Bazı kitaplar vardır sadece bitirmek için okursun ve bitirdiğinde okuduğun çoğu şey aklından uçup gitmiştir. Tam anlamıyla benim için böyle bir okuma oldu.
Giovanni Verga fazlasıyla karamsar, çirkin, kötü karakterler yazmış hikayelerinde. Öne çıkan daha çok yoksulluk, sıtma, eşini aldatan insanlar, cinayet işeyen insanlar... kısacası aklınıza gelebilecek kötü detaylar mevcut. Kitabın en sevdiğim kısmı çevirmenin takdimiydi çünkü bir nebze de olsa yazarı anlamaya çalıştığım bir yerdi orası. Onun dışında aklımda kalan birkaç hikaye var tabi ancak onlar da fazlasıyla hüzünlü bitti...
Kara EkmekGiovanni Verga · Dergah Yayınları · 20243 okunma
Tamamen zaman kaybı. Belki bir yerden sonra akıcı olur diye okumaya devam ettim fakat tekrar eden metinler çok fazla yazarın kalemi o kadar sıkıcı ve karamsar ki zor bitirdim.
İtalyan yazar (Catania 1840 - ay. y. 1922). ikinci dereceden soylu bir ailede dünyaya gelen Verga gazeteciliğe ve edebiyata atılmak üzere hukuk öğrenimini kısa sürede bıraktı. 1865’te Floransa’ya yaptığı ilk yolculuktan sonra, 1869’dan 1871'e kadar yeniden oraya yerleşti ve Francesco Dall Ongaro ile "toplumsal romantizm"in övüldüğü çevrelere yakın oldu. Yoksul bir öğrenciyle bir kontesin aşklannı anlatan Una Peccatrice'den (1866) sonra, zorla manastıra kapatılan genç bir sicilyalı kızın mektup tarzındaki güncesini konu alan Storia di una Capinera (1870), ona Milano’nun en parlak salonlarının kapılarını açan bir başarı kazandırdı ve Verga 1872'de Milano'ya yerleşti. Eva (1873), Tigre reale (1875) ve Erostaki (1875) Dumas ve Eugöne Sue çizgisindeki duygusallığı, sosyete tefrikacısı ününü daha da sağlamlaştırdı, ilk verismocu öyküsü olan Nedda (kahramanı, zeytin toplayarak geçinen sicilyalı bir köylü kadındır), 1874’te yazılmıştır; Malavoglia"nın ilk taslağı olan Padron ’Ntoni ise 1875 tarihlidir. Verga, 1878'den başlayarak i Vinti adlı kapsamlı bir roman dizisinin taslağını yaptı, ancak yalnızca iki cildini yazabildi: Malavoglia (1881) ve Mast- ro Don Gesualdo (1889); dizinin, la Duchessa di Leyra adını taşıyan üçüncü cildi tamamlanmamıştır. Bu iki roman, eleştirmenler tarafından Bronte kardeşlerin, Manzoni'nin ve Balzac'ın başyapıtlarıyla karşılaştırılmıştır. Verga'nın Cavalleria Rus- Ucana adlı hikâyesinin Mascagni tarafından yapılan lirik bestesinin (1890) kazandığı başarıdan dolayı Verga adı, kimi zaman verismo ile özdeşleştirilmiştir. Ancak bu iki romanın özgünlüğü verismo’ nun halkçı ve bölgeci sınırlarını fazlasıyla aşmaktadır.