Adı:
Hayalname
Baskı tarihi:
Mart 2014
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750514432
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Her gün pek çok şey bekliyordum; gelmek bilmeyen otobüsler, randevusuna geciken sorumsuz arkadaşlar, bir türlü demlenmeyen çay, zamanın yavaşladığı sıkıcı dersin bitimi... Fakat daha önce annem hariç herhangi bir kadını özlemle beklemişliğim yoktu.


Sesi rehavi makamında bestelenmiş bir Gizem vardı. Fesleğen kokusu, Galata Kulesi'nin gölgesi, şekersiz çay, sutyen askısının laciverdi, martı sesleri... İlahiyat okumaya gelen çocuğun başını döndürdü... Âşık, maşukadan başka her şeye kör olandı. Sonra Lâl çıktı, hazine avcıları ve diğer polisiye olaylar... Harun Candan bir yolculuk anlatıyor Hayalname'de... Arayan birinin iç sesiyle bizi gezdiriyor. Gökte yıldızlar, karaya oturmuş bir hayal teknesi. Yeni ve sakin bir ilk roman.
(Tanıtım Bülteninden)
260 syf.
·2 günde
Uzun zamandır okumak istediğim fakat bir türlü okumak nasip olmayan, okuduktan sonra da kendime neden daha önce okumadın ki sorusunu sorduran Hayalname bende çok farklı bir yer edindi.

Genç bir adam ailesini kaybettikten sonra İstanbul'a İlahiyat okumak için gelir. Bir gün gördüğü bir rüyanın manasını öğrenmek icin Süleymaniye Kütüphanesine rüyasının izini sürmeye gider. Süleymaniye Camii’nin avlusundaki şadırvanda namazını kılmak üzere abdest alırken onu fotoğraflayan Gizem ile karşılaşır. Ve hayatında ilk defa aşık olur.Her şey bir süre onlar için harika gitse de ani bir olayla yolları ayrılır fakat gencin kalbinden Gizem asla çıkmaz.Bu olayların ardından okuldan uzaklaşan ve okuldaki başarısı düşen genç adam bir köye imam olarak gider orada ise onu farklı maceralar beklemektedir;bir gömü, bir Şişko,bir Lâl ve bir cinayet...
Kitabın sonu ise size aslında her sonun bir başlangıç olduğunu hatırlatır.
"Dünya hayatı bir yanılsamadır, rüyadır.Zaman anca burada işler.Bu hayata özgü olan zamanı yitirmeden, yani vaden dolmadan, rüyadan uyanmalısın."
260 syf.
·6 günde·8/10
pahalılığından dolayı uzun süre alınmayı, alındıktan sonra da bir ay kadar süre kitaplıkta okunmayı bekleyen kitabı hastalığımın şiddetlenmesinden dolayı geç de olsa bitirdim.

yazarın ikinci romanı yağmur dinecek kimse bilmeyecek'i okudum ilk önce. diyaloglara çok az yer vermesinden dolayı zorlanacağımı düşünüyordum, ama üslubu çok iyiydi ve hemencecik bitti.

bu roman ondan daha kalın (ya da uzun) ve diyaloğun hiç denecek kadar az olmasına rağmen bunu da zevkle okudum. üsluptan yana hiçbir sorun yok. ele alınan hikâye ancak bu kadar güzel yorumlanabilirdi. kitabı bitirişi de yine takdire şayan.

üçüncü kitabını da yakın bir zamanda almayı ümit ediyorum.
260 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Bu aralar Türk yazarlar keşfetme peşindeyim. Çünkü inanılmaz leziz kitaplar yazan yazarlarımız var. Öncelikle onları okumaktan yanayım. İşte okuyunca tadı damağımda kalan bir yazar Harun Candan Dili öyle akıcı ki hangi sayfada olduğunuzu bile takip edemiyorsunuz, kelimeler akıp gidiyor.
Genç bir adam çok erken yaşta anne ve babasını kaybettikten sonra İstanbul’a ilahiyat okumak için gider. Bir gün gördüğü bir rüyanın manasını öğrenmek için Süleymaniye kütüphanesine gider. Süleymaniye Camii’nin avlusundaki şadırvanda namazını kılmak üzere abdest alırken onu fotoğraflayan Gizem ile karşılaşır ve hayatında ilk kez aşık olur. Kısa bir arkadaşlıktan sonra Gizem ile yolları ayrılan kahramanımızın Gizem’i kalbinden söküp atamayışı, onu okuldan uzaklaştırır. Zar zor bitirdiği okulun ardından bir köye imam olarak gider. Orada karşısına çıkanlar ise bambaşka bir boyuttadır. Bir gömü, bir şişko, bir Lal ve bir cinayet...
Okumaktan inanılmaz keyif aldığım Harun Candan’ın “Hayalnamesi” tabiki de okuduğum son kitabı olmayacak
Bazen akıntıya karşı kulaç atıp boşa yorulmaktansa nehrin akışına teslim olmak lazımdı.
Harun Candan
Sayfa 73 - İletişim
Diledikleri her şeye sahip olan ve tüm zevkleri tattıktan sonra yapacak hiçbir şey bulamayıp intihar eden insanların gelip geçtiği bir dünyada yaşamak fazlasıyla boş geliyordu.
Harun Candan
Sayfa 243 - İletişim
İnsanlar inandıkları şeylerden korkuyorlardı. Korktuğu için inananlarsa gözüne perde inmiş gafillerdi.
Harun Candan
Sayfa 81 - İletişim
Her gün pek çok şey bekliyordum; gelmek bilmeyen otobüsler, randevusuna geciken sorumsuz arkadaşlar, bir türlü demlenmeyen çay, zamanın yavaşladığı sıkıcı dersin bitimi...Fakat daha önce annem hariç herhangi bir kadını özlemle beklemişliğim yoktu.
Harun Candan
Sayfa 14 - İletişim

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hayalname
Baskı tarihi:
Mart 2014
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750514432
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Her gün pek çok şey bekliyordum; gelmek bilmeyen otobüsler, randevusuna geciken sorumsuz arkadaşlar, bir türlü demlenmeyen çay, zamanın yavaşladığı sıkıcı dersin bitimi... Fakat daha önce annem hariç herhangi bir kadını özlemle beklemişliğim yoktu.


Sesi rehavi makamında bestelenmiş bir Gizem vardı. Fesleğen kokusu, Galata Kulesi'nin gölgesi, şekersiz çay, sutyen askısının laciverdi, martı sesleri... İlahiyat okumaya gelen çocuğun başını döndürdü... Âşık, maşukadan başka her şeye kör olandı. Sonra Lâl çıktı, hazine avcıları ve diğer polisiye olaylar... Harun Candan bir yolculuk anlatıyor Hayalname'de... Arayan birinin iç sesiyle bizi gezdiriyor. Gökte yıldızlar, karaya oturmuş bir hayal teknesi. Yeni ve sakin bir ilk roman.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 17 okur

  • Epizot Portal
  • Küp
  • Nihan Şahin
  • 2cocukluhayat
  • Shr pk
  • 3h5n
  • Okurmuruz
  • Bakırul Ulum
  • Büşra Kufacı
  • Derya ALBAYRAK

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.3 (1)
9
%57.1 (4)
8
%14.3 (1)
7
%14.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0