Adı:
Karacaoğlan
Baskı tarihi:
Ocak 1995
Sayfa sayısı:
145
ISBN:
9789753631715
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Türk dilinin Anadolu' da yetkin bir şiir dili olarak yerleşmesine önemli katkısı olmuş, Divan edebiyatının halk edebiyatını çok etkilediği bir dönemde, bu etkinin izlerini hiç taşımayan, benzersiz aşk şiirleri yazmış büyük bir halk şairi...
Anadolu insanının gönülden benimsediği, efsaneleştirdiği, söylediği şiirlerle yetinmeyip adına şiirler söylediği bir gönül adamı...
Deneme yazarı- eleştirmen Memet Fuat, Karacaoğlan'ın yaşamını, şiirlerini ve adının çevresindeki söylence halesini ayrıntılarıyla ele alıyor, irdeliyor ve Türkçe' nin bu büyük şairini, çağdaş bir bakışın ışığı altında sunuyor.
Doğduğu yer gibi öldüğü yer de belli olmayan Karacaoğlan halkımızın benimsediği, varlığında eridiği ozanlardandır. Saz şairlerinin edebiyatı sözlü bir edebiyattır. Şiirlerini ellerine kâğıt kalem alıp yazmazlar. Ozan o an içinde doğan duyguları, düşünceleri söyler. Karacaoğlan da bir saz şairidir. Şiirlerini irticalen söylemiştir.

Karacaoğlan’ın dili onun 17. yüzyılda yaşadığına dair kanıtlar göstermiştir. Çünkü daha önceki yüzyıllarda yaşamış ozanların kullandığı sözcükler onun şiirlerinde yok. Aruzu hiç kullanmamış ve şiirlerinin bulunduğu cönklerin hiçbiri 17. yüzyıldan eskiye de gitmemiştir.

Bir ara Karacaoğlan’ın 16. yüzyılda yaşadığı öne sürülmüş ama sonra 16. yüzyılda yaşamış başka bir Karacaoğlan’ın varlığı ortaya çıkmıştır.

Karacaoğlan şiirlerinde yaşadığı toplumu yansıtmamış. Bir ozan olarak o korkunç çağdan etkilenmemiş. Anadolu halkının çektiklerinden söz etmemiş. En ilginç yanı da ahlâk anlayışıdır. Şiirleri açık saçık sözlerle doludur.

“Bir sofra isterim kimse sevmedik
Bir yayla isterim kimse konmadık
Bir güzel isterim yad el değmedik
Ellenmiş de bellenmişi n’ideyim”

Kitap, her şiirin sözlüğünü yanına koymuş. Bu yüzden kimi sözcükler kitap boyunca tekrar tekrar açıklanıyor. Bunu, okurları şiirden uzaklaştırmamak, kitaptan yararlanmayı kolaylaştırmak için yapıldığı belirtilmiş. Benim de takdir ettiğim bir fikir.

https://youtu.be/2e61blBVNc8
Ben güzele güzel demem
Güzel benim olmayınca
Muhannetin kahrın çekmem
Gel deyip de gelmeyince

muhannet: alçak.
Yörü bire yalan dünya
Sana konan göçer bir gün
İnsan bir ekin misali
Seni eken biçer bir gün
Yol üstünde kazmasınlar mezarım
Yâr gelip geçtikçe yanıp durmasın
Hörü kızlarından var mı soyunda
Kız nazarım kaldı usul boyunda
Kadir gecesinde bayram ayında
Üstüne gölg’olan dallar öğünsün

hörü: huri, cennetteki güzel kızlar.
gölg’olan: gölge olan.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karacaoğlan
Baskı tarihi:
Ocak 1995
Sayfa sayısı:
145
ISBN:
9789753631715
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Türk dilinin Anadolu' da yetkin bir şiir dili olarak yerleşmesine önemli katkısı olmuş, Divan edebiyatının halk edebiyatını çok etkilediği bir dönemde, bu etkinin izlerini hiç taşımayan, benzersiz aşk şiirleri yazmış büyük bir halk şairi...
Anadolu insanının gönülden benimsediği, efsaneleştirdiği, söylediği şiirlerle yetinmeyip adına şiirler söylediği bir gönül adamı...
Deneme yazarı- eleştirmen Memet Fuat, Karacaoğlan'ın yaşamını, şiirlerini ve adının çevresindeki söylence halesini ayrıntılarıyla ele alıyor, irdeliyor ve Türkçe' nin bu büyük şairini, çağdaş bir bakışın ışığı altında sunuyor.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Mine yetkiner
  • eskimolardan kim kaldı?

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0