İki Bin Yirmi Dört (Armada Üçlüsü)

·
Okunma
·
Beğeni
·
322
Gösterim
Adı:
İki Bin Yirmi Dört
Alt başlık:
Armada Üçlüsü
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758971725
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elips Kitap
Ömrümüz vefa ederse görüp yaşayacağımız, değilse bizden sonrakilerin muhakkak karşısına çıkacak bir zaman dilimi 2024. Pek de uzak değil hani! Peki ülkemizin ve dünyanın o tarihlerde alacağı şekle dair bir fikrimiz, dört başı mamur bir gelecek tasavvurumuz var mı? Cevap her ne olursa olsun Lütfü Şehsuvaroğlu'nun var ve roman diliyle taliplisine takdim ediliyor.

Hayatını dünyayı ters yüz etmeye, vatanı kurtarmaya adayan kuşakların temsilcilerinden kahramanları var romanın; bir kısmının kurmaca olduğuna inanmak ise pek de mümkün değil. Hatta o kuşaktan kimilerini ve kurmuş olduğu ilişkileri ki aralarında son derece etkili ve yetkili olabilenleri vardır, şimdilerde hayretle izleyenler, romanı okuyunca parmaklarını ısırabilirler!

Okuyucuyu etki altında bırakmama kaygısından hareket edilmekle birlikte, yine de belirtilmeden geçilemiyor, eserin bazı kısımlarında içini lime lime olmuş bulan olursa bilinsin ki hâlâ umut var ve vakit henüz geç değil!..
360 syf.
·Beğendi·10/10
11 eylül saldırılarında Abd Usame-bin Ladin' i Suudi mualif diye tanıtırken Türkiye' deki bütün kanallar onu Suudi terörist diye andılar.

Abd yetkilileri hiç bir hedef ortaya koymadan Türk Televizyoncuları hedefi önceden ilan ettiler.

Ya Abd' ye onlar yol gösterdiler ya da gazetecilikleri Abd' deki meslektaşlarından ilerideydi.

BBC televizyonunda Abd' de halkın savaş hali nedeniyle marketlere nasıl hücum ettiğini söylerken;

Türk emekli elçileri, Generalleri, medya mensupları ve bazı ünüversitesite hocalarıyla birlikte müthiş bir Amerikançılık estirdiler ve Abd' nın çok sert karşılık vereceğini,

Süper gücün gazabından çekinmek gerektiğini ve Afganistan ve Pakistan' ın haritadan silineceğini, Bağdat' ın ortadan kaldırılacağını, Irak' ın vurulacağını yazdılar, söylediler.
Bütün umutsuzluklar teknolojik ve idari araçlarla çözümlenecek midir?
Yoksa kültürel umutsuzluk modern hayatı kısır, boş, tek boyutlu ve insani imkânlardan yoksumu bırakacaktır? Özgürlük ve güzellik adına her şey, esaret ve dehşetin maskesi midir?
Şehirlerin etrafına çöken hipermarketler, Avrupa' dakilerle aynı logoya sahipti. Neden? Ekonomi de medya da bankacılık da Cumhuriyet' in son dönemlerinde olduğu gibi hâlâ yabancı ortakların elindeydi.
Herkesi gericilikle ya da vatan hainligile korkuttunuz.

Türkiye' de aydın kalmasın, her kafadan aynı ses çıksın istediniz ve böylece batıya, kuzeye, güneye karşı stratejik üstünlük elde edebileceğiniz mantığına kapıldınız.

Düşünen kafaları kitinleştirdiniz.
Gelişmeyi önlediniz böylece.
"Aman islamçılık olmasın dediniz!", insanları tercüme İslâm' a zorladınız.
Ortaya çıkan ilkellik, yontulmamışlık insanları tercüme İslâm' a zorlamanızdan dolayı olmuştur.

Oysa Türkiye' nin bütün dünyadaki Müslümanları etkileyebilecek, yönlendirebilecek tarihi birikimi ve statüsü vardı her şeye rağmen.

Türkiye bundan koparılınca gerçekten sıkça adını andığımız stratejik üstünlüğünü, pazarlık şansını kaybetti.

O çok merak sardığınız stratejik üstünlüklerinizi kendi ellerinizle bir bir yok ettiniz, ya da yok olmasına fırsat verdiniz.

Kuzey ülkelerini etkileyebilecek sosyalist potansiyeli de aynı mantıkla öldürdünüz.

Niçin hep etkilenme dışarıdan olsunmuş, kendinizi niye hep küçük gördünüz?

DIŞA KAPANDINIZ VE DIŞ SİZİ PARMAĞINDA OYNATTI. Yalanmı?

(Lutfu Sahsuvaroglu2024 Armada üçlüsü)
Eskiden ne güzel kaldırımlarımız vardı. Şimdi otomobillerle gideceğimiz şehir dışı marketleri.
Otoyollarımız şehirle bütünleşmiyor.
Sokaklarımız yok oldu.
Bulvarlarımızda öyle. Şehirlerimiz, caddelerle ve üzerindeki üst geçitlerle donanımş gibi gözüküyor ama şehirlik yok, şehir çırpınıyor.
Atatürk'ün "millî kültürümüzü muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkaracağız."
Sözü yıllar boyunca " ulusal kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin peşine takacağız." Şeklinde izah edilmiş;
Kimse çıkıp "yok yahu kardeşim, o dediğiniz bu manaya gelmez." dememişti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İki Bin Yirmi Dört
Alt başlık:
Armada Üçlüsü
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758971725
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elips Kitap
Ömrümüz vefa ederse görüp yaşayacağımız, değilse bizden sonrakilerin muhakkak karşısına çıkacak bir zaman dilimi 2024. Pek de uzak değil hani! Peki ülkemizin ve dünyanın o tarihlerde alacağı şekle dair bir fikrimiz, dört başı mamur bir gelecek tasavvurumuz var mı? Cevap her ne olursa olsun Lütfü Şehsuvaroğlu'nun var ve roman diliyle taliplisine takdim ediliyor.

Hayatını dünyayı ters yüz etmeye, vatanı kurtarmaya adayan kuşakların temsilcilerinden kahramanları var romanın; bir kısmının kurmaca olduğuna inanmak ise pek de mümkün değil. Hatta o kuşaktan kimilerini ve kurmuş olduğu ilişkileri ki aralarında son derece etkili ve yetkili olabilenleri vardır, şimdilerde hayretle izleyenler, romanı okuyunca parmaklarını ısırabilirler!

Okuyucuyu etki altında bırakmama kaygısından hareket edilmekle birlikte, yine de belirtilmeden geçilemiyor, eserin bazı kısımlarında içini lime lime olmuş bulan olursa bilinsin ki hâlâ umut var ve vakit henüz geç değil!..

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Alperen BİR
  • Suat Çetin
  • Murat çakır
  • Metin Yılmaz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%50 (1)
3
%0
2
%0
1
%0