İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2Corci Zeydan

·
Okunma
·
Beğeni
·
241
Gösterim
Adı:
İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2
Baskı tarihi:
Ocak 2012
Sayfa sayısı:
848
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750509957
Kitabın türü:
Çeviri:
Nejdet Gök
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Lübnanlı Ortodoks bir aileden gelen Corcî Zeydân 19. yüzyılın en önemli İslâm tarihi, dil ve kültürü araştırmacılarından biriydi.

İngilizce, Latince, Fransızca, Almanca, İbranice ve Süryanice bilen Zeydân, tarihin yanı sıra Arap dili ve edebiyatı konusunda da birçok eser verdi. İslâm tarihinin, ağırlıklı olarak da Osmanlı öncesi dönemin ele alındığı bu ünlü eserinde Corcî Zeydân, İslâm uygarlığı ve Arap halkları konusunda hayli zengin bir kaynak sunuyor. Günümüzde klasik bir İslâm uygarlığı tarihi olarak kabul edilen bu kitap, Batı dillerinin yanında, Farsça ve Urducaya da çevrildi. Orjinali beş cilt olan, Türkçesini iki cilt halinde yayımladığımız İslâm Uygarlıkları Tarihi, Oxford Üniversitesi'nden Türkiye'deki ilahiyat fakültelerine kadar, birçok üniversitede bir asra yakın süredir ders kitabı olarak okutulmaktadır. Konya Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Doç. Dr. Nejdet Gök'ün günümüz Türkçesine çevirdiği ve dipnotlarla yayına hazırladığı bu eşsiz eser önemli bir başvuru kaynağı.

"Dr. Nejdet Gök tarafından dipnotlar ve bir girişle zenginleştirilerek dilimize kazandırılan bu önemli kitaba Türk okurlarının büyük ihtiyacı olduğu kanaatindeyim. Özellikle Arap dünyasında standart bir kitap olarak kabul edilen bu klasik eserin yayımı, önemli bir kültür hizmeti olmanın yanında, Türk bilim çevresinde büyük bir boşluğu dolduracak, İslâm tarihi ve uygarlığı ile ilgili çalışmalara da bir zenginlik kazandıracaktır."
Prof. Dr. Halil İnalcık
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kadınların hak ve hukukları hangi toplumda çiğnenir ise, o ülkede diğer hak ve hukuk da çiğneniyor demektir. Kadınlara yapılan zulümle orantılı olarak toplumda zulüm ve adaletsizlik ortaya çıkar.
lşte avam takımı her zaman ve mekanda böyledir. İktidar peşinde koşanlar hiçbir zaman avamın desteğinden kendilerini müstağni göremezler. Kaldı ki görmemelidirler. Çünkü halkın büyük çoğunluğu avamdan oluşur. Vergiler ve asker avamdan alınır. Avam sınıfının sevgi ve güvenini kim kazanabilirse avam onu derhal omuzlarına alıp, iktidara çıkarır. Dünyada din ve dini hisler kadar halkın gönlünü ve kalbini cezbeden başka hiçbir kuvvet yoktur. Bu yüzden siyaset ve diyanet bir arada toplanırsa iktidarın vasıtaları da bir araya getirilmiş olur. En fazla zeka ve deha sahibi olan kişi, avamı takvası ile en fazla memnun edebilen kimsedir, hakimiyet ve iktidarı ele geçiren de odur.
Halbuki avam takımının çoğu, isminden başka dinden de pek bir şey anlamazdı. Birinden kendi inancı hakkında sual sorulsa, doğru cevap vermekten acizdir. Bunun dışında avam, genellikle dar gelirli, sınırlı şeylerle yaşamayı bilen, derin konu ve sorunlarla çok ilgilenmeyen, kafasını bu tür işlerle çok meşgul etmeyen insanlardır.
Türkler özellikle bedeni güç, kahramanlık ve cesaret, ok atmadaki ustalık, at üzerindeki hünerleri ve sıkıntı ve meşakkate sabır gösterme açısından diğer milletlerden üstün bir konumdaydı. Bilim ve maarifle, özellikle felsefe ve tabii bilimlerle meşgul olmaya neredeyse hiç önem vermezlerdi.İslam medeniyeti devirlerinde Türklerden bilim, eğitim ve öğretimle meşgul olanlar çok nadirdi. Hatta bu halleri halk arasında çok iyi bilindiği için bir Türk'ün tabii bilimlerle meşgul olmasına şaşılırdı. Örneğin ünlü tarihçi lbnü'l-Esir, Rum Selçuklularının atası olan Kutalmış'ın ilm-i nücümdan (astronomi) haberdar olduğunu zikrederken, "Hayret edilecek şeydir ki bu Kutalmış Türk olduğu halde ilm-i nücümu öğrenmiş, gerek bunda, gerek diğer bilimlerde maharet sahibi olmuştu," diyor.
Irak valisi Abdullah bin Amir'in huzurunda bir Arapla bir mevla muhakeme olunuyordu. Mevali, Arap'a, "Allah senin gibilerini içimizde çoğaltmasın! " bedduasında bulundu. Arap ise mevaliye: "Allah senin gibileri içimizde çoğaltsın," duasıyla karşılık verdi. Bunun üzerine Arap'a, "O sana beddua ediyor, sen ona hayır duasında bulunuyorsun, bu nasıl olur?" diye sordular. Arap, "Evet hayır duasında bulunuyorum. Çünkü onlar yollarımızı yaparlar, ayakkabılarımızı dikerler, bize elbise dokurlar" cevabını verdi.
Emevi meliklerinden Süleyman bin Abdülmelik, askerlerinden birinin şarkı söylediğini işitince yanına çağırtarak söylediği şarkıyı tekrar etmesini emreder. Asker hükümdarın hoşuna gittiğini düşünerek şarkıyı büyük bir dikkatle tekrar edince hükümdar, "Ne kadar etkileyici bir müzik, bunu bir kadın işitse kendini engelleyebilir mi?" diyerek askeri hadım ettirir.
Ebu Müslim Horasani'yi bulunca, sert karakteri ile beraber onun zeka ve dehasını görmüş, onu bütün nakip ve serdarlara kumandan tayin etmiş, aşağıdaki emirleri
göndermişti. Bu emirler Abbasilerin hakimiyeti temin için tatbik ettikleri siyaset felsefesi ve metodunun temel taşını oluşturmuştur: "Sen bizim hanedanımızdan bir adamsın. Tavsiyelerime dikkat el. Şu Yemenlilere ehemmiyet ver. Cenab-ı Hak bu işi bunlar
ile muvaffak edecektir. Rabia'yı onlara karşı suçlayıcı tut. Mudar'a gelince, bunlar ikametgahlan bize en yakın olan düşmanlardandır. Her kimin sadakatinden şüphe edersen onu idam et. Horasan'da Arapça konuşur adam bırakmama pahasına da olsa hiç tereddüt etmeyerek bu hususta her şeyi yap. Beşkarış boya ulaşan herhangi bir oğlanın bize sadakatinden emin olmazsan onu da hemen idam et. . . "

Ebu Müslim Horasani, İbrahim lmam'ın yanından çıktığı zaman işte bu emirleri almış bulunuyordu. Her mevkide bu emirlere uygun hareket ederek, Abbasilere sadakatinden şüphe ettiği kimseleri acımadan idam ediyordu. Ebu Müslim'in -savaş kayıpları dışında- birkaç sene zarfında yalnız bu amaçla idam ettiği insanların sayısı 600.000'e ulaşmıştı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2
Baskı tarihi:
Ocak 2012
Sayfa sayısı:
848
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750509957
Kitabın türü:
Çeviri:
Nejdet Gök
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Lübnanlı Ortodoks bir aileden gelen Corcî Zeydân 19. yüzyılın en önemli İslâm tarihi, dil ve kültürü araştırmacılarından biriydi.

İngilizce, Latince, Fransızca, Almanca, İbranice ve Süryanice bilen Zeydân, tarihin yanı sıra Arap dili ve edebiyatı konusunda da birçok eser verdi. İslâm tarihinin, ağırlıklı olarak da Osmanlı öncesi dönemin ele alındığı bu ünlü eserinde Corcî Zeydân, İslâm uygarlığı ve Arap halkları konusunda hayli zengin bir kaynak sunuyor. Günümüzde klasik bir İslâm uygarlığı tarihi olarak kabul edilen bu kitap, Batı dillerinin yanında, Farsça ve Urducaya da çevrildi. Orjinali beş cilt olan, Türkçesini iki cilt halinde yayımladığımız İslâm Uygarlıkları Tarihi, Oxford Üniversitesi'nden Türkiye'deki ilahiyat fakültelerine kadar, birçok üniversitede bir asra yakın süredir ders kitabı olarak okutulmaktadır. Konya Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Doç. Dr. Nejdet Gök'ün günümüz Türkçesine çevirdiği ve dipnotlarla yayına hazırladığı bu eşsiz eser önemli bir başvuru kaynağı.

"Dr. Nejdet Gök tarafından dipnotlar ve bir girişle zenginleştirilerek dilimize kazandırılan bu önemli kitaba Türk okurlarının büyük ihtiyacı olduğu kanaatindeyim. Özellikle Arap dünyasında standart bir kitap olarak kabul edilen bu klasik eserin yayımı, önemli bir kültür hizmeti olmanın yanında, Türk bilim çevresinde büyük bir boşluğu dolduracak, İslâm tarihi ve uygarlığı ile ilgili çalışmalara da bir zenginlik kazandıracaktır."
Prof. Dr. Halil İnalcık

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Battuta
  • Feramerz
  • Aherin
  • Edigey
  • Emre Ö.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0