İtalya'da İşçi Konseyleri DeneyimiAntonio Gramsci

·
Okunma
·
Beğeni
·
27
Gösterim
Adı:
İtalya'da İşçi Konseyleri Deneyimi
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
206
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753440158
Çeviri:
Yusuf Alp
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Belge Yayınları
1920 yılı Mart'ında Torino'da oluşan fabrika konseylerini dağıtmak amacıyla, işverenlerin lokavta gitmesi, dünya çapında en önemli işçi komiteleri ve konseyleri deneyimlerinden birinin gelişmesine yolaçtı. Deneyimin önderliğini yapan Torinolu sosyalistler arasında, Antonio Gramsci en göze çarpan kuramcı idi. Lokavtı bütün Piemonte bölgesini kucaklayan bir genel grev izlemişti. Ağustos ayında Milano'da ilan edilen lokavt ise, fabrika işgalleri ile yanıtlandı. Fabrikalar işçi komitelerinin denetimi altında üretime devam ettiler. Aynı dönemde İtalya'da köylülerin toprak işgalleri de yaygınlaştı. Gramsci'nin o günlerde sıcağı sıcağına yazdığı makaleler, sosyalist demokrasi, işçi konseyleri, katılım tartışmaları bakımından hala güncelliğini korumakta, ilginç ve önemli bir deneyime ışık tutmakta.
Antonio Gramsci bu eserinde neden Batıdaki Marksizmi böylesine derinden etkilediğini daha iyi anlıyorsunuz. Gramsci çok basit bir şey soruyor. Devleti nasıl ele geçirebiliriz ? Marksizmin başından beri kanlımı kansız mı ? gibi sorularını aydınlatıcı açıklamalar ile kendi sorusuna cevap veriyor. Ve diyor ki; İşçi demokrasisini kurmak için sendikalaşacağız ve fabrikaları ele geçireceğiz. Daha sonra ise Proleter diktatörlüğü ilan edeceğiz. Bu önergelere dayanarak İtalya'da yaşadığı deneyimleri özellikle İtalya İşçi konseylerini ulusal bir harekete nasıl dönüştüreceğini Leninist yöntemle komünist bir İtalyanın mümkün olabileceğini savundu. Peki başarılı olabildi mi ?
En zeki faşistler, örneğin Mussolini gibileri, sınıflar üstü ideolojilerinin üretimde işlevi olmadığından, toplumsal antagonizmaların da bilincinde olmayan küçük burjuva katmanın ötesinde bir yaygınlığa kavuşamayacağını ilk anlayanlar'dandır. Mussolini, işçi sınıfının kendi devrimci bilincini hiçbir zaman yitirmeyeceğine inanmıştır ve asgari bir örgütlenme derecesine izin vermenin gerekli olduğuna inanmaktadır.
İşçi kitleler tarafından fabrikaların işgal edilmesi en büyük öneme sahip tarihsel bir olaydır; sınıf savaşının ve devrimci gelişmenin zorunlu bir evresidir; ne var ki , bu olayın anlamını ve kapsamını kesin bir biçimde saptamak ve ondan kitlelerin siyasal bakımdan yükselmesine ve devrimci ruhun güçlenmesine yararlı olan tüm öğeleri çıkarmak gerekir.
Toplumu, mülk sahibi sınıfların çılgın ve kudurmuş güçlerinin sürüklediği ekonomik yıkım ve barbarlık uçurumuna düşmekten yalnızca işçi sınıfı kurtarabilir. İşçi sınıfı bunu, kendisini yönetici sınıf olarak örgütleyerek, siyasal alanda kendi diktatörlüğünü zorla kabul ettirerek yapabilir.
İşçiler «kendi» Örgütlerinin, bütün olarak, kendi
yapısı ve karmaşık işleyişi içinde bulunduktan halde,
devrimci sınıf olarak tarihsel görevinin bilincine
varmış kitleye yabancı kalan, kendine özgü yasalara
uyacak kadar büyük bir aygıt halini aldığını hissetmekteler.
İradelerinin, kendi kurumlarında şimdi
varolan hiyerarşiler aracılığıyla, açık ve kesin biçimde
kendini dile getiremediğini hissetmekteler. Kendi
evlerinde bile, harcına kanlarını ve gözyaşlarını kattıkları,
sabırla, sebatla çalışarak yaptıkları evde bile,
makinanın insanı ezdiğini, bürokratizmin yaratıcı ruhu
kısırlaştırdığını, boş ve yavan amatörlüğün proleter
kitlelerin psikolojisinin hiçbir şekilde anlaşılamamasını ve sınai üretimin gereklerine (ihtiyaçlarına)
ilişkin kesin bir öğreti yokluğunu boşu boşuna
gizlemeye çalıştığını hissetmekteler.
Fabrika Konseyi proleter devletin modelidir. Proleter
devletin örgütlenmesinin doğasında bulunan tüm
sorunlar Konseyin Örgütlenmesinin doğasında da bulunur.
Her iki Örgütlenmede de, yurttaş nosyonu değerini
yitirir; yerini yoldaş nosyonu alır; iyi ve yararlı
biçimde üretmek için işbirliği içinde olmak dayanışmayı
geliştirir, kardeşlik ve sevgi bağlarını çoğaltır.
Herkesin varlığı vazgeçilmezdir (elzemdir), herkes
mevzisinin başındadır, ve herkesin de bir görevi
ve bir mevkisi vardır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İtalya'da İşçi Konseyleri Deneyimi
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
206
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753440158
Çeviri:
Yusuf Alp
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Belge Yayınları
1920 yılı Mart'ında Torino'da oluşan fabrika konseylerini dağıtmak amacıyla, işverenlerin lokavta gitmesi, dünya çapında en önemli işçi komiteleri ve konseyleri deneyimlerinden birinin gelişmesine yolaçtı. Deneyimin önderliğini yapan Torinolu sosyalistler arasında, Antonio Gramsci en göze çarpan kuramcı idi. Lokavtı bütün Piemonte bölgesini kucaklayan bir genel grev izlemişti. Ağustos ayında Milano'da ilan edilen lokavt ise, fabrika işgalleri ile yanıtlandı. Fabrikalar işçi komitelerinin denetimi altında üretime devam ettiler. Aynı dönemde İtalya'da köylülerin toprak işgalleri de yaygınlaştı. Gramsci'nin o günlerde sıcağı sıcağına yazdığı makaleler, sosyalist demokrasi, işçi konseyleri, katılım tartışmaları bakımından hala güncelliğini korumakta, ilginç ve önemli bir deneyime ışık tutmakta.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Erim Asya

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0