Hapishane Çağı (Kapatılan İnsan)

·
Okunma
·
Beğeni
·
452
Gösterim
Adı:
Hapishane Çağı
Alt başlık:
Kapatılan İnsan
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
180
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755708454
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Tıpkı okul ve kışla gibi, muktedirin ideolojik yapısını bütün çıplaklığıyla yansıttığı hapishane, yukarıdan aşağı örgütlenen toplumsal şiddetin hem bir parçası hem de yeniden üreticisidir. Suç ve suçlu kavramı yüzyıllar içerisinde değişmişse de“içerdeki” her zaman siyasal iktidarın düşman bellediği kesim ve sınıflar olmuştur. “Suç”un kendisini oluşturan faktörleri sorgulamadan normalleştirilen “suçlu’yu ne yapacağız” sorusu ise iktidara, günü geldiğinde herhangi birimizi suçlu ilan edebilecek bir meşruiyet sağlar. Üstelik insanı, belirli bir mekâna kapatarak “tedavi” ya da “ıslah” edeceğini iddia edenlerin “suç”larını da ortadan kaldırır.

Cezaevlerinin tarihi şiddet ve baskı kadar direnişin de tarihidir. Işık Ergüden, koşulların iyileştirilmesi, somut taleplerin karşılanması, hak ihlallerinin azaltılması için verilen mücadeleleri elbette yadsımadan, hapishane ve kapatılma kavramının kendisini, hapishanesiz bir toplumu düşünmeye; sistemin medya ve teknoloji dahil bütün aygıtlarıyla “dışarıda” kapattığı insanı bir kez daha dört duvarın arkasına, görünmezliğe, hem insana hem de insansızlığa mahkûm etmenin insanlıkdışılığını sorgulamaya çağırıyor.

Hapishaneye giren insan tipolojisinin giderek daha geniş bir yelpazeye yayıldığı, neyle suçlandığını bile bilmeyen insanların yıllarca hapis yatabildiği, hukuk sisteminin yerini açıkça bir intikam ve rehine sistemine bıraktığı günümüzde hepimizin ihtiyacı olan bir sorgulama...
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Hapishanenin saçmalığı hem insana (koğuş) hem insansızlığa (hücre) mahkûm etmesindedir. İnsana ve insansızlığa mâhkum olmak, kişiyi (kalabalığın daimi varlığı dolayısıyla) bireysel yaratıcılığından ve (tecridin daimi varlığı dolayısıyla) toplumsal yaratıcılığından mahrum eder.
Ekonominin ve pazarın devlet ve kurumlarını tamamen kendi hakimiyetine aldığı, güvenlik ve şiddet toplumunun oluştuğu bir evrede, tüm toplumun dev bir hapishane sistemi olarak işlediğini daha rahatlıkla söylemek mümkündür.
Eğer dünyanın herhangi bir yerinde tek bir insan bile iktidara ve otoriteye boyun egmiyorsa, HAYIR diyebiliyorsa, hala umut var demektir, bu sistem, bu devletler ve bu hapishaneler çağı er geç yıkılacak demektir.
İşkencehanedeki yoğunlaştırılmış şiddetin hapishanede yaygınlaştırılmış ve zaman yayılmış şiddete dönüştüğü, üstelik işkence gibi salt zor ilişkisiyle yüz yüze olmanın ötesinde gündelik bir hayatı yaşamak zorunda kalındığı da düşünülürse, kişi üzerindeki -fiziksel olmasa da- psikolojik etkisinin daha kalıcı olduğu varsayılabilir.
Hapishane, herkesin her an yasayabilecegi, ihtimal dahilinde bir mekan olsa da, daima "azınlık"larin yaşadığı bir yer olmuştur

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hapishane Çağı
Alt başlık:
Kapatılan İnsan
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
180
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755708454
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Tıpkı okul ve kışla gibi, muktedirin ideolojik yapısını bütün çıplaklığıyla yansıttığı hapishane, yukarıdan aşağı örgütlenen toplumsal şiddetin hem bir parçası hem de yeniden üreticisidir. Suç ve suçlu kavramı yüzyıllar içerisinde değişmişse de“içerdeki” her zaman siyasal iktidarın düşman bellediği kesim ve sınıflar olmuştur. “Suç”un kendisini oluşturan faktörleri sorgulamadan normalleştirilen “suçlu’yu ne yapacağız” sorusu ise iktidara, günü geldiğinde herhangi birimizi suçlu ilan edebilecek bir meşruiyet sağlar. Üstelik insanı, belirli bir mekâna kapatarak “tedavi” ya da “ıslah” edeceğini iddia edenlerin “suç”larını da ortadan kaldırır.

Cezaevlerinin tarihi şiddet ve baskı kadar direnişin de tarihidir. Işık Ergüden, koşulların iyileştirilmesi, somut taleplerin karşılanması, hak ihlallerinin azaltılması için verilen mücadeleleri elbette yadsımadan, hapishane ve kapatılma kavramının kendisini, hapishanesiz bir toplumu düşünmeye; sistemin medya ve teknoloji dahil bütün aygıtlarıyla “dışarıda” kapattığı insanı bir kez daha dört duvarın arkasına, görünmezliğe, hem insana hem de insansızlığa mahkûm etmenin insanlıkdışılığını sorgulamaya çağırıyor.

Hapishaneye giren insan tipolojisinin giderek daha geniş bir yelpazeye yayıldığı, neyle suçlandığını bile bilmeyen insanların yıllarca hapis yatabildiği, hukuk sisteminin yerini açıkça bir intikam ve rehine sistemine bıraktığı günümüzde hepimizin ihtiyacı olan bir sorgulama...

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Gül
  • Nietzsche, At ve Kırbaç
  • talha
  • Aydın Beyhan
  • ismail
  • simanur kurt
  • Olric'in Kitaplığı
  • Seawolf
  • Nivîsgeh
  • Mamoste

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (3)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0