İslam Dünyasına Bakış

İslam Davası

Malik Bin Nebi
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 40 dk.
Sayfa Sayısı:
200
Basım Tarihi:
1990
Yayınevi:
Yöneliş Yayınları
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Türler:
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·200 syf.·
2020 21. kitabı
Ne kadar da bize batılı sosyologlardan bahsedilse de, İbn Haldun satır aralarında geciştirilerek anlatılsa da, Karl Marx, Weber , durkeim vs. gibi isimler üzerinde durulup da bize tanıtılmayan, sosyolojiye katkı sağlayan Malik bin Nebi'nin İslam Davası kitabında ortaya attığı en önemli sorulardan biri, biz hep batı bizi sömürüyor diyoruz asıl söylenmesi gereken "Neden sömürülmeye müsait bir hâldeyiz?" sorusudur.  Müslümanların temel probleminin medeniyet problemi olduğuna, fikrî dönüşümler yaşamayan insanların yaşadıkları diğer tüm değişimlerin sahte veya geçici olduğuna dikkat çeker yazar. Alıntılar da paylaştım. Kitap muhakkak okunmalı..
İslam DavasıMalik Bin Nebi · Yöneliş Yayınları · 199059 okunma
Puan vermedi·244 syf.··
2019 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mart 2019 22:16
Kitap; Tevhidden ziyade İslam dünyasını sosyal ve tarihsel açıdan incelemişti. Birlik ve parçalanma nedenlerini yazar çok güzel sentezlemiş, ayrıca iç ve dış faktörler olarak iki başlıkta açıklamıştı. Kitabın sonuna doğru Batı Dünyasının kaosuna da değinerek bütünlük sağlamış. Bölünme sebepleri ve toparlanma reçetesini daha somut halde sunmuştu. Bu sebepleri; •Modernist hareket •Batıya Özenti •Aksiyon ruhunun zayıflaması •Sömürge ve •Sömürüye boyun eğme olarak açıklamıştı. Kur'an motivasyonunun zayıflamasıyla birlkte İslam Dünyasında duraklama başlamıştr. Öyleyse din;sosyal değerlern katalizörüdür. Raptiye İnsanlığın kurtuluşu için Kur'anî mesajın yeniden ihyası, düşüncenn eylemleştirilmesi, iman-hareket bütünlüğüne ulaşılması gerekr.
İslam DavasıMalik Bin Nebi · Ekin Yayınları · 201859 okunma
İslâm davası
7/10
·244 syf.··
Beğendi
·
2023 32. kitabı
·
1178 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2023 19:44
slam dünyasında Sıffin'den sonra yaşanan kriz Tevhidi uygulamanın sapmasına, vahyi değerlerin küllenmesine ve imanın ferdileşmesine yol açmıştır. İnsanlık, İslam dünyası çözülürken Batı dünyasının güçlenişine tanık oldu.   Batı sömürgeciliği İslam dünyasında modernist ve gelenekçi akımları ayrı ayrı teşvik etti. Böylece sömürülmeye uygun hale gelmiş fakat sömürgeciliğin dürtüsüyle uyanış sancıları çekmekte olan Müslüman kitleler; çözülüşlerinin iç faktörlerini kavrayacakları, Kur'ani aydınlığa ulaşacakları yerde saptırılmış kavramlar kargaşası içinde oyalanacaklardı.   Malik Bin Nebi, tarihin bu kesitinde sömürgeci emellerin geri teptiğini, ümmetin özellikle ıslahat hareketi ile "uyanış"a adım attığını ifade etmektedir. Nebi, ıslahat hareketinin zaafiyetlerini gösterirken, Kur'ani mesajın yeniden ihyası ve insanlığın kurtuluşu için düşüncenin eylemleştirilmesi, iman-hareket bütünlüğüne ulaşılması sorumluluğuna dikkat çekmektedir.
1000Kitap
İslam DavasıMalik Bin Nebi · Ekin Yayınları · 201859 okunma
Puan vermedi·244 syf.··
2020 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Şubat 2020 02:49
Müslümanlar aslında en çok dünyaya daldıkları için kaybetmedi, sömürülmeye razı oldukları için kaybetti... Kaybeden dönemin müslümanlarıydı, İslam hiçbir zaman kaybetmedi. Dünya İslam'dan, nur'dan uzaklaşmak ile her şeyini kaybetti. Kanundan ahlaka her şey...
İslam DavasıMalik Bin Nebi · Ekin Yayınları · 201859 okunma

Yazar Hakkında

Malik Bin NebiYazar · 14 kitap
İslam Davası'nın Emektarı: Malik Bin Nebi Mumsema Miladi 1905 yılında Cezayir'de dünyaya geldi. Orta öğretimini kendi ülkesinde başarıyla sürdürdü ve daha o yaşlardayken İslâm üzerine araştırmalar yapmaya başladı. 1930 yılında Paris’e gitti ve orada Yüksek Teknik Okuluna girdi. Bu okuldan mühendis olarak çıktıktan sonra, sömürgecilerin uşağı gibi bir mühendislik görevi yapmaktansa, fakir ve bilgisiz kalmış kardeşleriyle, memleketinin işçileriyle omuz omuza serbestçe çalışmayı tercih etti. Marsilya’ya göç etmiş Cezayirli hemşehrilerinin yanına gitti ve onlarla birlikte ağır şartlar altında çalıştı ve bir yandan da onlara İslami gerçekleri anlatmak için uğraştı. Gündüz mesaisi sırasında Müslüman kardeşlerini aydınlatmaya çalışan Malik Bin Nebi gecelerini ve boş vakitlerini İslâm ve İslâm toplumları üzerinde düşünmek ve araştırma yapmakla geçirdi. 1940 yılı sonlarına doğru Marsilya’daki göçmen Cezayir’lilerin eğitimi için bir eğitim merkezi açmaya muvaffak oldu. Burada geceli gündüzlü çalışarak birçok din kardeşinin İslâm konusundaki bilgilerini geliştirdi ve onları sömürge hayatından kurtulmanın tek yolunun, İslâmi ilkelere dönmek ve İslam'ı tatbik etmek olduğu hususunda tamamen ikna etmeyi başardı. Çevresine topladığı genç Müslümanları İslami bilinçle donattıktan sonra her birini bir yana gönderip Müslümanları uyandırmakla görevlendirdi. 1946 yılında ilk kitabı olan “Kur’an Mucizesi” adlı eserini neşretti. İman ve ilim ile ilgili meseleleri derinlemesine bir incelemeye tabi tuttuğu bu eserini, o zamanlar sömürgecilerin propagandaları altında ezilen Müslümanlara bir el kitabı olarak takdim etti. Daha sonra yazarlık hayatını daha iyi değerlendirebilmek için Paris’e gitti ve bir yandan da çeşitli İslam ülkelerinden tahsil yapmak üzere gelmiş gençlere konferanslar vererek bir İslâmi uyanış havası estirmeye muvaffak oldu. Sömürgeci Fransızların bütün engellemelerine ve komplolarına rağmen gençliği İslâm dâvasına kazandırmak için bitmez tükenmez bir enerji ve aynı zamanda inanılmaz bir cesaretle çalışan Malik Bin Nebi, 1956’da Paris’ten ayrılıp hemen Kahire’ye koştu. Ardından fikirlerinin boşlukta kalmasına rıza göstermeyen bir adam olduğunu ve gerçekten İslâm davasının bir eri bulunduğunu ispat etmek üzere, Cezayir Millî Kurtuluş Cephesine(FLN) katıldı. Mücadelesini hiç ara vermeden devam ettirdi, nihayet hürriyetine kavuşmuş olan memleketinin imdadına koşmak üzere 1963’de Cezayir’e döndü. Uzun seneler boyunca Yüksek Öğretim Genel Müdürlüğü vazifesini büyük bir azim ve şevkle yürüttü. 1964’den itibaren mümkün olan her yerde kültür merkezleri, eğitim kurumları açtırarak ve oldukça mükemmel kütüphaneler kurdurarak üniversite öğrencilerinin ve yüksek okul gençliğinin hizmetine sundu. Bir yandan gençliğin eğitim ve öğretimi için çalışıp çeşitli merkezler açtırırken, öbür yandan sanki savaş alanındaymışçasına, gerek memleketin içinde, gerekse dışında durmadan konferanstan konferansa koştu. Cezayir’de vermiş olduğu en mühim konferanslardan birkaçının ismini verelim: “İdeoloji Üzerine”, “Kültürler ve Kültürümüz”, “Medeniyet nedir, ne değildir?”(1963); ideolojik savaş konusunda “Ara safha ne demektir?”(1970). Bu arada sürekli olarak diğer İslam ülkeleri tarafından davet edildi ve gittiği her yerde gazetelerin üzerinde uzun münakaşa ettikleri önemli konferanslar verdi. Libya, Ortadoğu, ABD ve Avrupa’daki Müslüman gençlik kuruluşlarının davetlisi olarak üniversite gençliğine şu modern çağda Müslümanların ne yapmaları gerektiğini açık bir dille izah etti. Şam’da vermiş olduğu son konferanslarından birinin adı şöyledir: “20. yüzyılın son çeyrek asrında Müslümanın vazifesi.” Malik Bin Nebi, 31 Ekim 1973’de hayata gözlerini yumduğunda 68 yaşındaydı. Türkçe'ye kazandırılmış bulunan kitapları şunlardır: 1- İslam Davası - Yöneliş Yayınları 2- Cezayir'de İslam'ın Yeniden Doğuşu - Boğaziçi Yayınları 3- Fikir ve Put - Boğaziçi Yayınları 4 - Kur'an-ı Kerim Mucizesi - Diyanet Vakfı Yayınları 5 - İdeolojik Savaş Ajanları - Timaş Yayınları 6 - Yüzyılın Tanığı - Lale Kitabevi 7- Kültür Sorunu ve Bir Toplumun Doğuşu - Ankara Okulu Yayınları Ali Kureyşi'nin Ekin Yayınları'ndan çıkan "Malik bin Nebi'ye Göre Toplumsal Değişim" adlı kitabı ve Fatih Okumuş'un Denge Yayınları'ndan çıkan "Malik bin Nebi: Yirminci Asrın Tanığı" kitabı da Malik bin Nebi'yi yakından tanımak için okunmasında fayda bulunan eserler.