İşgalci Anneler

Betül Demirkıran
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı:
168
Basım Tarihi:
Ağustos 2024
Yayınevi:
Destek Yayınları
ISBN:
9786256051829
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

İşgalci Anneler incelemem
7/10
·168 syf.··
2025 25. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2025 01:08
Her mutlu anne birbirine benzer, her mutsuz annenin mutsuzluğu kendine özgüdür, Tolstoy'dan uyarlamayla. "Yeteri kadar iyi" anne, mutlu annedir. Anne, önce kendini mutlu etmeyi, kendine sevgi ve şefkat göstermeyi başarabilir. Çünkü, kendisine annelik yapabildiği kadar çocuğuna anne olabileceğinin farkındadır. Anneliğin kadınlığını, kişisel alanını ve duygularını işgaline sınır koyabilir. Anneliği kutsal değil, insani bir deneyim olarak yaşar. Hem çocuğuna hem kendine hata yapma alanı tanır. Çocuğunun ihtiyaçlarına yeteri kadardan fazlasıyla cevap vermenin azı kadar toksik olabileceğinin farkındadır. Bu açıdan her iyi anne, birbirine benzer. Mutsuz anneler ise, nesillerce aktarılan yaraların taşıyıcısı olarak, farklı kategorilerde kendilerini gösterirler. "Mağdur ve fedakar anne", kendi yaşayamadığı hayatı çocuğunun üzerine beklenti olarak yükler. "Kraliçe anne", hayatı boyunca görmediği değeri, çarpık bir özdeğer duygusuyla telafi eder; bu yoksunluğunu ise çocuğunun ona hayranlık duymasını ve kendi mükemmelliğini tamamlayacak davranışlar göstermesini bekleyerek gidermeye çalışır. "Mükemmeliyetçi anne", toplumun ideal annelik beklentilerini karşılayamama korkusu altında ezilirken, çocuğundan da mükemmelliğinin kanıtı olarak kusursuzluk bekler. "Zorba anne", kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılaması, aile içindeki otoritesini pekiştirmesi için çocuğu üzerinde korku ve manipülasyon yoluyla hakimiyet kurmaya çalışır. "Bağımlı anne", çocuğuyla arasındaki göbek bağından kurtulamaz, çocuğuna kendi duygusal destek ve onay arayışı, amaç hissi için bağımlı hale gelir. "Muhafazakar anne", yanlış öğrenilmiş dini inançlar yoluyla çocuğunu kontrol altında tutmaya çalışır. Gerçekte, her kategori, kendi içinde bir spektrumda var olur. Hiçbir anne, diğer kategorileri dışlayan, salt
Duygu ve Düşünce
İşgalci AnnelerBetül Demirkıran · Destek Yayınları · 202447 okunma
8/10
·168 syf.··
2026 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 15:30
"Anneler, çocuklarında kendi çocukluklarını iyileştirmeye çalışırlar. Bu iyileştirme çalışması, çoğu zaman travmatik telafiler, fedakarlıklar, baskıcı uygulamalar, şiddet ve kontrolcülükle dolar taşar. Bir anne kendini koşulsuz kabul edip sevebildiğinde, çocuğunu da ayrı bir birey olarak görüp koşulsuz sevip onu kabul edebilir." Betül Demirkıran Dündar'ın İşgalci Anneler adlı kitabında; çok derinlikli yazmadan basit ve anlaşılabilir bir dille özet olarak tanımlamalar ve sınıflandırmalar yapılmış. Öyle derin analizler ararsanız, yok. Kişisel Gelişim türü olarak çıkmış olsa da ben daha çok Psikolojik gördüm diyebilirim. Konusuna gelirsek; içerisinde maddelere ayrılmış anne tipleri, arketipsel ve genel olarak anne tanımı, sonunda birkaç test ve kendi kendine annelik yapmak gibi bölümler var. Mağdur ve Fedakar Anne, Kraliçe Anne, Mükemmeliyetçi Anne, Zorba Anne, Bağımlı Anne, Muhafazakar Anne tanımları altında hangi tip annenin çocuklarının üzerinde ne gibi etkileri ve sonuçları oluyor bunlardan bahsedilmiş. Danışanlardan yaşanmış olaylar hakkında bilgiler eklenmiş. Burada sadece, anneyi değil aynı zamanda sizi büyüten kim ise (anaanne, babaanne gibi) onu da bu tanımlamalarda bulmamızı istiyor yazar. Bu profillerle yüzleşmenizi, borçlarınızdan ve fedakarlıklarınızdan özgürleşmenizi de... "Bizim iki annemiz vardır. Büyürken gördüğümüz anne ve onun içinde göremediğimiz saklı olan gölge anne."
Psikoloji
İşgalci AnnelerBetül Demirkıran · Destek Yayınları · 202447 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Betül DemirkıranYazar · 2 kitap
1979 Yılında doğdu Köken olarak paternal taraftan Mısır ve maternal taraftan Balkanlar'dan göçen bir aile klanının üyesidir. Şehir olarak Elazığlıdır. Çok zor şartlarda geçen bir çocukluk ve ergenlik döneminden sonra 2002 yılında 6 yıl gecikmeli de olsa, dershanesinde sınıf birincisi olarak, 28 şubattan dolayı puanı oldukça kırılmış da olsa İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesini kazanmıştır. (Lisansı Psikoloji değildir. Psikolog değil Psikoloji Bilimi Uzmanıdır.) Mezun olduktan sonra bir Tv kanalında senaryo editörlüğü yapmıştır. 32 yaşında evlenmiş, 33 yaşında ilk çocuğunu travmatik bir sezaryenle dünyaya getirmiştir. Girdiği lohusa depresyonu nedeni ile kendi terapi sürecine başlamış ve Terapi Günlükleri kitabını yazmıştır. 36 yaşında ikinci çocuğunu dünyaya getirmiştir. Psikoloji alanında kendini tanımakla başlayan ilerleme süreci 2016 yılında Üsküdar Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji Yüksek Linsans eğitim ile taçlanmıştır. Eğitimi sürecince epigenetik ve kalıtımsal aile travmalarına merak salmış bu konuda eğitimler almıştır. Tezini bu konuda yazmıştır. Hayali Türkiye'de Epigenetik ve Psikoloji alanında üniversitelerde ekol oluşturmaktır. Dr. Cem Keçe Dr. Bülent Uran Klinik Psk. Mark Wolynn Isabelle Benarous Prof. Dr. Vamık Volkan Dr Obengül Ejder eğitim aldığı hocalardandır. Yine eğitim sürecinde CİSED Psikoterapi eğitimleri, Aile ve Cinsel Terapi eğitimleri, Bülent Uran'dan Hipnoterapi Eğitimleri almıştır. Bach Enstitüsü onaylı Bach Flowers Eğitimi almıştır. Uluslararası Bach Enstitüsü Uzman Bach Terapistidir. Daha sonra fiziksel hastalıklar ve epigenetikle ilgili Duygusal İyileşme kitabını yazmıştır. Klinik Psikolog ve Yazar Mark Wolynn'den Miras Aile Travmaları ve Terapisi eğitimi almıştır. İstanbul Üniversitesi'nden Yaşam Koçluğu ve İlişki Koçluğu eğitimi almıştır. Esenyurt Üniversitesi Aile Danışmanlığı Eğitimi almıştır. Nişantaşı Üniversitesi bünyesinde Bütüncül çocuk ve ergen terapisi eğitimi almaktadır. İkinci üniversite olarak Sosyal Hizmetler bölümünde öğrenim görmektedir. Bütüncül Kadın Sağlığı Derneği'nin kurucu üyesidir. Yanı sıra kendi hayatında çok etkili olan astroloji eğitimine başlamıştır. Londra Astroloji Okulundan eğitim almaya devam etmektedir. Türkiye'de kadınların boşandıktan sonra neden annelerinin soyadını alamadıkları üzerine devlete dava açmış, annesinin soyadını almak istemiş ancak 2 yıl süren mücadeleden sonra ataerkilizm kanyaklı kararlarla annesinin soyadını alamamıştır. Demirkıran annesinin soyadıdır. Kimlikteki soyadı farklıdır. Psikoterapi desteği vermemektedir. Sadece iyileşme sürecine, özellikle fiziksel hastalıklarda, katkı sağlayacak tamamlayıcı desteği vermektedir. Kadim bilgi ile bilimi buluşturmak ve insanlığa faydalı olmak adına aşkla çalışmaktadır.