İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2

10,0/10  (1 Oy) · 
6 okunma  · 
2 beğeni  · 
233 gösterim
Lübnanlı Ortodoks bir aileden gelen Corcî Zeydân 19. yüzyılın en önemli İslâm tarihi, dil ve kültürü araştırmacılarından biriydi.

İngilizce, Latince, Fransızca, Almanca, İbranice ve Süryanice bilen Zeydân, tarihin yanı sıra Arap dili ve edebiyatı konusunda da birçok eser verdi. İslâm tarihinin, ağırlıklı olarak da Osmanlı öncesi dönemin ele alındığı bu ünlü eserinde Corcî Zeydân, İslâm uygarlığı ve Arap halkları konusunda hayli zengin bir kaynak sunuyor. Günümüzde klasik bir İslâm uygarlığı tarihi olarak kabul edilen bu kitap, Batı dillerinin yanında, Farsça ve Urducaya da çevrildi. Orjinali beş cilt olan, Türkçesini iki cilt halinde yayımladığımız İslâm Uygarlıkları Tarihi, Oxford Üniversitesi'nden Türkiye'deki ilahiyat fakültelerine kadar, birçok üniversitede bir asra yakın süredir ders kitabı olarak okutulmaktadır. Konya Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Doç. Dr. Nejdet Gök'ün günümüz Türkçesine çevirdiği ve dipnotlarla yayına hazırladığı bu eşsiz eser önemli bir başvuru kaynağı.

"Dr. Nejdet Gök tarafından dipnotlar ve bir girişle zenginleştirilerek dilimize kazandırılan bu önemli kitaba Türk okurlarının büyük ihtiyacı olduğu kanaatindeyim. Özellikle Arap dünyasında standart bir kitap olarak kabul edilen bu klasik eserin yayımı, önemli bir kültür hizmeti olmanın yanında, Türk bilim çevresinde büyük bir boşluğu dolduracak, İslâm tarihi ve uygarlığı ile ilgili çalışmalara da bir zenginlik kazandıracaktır."
Prof. Dr. Halil İnalcık
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2012
  • Sayfa Sayısı:
    848
  • ISBN:
    9789750509957
  • Çeviri:
    Nejdet Gök
  • Yayınevi:
    İletişim Yayıncılık
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 16 Alıntı

Emre Ö. 
05 Tem 2017 · 10/10 puan

Kadınların hak ve hukukları hangi toplumda çiğnenir ise, o ülkede diğer hak ve hukuk da çiğneniyor demektir. Kadınlara yapılan zulümle orantılı olarak toplumda zulüm ve adaletsizlik ortaya çıkar.

İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 666 - iletişim)İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 666 - iletişim)
Emre Ö. 
 05 Tem 2017 · 10/10 puan

Avam
lşte avam takımı her zaman ve mekanda böyledir. İktidar peşinde koşanlar hiçbir zaman avamın desteğinden kendilerini müstağni göremezler. Kaldı ki görmemelidirler. Çünkü halkın büyük çoğunluğu avamdan oluşur. Vergiler ve asker avamdan alınır. Avam sınıfının sevgi ve güvenini kim kazanabilirse avam onu derhal omuzlarına alıp, iktidara çıkarır. Dünyada din ve dini hisler kadar halkın gönlünü ve kalbini cezbeden başka hiçbir kuvvet yoktur. Bu yüzden siyaset ve diyanet bir arada toplanırsa iktidarın vasıtaları da bir araya getirilmiş olur. En fazla zeka ve deha sahibi olan kişi, avamı takvası ile en fazla memnun edebilen kimsedir, hakimiyet ve iktidarı ele geçiren de odur.

İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 617 - iletişim)İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 617 - iletişim)
Emre Ö. 
05 Tem 2017 · 10/10 puan

Halbuki avam takımının çoğu, isminden başka dinden de pek bir şey anlamazdı. Birinden kendi inancı hakkında sual sorulsa, doğru cevap vermekten acizdir. Bunun dışında avam, genellikle dar gelirli, sınırlı şeylerle yaşamayı bilen, derin konu ve sorunlarla çok ilgilenmeyen, kafasını bu tür işlerle çok meşgul etmeyen insanlardır.

İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 615 - iletişim)İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 615 - iletişim)
Emre Ö. 
03 Tem 2017 · 10/10 puan

türkler ve bilim
Türkler özellikle bedeni güç, kahramanlık ve cesaret, ok atmadaki ustalık, at üzerindeki hünerleri ve sıkıntı ve meşakkate sabır gösterme açısından diğer milletlerden üstün bir konumdaydı. Bilim ve maarifle, özellikle felsefe ve tabii bilimlerle meşgul olmaya neredeyse hiç önem vermezlerdi.İslam medeniyeti devirlerinde Türklerden bilim, eğitim ve öğretimle meşgul olanlar çok nadirdi. Hatta bu halleri halk arasında çok iyi bilindiği için bir Türk'ün tabii bilimlerle meşgul olmasına şaşılırdı. Örneğin ünlü tarihçi lbnü'l-Esir, Rum Selçuklularının atası olan Kutalmış'ın ilm-i nücümdan (astronomi) haberdar olduğunu zikrederken, "Hayret edilecek şeydir ki bu Kutalmış Türk olduğu halde ilm-i nücümu öğrenmiş, gerek bunda, gerek diğer bilimlerde maharet sahibi olmuştu," diyor.

İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 464 - iletişim)İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 464 - iletişim)
Emre Ö. 
02 Tem 2017 · 10/10 puan

Irak valisi Abdullah bin Amir'in huzurunda bir Arapla bir mevla muhakeme olunuyordu. Mevali, Arap'a, "Allah senin gibilerini içimizde çoğaltmasın! " bedduasında bulundu. Arap ise mevaliye: "Allah senin gibileri içimizde çoğaltsın," duasıyla karşılık verdi. Bunun üzerine Arap'a, "O sana beddua ediyor, sen ona hayır duasında bulunuyorsun, bu nasıl olur?" diye sordular. Arap, "Evet hayır duasında bulunuyorum. Çünkü onlar yollarımızı yaparlar, ayakkabılarımızı dikerler, bize elbise dokurlar" cevabını verdi.

İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 301 - iletişim)İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 301 - iletişim)
Emre Ö. 
02 Tem 2017 · 10/10 puan

Ebu Müslim Horasani'yi bulunca, sert karakteri ile beraber onun zeka ve dehasını görmüş, onu bütün nakip ve serdarlara kumandan tayin etmiş, aşağıdaki emirleri
göndermişti. Bu emirler Abbasilerin hakimiyeti temin için tatbik ettikleri siyaset felsefesi ve metodunun temel taşını oluşturmuştur: "Sen bizim hanedanımızdan bir adamsın. Tavsiyelerime dikkat el. Şu Yemenlilere ehemmiyet ver. Cenab-ı Hak bu işi bunlar
ile muvaffak edecektir. Rabia'yı onlara karşı suçlayıcı tut. Mudar'a gelince, bunlar ikametgahlan bize en yakın olan düşmanlardandır. Her kimin sadakatinden şüphe edersen onu idam et. Horasan'da Arapça konuşur adam bırakmama pahasına da olsa hiç tereddüt etmeyerek bu hususta her şeyi yap. Beşkarış boya ulaşan herhangi bir oğlanın bize sadakatinden emin olmazsan onu da hemen idam et. . . "

Ebu Müslim Horasani, İbrahim lmam'ın yanından çıktığı zaman işte bu emirleri almış bulunuyordu. Her mevkide bu emirlere uygun hareket ederek, Abbasilere sadakatinden şüphe ettiği kimseleri acımadan idam ediyordu. Ebu Müslim'in -savaş kayıpları dışında- birkaç sene zarfında yalnız bu amaçla idam ettiği insanların sayısı 600.000'e ulaşmıştı.

İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 391 - iletişim)İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 391 - iletişim)
Emre Ö. 
04 Tem 2017 · 10/10 puan

Emevi meliklerinden Süleyman bin Abdülmelik, askerlerinden birinin şarkı söylediğini işitince yanına çağırtarak söylediği şarkıyı tekrar etmesini emreder. Asker hükümdarın hoşuna gittiğini düşünerek şarkıyı büyük bir dikkatle tekrar edince hükümdar, "Ne kadar etkileyici bir müzik, bunu bir kadın işitse kendini engelleyebilir mi?" diyerek askeri hadım ettirir.

İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 595 - iletişim)İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 595 - iletişim)
Emre Ö. 
02 Tem 2017 · 10/10 puan

Araplar mevaliyi künyeleriyle de çağırmazlardı. Yalnız isim ve lakaplarıyla çağırırlardı. Mevali ile aynı sırada yürümezlerdi. Toplulukla mevali Arapların önüne geçemezdi. Onlar bir yerde yemeğe otururlarsa mevali ayakta dururdu. Mevaliden birini yaşına hürmeten beraberce sofraya alırlarsa, dışarıdan bakanlar tarafından Arap olmadığı anlaşılsın diye onu ekmekçinin geleceği tarafta oturturlardı. Bir cenazede Araplardan biri olursa cenaze namazını mevaliye kıldırtmazlardı.
Yukarıda görüldüğü üzere Araplar kendileri dışındaki milletlere "hamra" adını verirlerdi. Büyük ihtimalle bununla mevaliyi kastederlerdi. Onlar kendilerini Arap olmayanların
efendileri saydıkları gibi, kendilerinin efendilik, diğerlerinin de hizmetçilik için yaratıldığını kabul ederlerdi.

İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 300 - iletişim)İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 300 - iletişim)
Emre Ö. 
 05 Tem 2017 · 10/10 puan

Kız Çocuklarının Öldürülmesi (Ve'd)
Cahiliye Devri'nde bazı kimselerin kıskançlığı çok ileri gitmişti.Hatta büyüyünce hoşlanmayacakları bir fiili işler endişesiyle kız çocuklarını pek küçükken öldürmeye yahut diri diri gömmeye başlamışlardı. Bununla beraber "ve'd" denilen bu evlat katilliği Arap kabileleri arasında genel bir adet değildi.Bu adet tslamiyet'in zuhurundan kısa süre önce Beni Temim kabilesinin bazı fertleri arasında ortaya çıkmıştı. Bu kabile Hire emiri Numan'a her yıl belli bir vergi vermek zorundaydı.Bir yıl vergilerini ödemeyince, Numan da kabilenin üzerine asker sevk etmiş, hayvanlarını zaptedip, kadınlarını esir almıştı. Bu duruma çok üzülen kabile fertleri Numan'a özel bir heyet göndererek, ondan gasp ettiği mallar, hayvanlar ve kadınların iadesini talep ederler. Ancak taleplerine olumsuz karşılık alırlar. Bunun üzerine, "bari kadınlarımızı veriniz! " derler. Numan, "bunun kararını kendilerine bırakıyorum. İsteyen döner" der. Esirlere, "ana babasına geri dönmek isteyen kadınlar geri gidebilirler, sahiplerinin yanında kalmak isteyenler ise sahipleriyle kalabilirler" diye ilan ettirir. Bütün kadınlar ebeveynlerinin yanına dönmeyi tercih eder. Yalnız Kays bin Asım'ın kızı, Amr adında birini sevdiği için sevdiğinin yanında kalmayı tercih eder. Bunun üzerine pederi Kays küplere biner, bir daha kız çocuğu olursa onu katletmeye yemin eder. Büyük ihtimalle onun başlattığı bu çirkin eylem, akrabası veya kabilesinden bazıları tarafından bir gelenek haline getirilmiştir.

Bunun dışında bazı Araplar aşın kıskançlık ve ırza düşkünlükten dolayı kızlarını evlendirmekten kaçınırlardı. Bu tip adamların en ünlüsü olan Zeval Advani dört kızını da tüm arzularına rağmen evlendirmemişti. Kız çocuklarını öldürme akla ve ana-babalık duygularına tamamen ters bir adet olduğundan, Araplar arasında uzun süre devam etmemiş, önce öldürülmesi istenilen çocuklarının belli bir fidye ile kurtulmaları adeti gelmiş, İslamiyet'in zuhuruyla da bu korkunç adet tamamen ortadan kalkmıştır.

İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 626 - iletişim)İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 626 - iletişim)
Emre Ö. 
02 Tem 2017 · 10/10 puan

Bazı durumlarda öldürmek istedikleri adanılan katletmeden önce işkence yapmaktan çekinmezlerdi. İhtimal ki bu tür işkenceler Haccac tarafından düşmanlarını korkutmak ve yıldırmak amacıyla yapılıyordu. Bu zalim vali bu yolda oldukça vahşi icraatlarda bulunmuştu. Örneğin Acem kamışını getirip yardırır, işkence ederek öldürmek istediği adamı çırılçıplak bu kamışlara bağlardı. Sonra o kamışları birer birer çektirerek adamın
vücudunu parçalardı. Daha sonra adamın üzerine sirke ve tuz döktürerek korkunç acılar içinde yaşamına son verdirirdi.
Haccac, Emevilere isyan eden lbn Eş'as ile beraber kendisine karşı savaşan bazı adamları başkalarına ibret olması için bu feci yöntemle işkence ederek idam etmişti. Ancak bu derece işkence gören Hariciler de düşmanlarından ele geçirdiklerinden intikam almak için aynı vahşi eylemleri yapmaktan geri kalmazlardı. Hatta bazen masum çocukları bile misilleme yapmak veya korkutmak maksadıyla kaynayan kazanlara atarak telef ederlerdi.

İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 345 - iletişim)İslam Uygarlıkları Tarihi Cilt 2, Corci Zeydan (Sayfa 345 - iletişim)
2 /