·
Okunma
·
Beğeni
·
106
Gösterim
Adı:
İslam Hümanizmi
Baskı tarihi:
Şubat 2006
Sayfa sayısı:
462
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Klasik İslâm uygarlığının barındırdığı kültürü geniş bir perspektifle ele alan ve şiir, müzik, şarap, aşk, oyun, avlanma, kıyafet, gösteriş, ahlâk, metafizik, bilgi kuramı, tarih anlayışı gibi boyutlarıyla değerlendiren İslâm Hümanizmi, İslâm’ın sıklıkla göz ardı edilen kültürel tarihine eğiliyor. İçerdiği zengin ayrıntılarla önemli bir boşluğu dolduracak olan bu çalışmasında Goodman, Müslüman filozofların antik Yunan mirasıyla karşılaşmalarından doğan zenginliği, İslâm modernitesinin oluşumu-gelişimi açısından ele alarak, İslâm’ın hoşgörülü, çoğulcu, kozmopolit özelliklerini ortaya koyuyor. İslâm hümanizmini, Ortaçağ İslâm uygarlığında ve bu uygarlığın Arap-Müslüman edebiyatı, İslâm ahlâk felsefesi, geniş anlamda İslâm felsefesi ve Arap-Müslüman tarihyazımında arayan Goodman; Miskeveyh, Hemedânî, İbn Sina, İbn Haldun, Farabî, Gazalî ve başka birçok ismin Rönesans’la dünyaya yayılan hümanizmin kökenlerinde yer aldığına dikkat çekiyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
İbn Hazm mistiklerin tinsel olarak yücelttikleri veya yüceltmedikleri erotizmleri yerine dünyevi aşkı teklif etmektedir. Erotik arzularda tinsel bir anlam bulmuş olanlara lbn Hazın doğacı bir seçenek önermektedir. Bu seçenek de kibarlığı, salon adamlığını teşvik ederek aşkı tinselleştirebilir. Ama onun amacı, tinselliği, yüceltilmiş heyecanlardan ve teolojiyi usta teosofların ve şairlerin bu heyecanların kaynağı olarak takdim ettikleri metafizikten, erotik mistisizmin tekçi metafiziğinden uzak tutmaktır. Burada aşk püriten bir duyarlılığa rağmen değil, bu duyarlılıktan ötürü otonomi kazanmaktadır.
Ahlaksal bakımdan duyarlı insan kendi uğramış olduğu hakaretleri en keskin bir biçimde hisseden ve kendi acılarını en dokunaklı bir şekilde dile getiren insan değildir; o, duyarlılıkları en çokyönlü olan ve kendisi de içinde olmak üzere herkesin sevinç ve acılarını bir karşılıklı kabul ve saygı sistemi içinde tasarlama ve ortaya koyma gücüne en çok sahip olan insandır. Benzeri şekilde İslam'ın hiç şüphesiz içlerinden biri olduğu dünya dinlerinin ayırdedici özelliği , onların, mensuplarını sadece doğal kozmosla değil aynı zamanda kendi yaratımlarının -adetleri, ritüelleri, efsaneleri ve anlatılan, hatta yasa koyucu sistemlerinin- içinde bir paya sahip olduğu, ancak tek paya sahip olmadığı toplumsal bir dünyayla da ilişki içine sokmalarıdır. Bir mezhebin ayırdedici özelliği ise onun duyarlılıklarının değil, taleplerinin evrensel olmasıdır.
Mistik İslam şairleri, anlam belirsizliğinin oyunuyla ve duyusal veya söz dinlemeyen başkaldırının kışkırtmasıyla dünyevi büyülenmenin ötesine geçerler. Birçoğu eserlerinin büyük teması olan insani ve ilahi kimliklerin panteist bir biçimde birbirlerine karışmasının ôznel bir karşılığı olarak erotik ve tinsel niyetlerin birbirlerine karışmasını teşvik eder. Onların amacı, vecdin (Tanrı'yla) birleşme anlamına geldiği o sınır tanımayan sarhoşluk halini hatırlatmaktır.
Bugün Müslümanların Farabi'yi okumaları gerekiyorsa, bunun nedeni onun sanki Müslümanlar sadece kendi "dünyaları"ndan kaynaklanan şeyi soruşturabilirlermiş gibi "kendi adamları" olması değildir. Onlar bundan çok Farabi'yi, görünüşte tanıdık deneyim ve kurumlara , hayli eski alışkanlık ve fikirlere ters bir açıdan ışık tutabilecek kadar yabancı bir bakış sağlamasından, hatta tanıdık olana biraz egzotik bir görünüş kazandırmasından ötürü okumalıdırlar. Eleştiri bilincini mümkün kılan budur ve eleştiri bilinci de alışılan ve tanıdık olanı canlı bir şekilde benimsemeyi mümkün kılan şeydir.
Farabi, ortak iyinin hizmetinde olan yasa koyuculuğun filozofun rolünün nihai gerçekleştirilmesi olduğunu düşündüğü için gerçek filozofun bir yasa koyucu olduğunu ileri sürer

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İslam Hümanizmi
Baskı tarihi:
Şubat 2006
Sayfa sayısı:
462
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Klasik İslâm uygarlığının barındırdığı kültürü geniş bir perspektifle ele alan ve şiir, müzik, şarap, aşk, oyun, avlanma, kıyafet, gösteriş, ahlâk, metafizik, bilgi kuramı, tarih anlayışı gibi boyutlarıyla değerlendiren İslâm Hümanizmi, İslâm’ın sıklıkla göz ardı edilen kültürel tarihine eğiliyor. İçerdiği zengin ayrıntılarla önemli bir boşluğu dolduracak olan bu çalışmasında Goodman, Müslüman filozofların antik Yunan mirasıyla karşılaşmalarından doğan zenginliği, İslâm modernitesinin oluşumu-gelişimi açısından ele alarak, İslâm’ın hoşgörülü, çoğulcu, kozmopolit özelliklerini ortaya koyuyor. İslâm hümanizmini, Ortaçağ İslâm uygarlığında ve bu uygarlığın Arap-Müslüman edebiyatı, İslâm ahlâk felsefesi, geniş anlamda İslâm felsefesi ve Arap-Müslüman tarihyazımında arayan Goodman; Miskeveyh, Hemedânî, İbn Sina, İbn Haldun, Farabî, Gazalî ve başka birçok ismin Rönesans’la dünyaya yayılan hümanizmin kökenlerinde yer aldığına dikkat çekiyor.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • ARAL UTKU UÇAR
  • Hasanov

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%100 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0