
İnsan kalbinin derinliklerinde hak duygusu, şiddetli bir inanç ihtiyacı ile Allah'ı kalpte tanıma (mârifetullah) ve O'na kavuşabilme arzusu mevcuttur.
Mü'minlerin her fırsatta İslam'ı insanlara tebliğ ve talim etmesi zaruridir. İslam'ı öğrendikten sonra onu kabul edip etmemek, herkesin kendi iradesine bırakılmıştır. Cenâb-ı Hak kullarının bu hususta hür olduğunu ve herhangi bir zorlamaya tâbî tutulamayacaklarını beyan buyurmuştur. Zira bu cihan, bütün ihtişamıyla bir ilâhi imtihan dershanesidir.
İstanbul fethedildiğinde civardaki hükümdarlardan tebrik için heyetler gelmektedir. Bunlar arasında Kudüs Rum Patriği Atnasyos da vardır. Fatih'in huzuruna çıkan patrik, Peygamber Efendimiz'in parmak basarak imzaladığı emannameyi ve Hazret-i Ömer zamanından kalma kûfî hatla yazılı belgeleri gösterir. Kudüs'teki ibadet mekanlarının eskiden olduğu gibi kalmasını rica eder. Efendimiz'in verdiği hakları aynen tasdik eden Fatih, bir ferman yazar ve ''Her kim hatt-ı humayun'u feshederse Allah'ın lanetine uğrasın!'' kaydını düşer. Bu ferman şu anda Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Kilise Defteri, no:8'de bulunmaktadır.
''İslâm'' kelimesi selâmet, kurtuluş, barış, huzur, emniyet, teslim olup rahata ermek gibi manalara gelir. Bu da İslâm dininin her yönüyle bütün âleme tam bir selâmet, kurtuluş ve huzur bahşettiğini gösterir. Yani İslâm sadece insanlara değil, hayvanlara, bitkilere ve hatta cansız varlıklara bile rahat ve huzur bahşeder. Nitekim Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'in 23 senelik nübüvvet hayatı terörün her çeşidi ile mücâdele ederek geçmiş ve nihayetinde bu âleme ebedi bir huzur ve emniyet kaynağı olan bir hak din lütfetmiştir.
İslam, insanı her türlü zulüm, haksızlık ve şekavetten selamete çıkarır. İslam alimleri, dinin gayesinin ''zarurat-ı diniyye'' denilen şu beş temel esası yerleştirmek ve muhafaza etmek olduğunu ifade ederler:
a)Dinin muhafazası
b)Canın muhafazası
c)Aklın muhafazası
d)Namus ve haysiyetin, dolayısıyla neslin muhafazası
e)Malın muhafazası
Bu beş esas muhafaza edildiğinde insan tam bir huzur ve emniyete kavuşur.
İslâm, Müslümanlara hesap gününü düşünerek yaşamayı ve kimsenin hakkına tecavüz etmemeyi öğretir. Rasulullah (s.a.v) kâmil bir mü'mini şu veciz ifadelerle tarif etmiştir:
''Müslüman, dilinden ve elinden Müslümanların zarar görmediği kimsedir...''
Hakikaten bir Müslüman, İslâmî eğitimi ve ibadetleri boyunca devamlı ''zararsızlık'' talimi görür. Sonunda o hale gelir ki hiç kimse ondan bir zarar geleceğini düşünmez. Böyle bir mü'min etrafına daima huzur ve güven telkin eder.
Osman Nuri Topbaş
Sayfa 21 - (Buhârî, Îmân, 4-5)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hak Din İslam
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
239
ISBN:
9789944834544
Kitabın türü:
Yayınevi:
Erkam Yayınları
Ömür; beşik ile teneşir orasında bir zaman tüneli… Üzerinde metrajı yazmayan bir makara gibi, ne zaman kopacağı meçhul.. Hayat ise; kundak ile kefen arasında med-cezir ve sürprizlerle dolu kısa bir yolculuk.

Bu cihan, her köşesi ayrı bir İlâhî kudret tecellîsinin mâkesi olan, üzerinde tefekkür edildiğinde insana Cenâb-ı Hakk’ın azametini hatırlatan bir İmtihan dershânesi…

Burada her şey fânî, Cenâb-ı Hak dışında her şey yok olmaya mahkûm. Bu sebeple, hayat şartlan ne olursa olsun bütün insanlık, ölüm karşısında müşterek bir ürperti içinde. Hayat yollarının döne dolaşa ölüm ufuklarında kayboluşu, gönülleri derinden derine sızlatmakta. Zihinlerde âdeta zehirli bir yılan gibi çöreklenen ve kımıldadıkça insanı tedirgin kılan “ölüm” ve “sonrası”na dâir meçhuller, öteden beri insanoğlunun zihnini ve kalbini en çok meşgul eden meselelerden biri…

Peygamberlerin tebliğ ettiği ilâhî hakîkatlere sırt çevirerek ölümden kaçan ve hayatı bu dünyadan ibaret zannedenler dahî, ölümün, âhireti hatırlatan o sessiz feryatlarını gönüllerinde içten içe duymaktalar. Fakat ölüm ve âhiret muammâsının beşerî telâkkilerle çözülmesine imkân yoktur. Onun hakikatini kavrayabilmek, ancak vahyin, yani peygamberlerin irşâdına râm olmakla mümkündür. Selîm bir aklın îcâbı da, kuru bir ölüm korkusu çekmek yerine, İslâmî hakîkatlerin feyizli ve rûhânî ışığında huzurlu bir kulluk hayatı yaşayıp ölüm ve ötesini güzelleştirebilmektir.

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Faelkonevi
  • Koyusiyahli
  • Mustafa
  • Hüseyin
  • Birhudayi
  • N
  • Kübra A.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%0
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0