Hayali Kahramanlar Hakiki Erkekler

Hayali Kahramanlar Hakiki Erkekler

alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
ara-kalin
Burada pornografinin özellikle bir cinsellik-şiddet aracı olarak konumlandırıldığını belirtelim. Jane Caputi “pornografinin işkenceyi cinselleştirdiğini” ve bu yönüyle ataerkinin seks ve şiddet arasında kurulan bağın ifade edilmesine ve yapılandırılmasına hizmet eden bir vasat haline geldiğini söylerken; Slavoj Zizek ise Caputi’nin sözünü ettiği türden “standart bir pornografi” sahnesinde “kadının bu işi yapmaktan ve bunu yaparken izleyici tarafından izlenmekten tam anlamıyla keyif alan teşhirci özne olarak öne çıkarıldığını” belirtir.
McLaren’e göre, “her ne kadar seksologlar erkeklere cinsel açıdan agresif olmalarını öğütleseler de bazı sınırlar vardır.” Burada kıstas “fetiş eyleminin heteroseksüel cinsel ilişkiden daha önemli hale gelmesi”dir. Sadist figürü, bu doktorlar için “eril cinsel agresifliğin normlarının ötesinde bir yerlerde gezinen bir canlı” olarak kurgulanmıştır. 19. yüzyılda Krafft-Ebing gibiler için sadizm “doğuştan gelen bir özellikken” Fransız uzmanlar için, “kazanılmış kötü bir alışkanlık”tır. Fransız psikiyatristler, sadizmi aşırı erkekliğin değil, yetersiz erkekliğin bir sonucu olarak sunma eğiliminde olmuşlardır.
Killing’in Dünyasında Sado-Erotizm Şiddet tasvirindeki bu anlatım biçimi, şiddet sahnelerindeki kadar yoğun olmasa da erotik, hatta “heteroseksüel porno filmlerde kadının bedenini erkeğin boşalma yüzeyi olarak kullanılacak şekilde konumlandırmasında” erkeği muktedir, kadını ise güçsüz ve boyun eğen kompozisyonla anımsatmasındaki biçimiyle pornografik bir hale de bürünür. Kadınların güzelliklerini ve dayanılmazlıklarını vurgulayan bir erotik dil, anlatıya eşlik eder.
Killing’in fit bedeni, kadınların genellikle “balık etli” ama son derece çekici bedenleri çizgi roman mantığından izler de taşır. Taylor’un belirttiği gibi “süperkahramanlar geç 20. yüzyılın fitness kültü için nihai mükemmel örnekler” olarak işlev görürlerken, erkek bedeninin fiziksel atletiklik ya da güç, kadın bedeninin ise bunların cinsel çekicilikle yoğrulmuş bir ideal sentezi olarak kurgulanması söz konusudur. Killing’deki bedenin temsili, bu eğilimin bir örneğidir.
Bu çerçevede Killing’de kadınların çıplaklığının çoğu zaman hiçbir anlamı yoktur. Neden iç çamaşırlarıyla oturduklarını ya da gezindiklerini bilemeyiz mesela. Bazen bu anlamsızlığa bir anlam katmak için aniden soyunan kadınların “Şu vücuduma bak, Mitzi’den çirkin bir yerim var mı?” diye sorduğunu görürüz. Ya da “Mavi geceliğim de nereye gitti?” , “Hay Allah! Çorabım kaçtı” gibi söylenmelerine tanık oluruz. Striptiz ve banyo sahneleri de bu mantığın bir sonucu olarak maceraya serpiştirilmiş bir şekilde kendilerine yer bulurlar.
;