Yedi bölümlük bu büyük deneme, pek çok bakımdan alışılmadık, hatta benzersiz bir kitaptır. Bu kadar genç bir yazarın tabu olmuş, neredeyse peygamber sayılmış ve bazı çevrelerce etrafına bir esrar perdesi çekilmiş bir adamı, hakkında söz etmemeye sanki yemin etmiş bir küçük sırdaşlar grubu dışında kişiliği bilinmeyen bir adamı, böylesine teşrih masasına yatırdığı bir başka örnek yoktur. Hühnerfeld, büyük bir açıklık ve açıksözlülükle, filozofun kendi "varolana atılmışlık"ını, yani kişiliğini, sıkı bir şekilde gizli tutulmuş olan biyografisini deşerek sergiliyor.
İlk olarak Rickert`n daha sonra Husserl’in öncülüğünde, içinde ki cevheri açığa çıkarma fırsatı bulan Heidegger, doçentlik tezini bitirip kendi değerini kanıtladıktan sonra dönemin otorite isimlerinin yöntemlerini kendi keyfine göre uyarlayarak bir nevi yerleşik düşünce düzenine meydan okumuştur. Hatta bu keyfilik öyle boyutlara ulaşmıştır ki yaşlı filozof Husserl, öfkesini gizleyemeyecek ve Heidegger’in güzel `fenomenoloji`sini berbat ettiğini söyleyecektir. Şunu da belirtmek gerekir ki Husserl de tıpkı Rickert gibi, yanında başka bir tanrının varlığına katlanamayan biriydi. Bu ünlü filozofların içinde kendi kişiliğini ortaya koymak isteyen Heidegger, gereksiz tevazunun aptallık olduğunu düşünerek şu iddialı söylemde bulunacaktı :
“Platon’la benim aramda doğru dürüst felsefe yapılmamıştır.”
Bu söz 20.yy da bir filozof tarafından ileri sürülebilecek en büyük iddia olarak, düşünce tarihinde yerini almıştır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hedieggeri merak eden herkes okumalı bence. Anlamak için ciddi bir yardımı oluyor. Bence kıymeti bilinmeyen çok iyi bşr kitap. Okuyanlara alman felsefesi hakkında da bilgi veriyor.