Öncelikle kitabın konusundan bahsedeyim. İleri yıllarda Tayland’da geçen kitabımız halk arasında eşitsizliği kabul etmeyip buna baş kaldıran gençlerimizi ele alıyor. Halk you (yuv) ve mei (mey) olarak ikiye ayrılmışlar. Yoular teknolojinin her şeyinden yararlanabilen, refah seviyesi yüksek, şımarık çocukları olan taraf. Hava kirliliğinden, çevre kirliliğinden bir haberler çünkü Jin denen adamın ürettiği kostümleri alma paraları var. Bu kostümlerde düşünebildiğiniz her şey var. Hava temizleyici, vücut ısısı düzenleyici, komut vererek bir şeyleri açıp kapatmak gibi bir sürü özelliği olan kostümler. Meiler ise fakir, sokaklarda dilenen, hastalıklardan dolayı en fazla 40 yaşına kadar yaşayabilen taraf. Yani kısaca zenginler çok zengin fakirler çok fakir, orta kısım yok. Günümüz dünyası gibi sadece biraz daha teknolojik. İşte başta da söylediğim gibi bir grup genç bu duruma artık kayıtsız kalamıyor ve bu düzeni artık yıkmak için harekete geçiyorlar.
Son 15 sayfaya kadar çok güzel gidiyordu. Sanki bir film izliyormuşum gibi hissediyorum. Planlar, planların işlenmesi, planlar işlenirken yaşanan heyecanlar hepsi çok güzeldi. Kitapta kapitalizm gerçeği böyle tokat gibi yüze çarpıyor. Zenginlerin her şeyi para karşılığında alabileceğini düşünmesi ama fakirleri asla düşünmemeleri. Neden çünkü yılan onlara dokunmuyor. Kostümleri havayı temizleyip onların temiz hava solumalarını sağlar fakat fakirler hastalıktan kırılır. Aynı şu anki dünya gibi bir çantaya, kıyafete veya bir tokaya inanılmaz paralar verilir ama Afrika’ya gitmeye gerek yok o mağazanın ara sokağında biri açlıktan ölür. Dünya böyledir, adaletsiz.
Karakterler güzeldi ama erkek başkarakterimize fazla ısınamadım hele sonda yaptığı şeyden sonra soğudum yani. Yani o kadar saçma şeyler oldu ki spoiler olur diye