Hapishane Mektupları

Rosa Luxemburg
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 43 dk.
Sayfa Sayısı:
96
Basım Tarihi:
1986
İlk Yayın Tarihi:
1970
Yayınevi:
Boyut Yayın Grubu
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2021 44. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2021 12:44
Merhaba; Rosa Lüxemburg (05.03.1871 – 15.01.1919) Polonyalı bir Marksist ekonomist ,savaş karşıtı eylemci.Filozof ve devrimci sosyalist. Polonya'da asimile olmuş bir Yahudi ailede doğup büyümüş, 1897'de Alman vatandaşı olmuş. Benim kitabım Mahmut Ertekin çevirisi, Gece Kitaplığından çıktığı için ve sitede de bu kitabın kaydı olmadığı için mecburen okuduğum kitaba en yakın yayına kaydettim. ( En azından isimleri aynı :) ) Rosa savaş yıllarındaki son tutuklanmasında 1915-1916’ya kadar, (sonrasında 1918’e kadar ek ceza almış) içeriden arkadaşlarına kart ve mektuplar yazmış. İşte o mektupları okuyoruz. Nasıl yazsam şöyle başlayayım: Rosa, kaçtığı ve saklanmak zorunda kaldığı Zürih'de Felsefe ve Sosyoloji okumuş ama bir mektubunda da arkadaşına kendisinin doğa bilimleri okuduğunu da yazmış. Öyle bir tabiatı var ki inanamazsınız normal bir insan anlattığı hapishanelerde hücrelerde demoralize olup hayata küserken Rosa hiç umudunu kaybetmiyor ve hücresinin penceresinde her gün kuş seslerini ve onların davranışlarını gözleyip kaleme alıyor. Hayvanlara olan sevgisi ve düşünce tarzı beni çok etkiledi. Böyle bir insan, bu akılda, bu tabiata sahip bir insan nasıl olur nasıl tutsak edilir? Çünkü o akıllıydı, çevreye duyarlıydı ve umudu, cesareti vardı. Dünyada bu tip insanlar hep tutsak edilmiştir. Rosa da onlardan biri. Hayat görüşlerini okuduğumuz bambaşka bir Rosa var mektuplarında. Ölümü de çok dramatik. Kitabın sonunda Berlin Yayımcılar Derneği’nin bir yazısı varkiiii aman aman öve öve bitiremiyorlar. Zaten “Kel Ölür Sırma Saçlı Olur, Kör Ölür Badem Gözlü Olur “ öyle değil mi? Bu Dünyada da böyle başka ne yazayım. Bence Rosa Lüksenburg'u tanımalıyız. Rosa, seninle tanıştığıma çok memnun oldum.
Mektup
Hapishane MektuplarıRosa Luxemburg · Boyut Yayın Grubu · 198646 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2018 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2018 23:52
13 Ocak 1919- Akşamı Rosa ve Karl Liebknecht tutuklandılar. Eden Hotel’e getirildiler ,orda dövüldüler ve kurşunlandılar . Rosa’nın ölüsünü Landwehr kanalına attılar. Mücadele ve hapishane günleriyle geçen bir yaşamın hapishane günlerinde yazılan mektuplarından oluşan bir kitap. Bu kadar hayata bağlı bir insanın böyle bir son yaşaması ....
Hapishane MektuplarıRosa Luxemburg · Boyut Yayın Grubu · 198646 okunma
9/10
·72 syf.··
2025 11. kitabı
Rosa, başına dipçikle vurularak öldürülen bir kadındı. Hikâyesinin sonundan başlıyorum, çünkü bu son, ona göre bir son değildi. Rosa, düşünceleriyle hep var olacak biri. Kitabı okurken, hapiste bile dünyaya hâlâ aşkla bakabildiğini gördüm. Kelebeklerden, kuşlardan, bir çiçeğin sessiz açışından mutluluk çıkaran bir kalbi vardı. Onun satırlarında yalnızca bir mahkûmun değil, özgür bir ruhun yankısı vardı. Okurken sık sık durdum ve düşündüm: “Hangimiz gerçekten içerdeyiz? " Bedenini kapatmışlardı belki ama ruhu bizden çok daha geniş bir dünyada dolaşıyordu. En çok da ölümü koydu içime. Çünkü onun yaşam sevgisi ölüme hiç yakışmıyordu. Ama ölümü de bir direnişin habercisiydi. Rosa, yaşamı olduğu gibi kabul edip sevebilmenin en onurlu halini gösterdi bize. Ne diyeyim belki biz de birgün Rosa’nın kelebeğe baktığı yerden bakabiliriz hayata. Böylece biraz daha dayanılır olur .
Hapishane MektuplarıRosa Luxemburg · Yankı Yayınları · 197046 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Rosa LuxemburgYazar · 20 kitap
Polonyalı Marksist, filozof, ekonomist, savaş karşıtı aktivist ve devrimci sosyalistti. 28 yaşında Alman vatandaşı oldu. 1871 yılının (bazı kaynaklara göre 1870) 5 Mart'ında Yahudi bir ailenin çocuğu olarak Polonya'da doğdu. Daha genç yaşlarında sosyalizmle tanıştı ve dönemin solcu gruplarında yer aldı. Daha 18 yaşındayken içinde bulunduğu gruplar ve politik görüşü yüzünden İsviçre'ye kaçmak zorunda kaldı. 1889'da Zürih Üniversitesi'ne girdi. Burada felsefe, tarih, politika, ekonomi ve matematik öğrenimi gördü, hayatında büyük etki bırakacak isimlerle tanıştı. 1890 yılında Bismarck'ın sosyal demokrasiyi yasaklayan kanunun lağvedilmesi ardından, sosyalist parlamentoya girdi. Parlamentoya giriş, dönemin sosyal demokratlarının devrimci uçtan uzaklaşmasına ve parlamentoda daha etkin olabilmek için çalışmasına neden oldu. Bu, Rosa Luxemburg'un da dahil olduğu devrimci görüş çizgisindekileri rahatsız etmekteydi. Bu sırada Zürih'te öğrenim görmeye devam eden Rosa 1898 yılında doktorasını tamamladı. Özgür bir Polonya için çalışmalarına devam etse de, onun kafasındaki tabloda Almanya, Avusturya ve Rusya'da devrim gerçekleştiği takdirde Polonya özgür olabilirdi. Bu tablo milliyetçi bir çizgi çizen Polonyalı sosyalist grupların ve Polonya Sosyalist Partisi'nin ondan daha da uzaklaşmasına neden oldu. Daha sonra bu görüşleri Rus sosyalist çevrelerle de ilişkisinin bozulmasına yol açacaktı. 1898 yılında Gustav Lübeck ile evlenerek Berlin'e taşındı, Alman vatandaşlığı kazandı. SPD'nin (Almanya Sosyal Demokrat Partisi) aktif bir üyesi oldu. 1900 yılına gelindiğinde Luxemburg'un fikirleri tüm Avrupa'da sosyalist çevrelerde büyük yankı uyandırmakta, yazdığı makaleler ilgi görmekteydi. Özellikle Eduard Bernstein'in düşüncelerine getirdiği eleştiriler ile öne çıkıyordu. Alman militarizminin yükselen değer olması Luxemburg'u ziyadesiyle rahatsız ediyordu, bu konuda partiyle de ters düşmüştü. 1904 ile 1906 yılları arasında siyasi faaliyetleri ve görüşleri nedeniyle üç kez hapse girdi. Aldığı hapis cezaları onu yıldırmadı, faaliyetlerine devam etti. SPD'nin eğitim merkezlerinde Ekonomi ve Marksizm öğretmeye başladı. Savaşın başlamasıyla esen milliyetçi rüzgâr SPD'nin de milliyetçi eğilime yönelmesine neden oldu, ki bu Luxemburg'un fikirleri ile tamamen tezatlık oluşturuyordu bu sebeple partiyle olan tüm ilişkisini kesti. 5 Ağustos 1914'te Karl Liebknecht ile beraber Internationale grubunu kurdu. 1 Ocak 1916'da grubun adı Spartaküs Birliği (Spartakistler - Almanca Spartakusbund) oldu. Luxemburg, Bolşevik önder Lenin'in I.Dünya Savaşı'na karşı çıkmasını destekleyerek tüm halkların emperyalist hükümetlerine kaşı mücadele etmesi gerektiğini savundu. Almanya'da Grubun devlete karşıt tutumu yüzünden 28 Haziran 1916'da Luxemburg hapis cezasına çarptırıldı. Hapiste geçirdiği yıllarda birçok makale kaleme aldı. Özellikle Rus devrimi üzerine yazdıkları ve Bolşeviklere getirdiği eleştiriler çarpıcıdır. 1918 Kasım'ında Luxemburg hapisten çıktı. Faaliyetlerine devam etti ve Liebknecht ile birlikte Alman Komünist Parti'sini kurdu. 15 Ocak 1919'da Rosa Luxemburg, Karl Liebknecht ve Wilhelm Pieck, Freikorps tarafından tutuklandılar, Pieck kaçmayı başarırken Luxemburg ile Liebknecht yedikleri darbelerle bilinçlerini kaybettiler. Berlin, 15 Ocak 1919 gecesi. Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht, tutuldukları Eden otelinden çıkarıldılar. , Luxemburg, er Otto Runge tarafından tüfeğini dipçiği ile başına vuruldu, arabaya taşındı. Araç Landwehr kanalına doğru yola çıktı, ardından Teğmen Kurt Vogel ya da Teğmen Hermann Souchon tarafından başından vuruldu. Cesedi Berlin'in Landwehr Kanalına bir köprüden atılmıştı. Liebknecht ise Tiergarten'de vuruldu, cesedi isimsiz olarak morga getirildi ve ölü vücudu nehre atılmış Liebknecht de başından yediği kurşunlarla öldürülmüştü. Eserleri Gesammelte Werke ("Toplu Çalışmaları"), 5 cilt, Berlin 1970-1975. Gesammelte Briefe ("Toplu Mektupları"), 6 cilt, Berlin 1982-1997. Politische Schriften ("Politik Yazıları"), 3 cilt, Frankfurt am Main 1966. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Rosa_Luxem...