Modern Türkiye'de Siyasi Düşünce - 2

Kemalizm

Tanıl Bora
Tahmini Okuma Süresi:
19 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı:
688
Basım Tarihi:
Aralık 2021
İlk Yayın Tarihi:
2001
Yayınevi:
İletişim Yayınları
ISBN:
9789750500053
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Ciltli

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi
"Uçurum kenarında yıkık bir ülke. Türlü düşmanlarla kanlı vuruşmalar. Yıllarca süren savaş..." Ülkemizin Trablusgarp Savaşı'na girmesi ile başlayan süreç 10 sene boyunca durmaksızın savaşa, Balkanlar'da soykırıma uğramamız, atılmamız ve nüfusunun büyük bir kısmını kaybetmemize, I. Cihan Harbi sonunda da Mondros ve ardılı Sevr ile namusumuz ve şerefimiz olan vatan topraklarımıza düşman işgali ve bu işgal sırasında milletimizin ermeni ve rumların tecavüz ve soykırımlarına uğraması ile neticelenmiştir. Neticelenmiş çok doğru bir söz değil, çünkü tarih ve zaman, durağan ve çizgisel şeyler değildir. Ve bu durağan ve çizgisel olmayan süreç içerisinde milletimizin çektiği acılar kendi içinden, kendi kahramanlarını çıkarmıştır. Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, İsmet İnönü, Kazım Özalp ve daha niceleri. Bu isimler o devri yaşamış, o zor devirlerde pişmiş askerlerdir. Ve elbette hepsiyle beraber milletin kendisi de bir çözüm arıyordu. O dönemde zaten böyle bir harekette millet desteği olmazsa olmazdı ancak o dönem halkın cehaleti, Türk halkının ekonomik ve sosyal olarak ezilmesi nedeniyle bu çözüm arayışlarına öncülük edenler sivil bürokrat veya askerlerdi. ["En üst kademedeki yöneticiler -Mustafa Kemal, Kazım Karabekir, Ali Fuat, Refet Paşalar ve Hüseyin Rauf Bey- yüksek rütbeli subaylardı. Onlardan hemen sonra, önemli devlet görevlerinde bulunmuş sivil bürokratlar geliyordu. Orta ve alt kademelerde de devlet memurları vardı." (MTSD - C : 2 / syf. 236)] Ancak bu isimlerin büyük çoğunluğu ya manda savunucusuydu, ya kurtuluş için bir savaş verip yine osmanlı olarak devam etmeyi savunuyordu ya da bir savaş değil düşman ile diplomasi yapıp alabildiğimizi alıp yolumuza bakalım diyordu. ['Milli Mücadele' kadrosunun çoğunluğu, 'müstevliyi defettikten sonra', işlerin biteceğine
KemalizmTanıl Bora · İletişim Yayınları · 202140 okunma
8/10
·688 syf.··
2025 54. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2025 14:56
Evet gelelim yoruma.. Kitap yurtiçinden, yurtdışından, yerli, yabancı, sağdan, soldan, seven, sevmeyen bir çok akademisyenin kolektif bir değerlendirmesi... Ayrıca kitapta cumhuriyet yüzyılında adı öne çıkan bazı insanların (aydın demek istemiyorum) hayatı ve çalışmalarına değinilmiş. (Bu arada belirtmek isterim belki yayın evi okur bunu; kitabı okumayı zorlaştırmak için mi yapıyorsunuz sayfayı hem ikiye bölüp hem konunun arasına onun bunun hayatını kutucuklar halinde yerleştirip dikkat dağıtıyorsunuz..) Kemalizm bir ideoloji midir?, Atatürk bir düşünür müdür?, Sosyoloji, psikoloji, tarih, ekonomi, siyaset bilim, felsefe,vs gibi bilimlerden fikir sahibi olacak kadar anlıyor musunuz? eğer öyleyse değerlendirmeniz bildiğiniz kadar vizyonunuz ve inancınız kadar olacak... bazen doğru bile yanlış anlatılabilir. Bana göre Kemalizm bir doktrin değil zaten rahmetli de bunu belirtmiş. Dolayısıyla ölümünden sonraki ardılları değişen dünya düzeni içinde yaptıklarını Atatürkçülük, Kemalizm,vs diyerek bir mantığa büründürmüş ve halka pazarlamış.. Hangisi doğru hangisi yanlış çok derin konular yorum yapmayacağım. Kitapta da belirtildiği gibi; Bugün Türkiye'de birbirine zıt siyasal fikir ve eğilimleri olan çok çeşitli kişi ve gruplar, rejimle özdeşleşen ve saygın bir ulusal değer haline gelen Atatürk'ün sözlerini ve ilkelerini, kendi davalarını meşrulaştırmak için kullanmışlardır ve kullanmaktadır, Bunu kimisi Cumhuriyet'e karşı görünmemek" için, kimisi onun saygınlığından yararlanmak için, kimisi gerçekten Atatürk'ü sevdiği için yapmaktadır, Son derece esnek, siyasal ve ekonomik doktrinler karşısında pragmatik bir bakış açısına sahip olan ve düşünceleri sürekli gelişip değişen Atatürk'te herkes işine gelen bir söz, bir eğilim veya bir ilke bulabilmekte ve kendine uygun bir
KemalizmTanıl Bora · İletişim Yayınları · 201140 okunma
Reklam