Kentin Tozu Kent Hakkı Üzerine Konuşmalar

9,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
1 beğeni  · 
232 gösterim
"Kent Hakkı", "Yaşam Alanı" gibi kavramlar artan bir hızla hayatlarımızda karşılık buluyor çünkü mahalleler, ormanlar, kıyılar, kamusal mekânlar, bağlar bahçeler, tarihî binalar talan tehdidi altında. Bu tehdit sadece insanları etkilemiyor kurdu kuşu, börtü böcüyü, inşaatlar yüzünden göç yollarını değiştirmek zorunda kalan leylekleri, kısacası tüm doğayı, yaşamımızı tehlikeye sokuyor. Bu tehdit insanların hayatlarıyla oynuyor, mekânların hafızasını yok ediyor.

Açık Radyo'daki Kentin Tozu programıyla Cihan Uzunçarşılı Baysal bu tehdit ve tehlikelere karşı koyanlarla birlikte kentlerin, köylerin, mahallelerin ve tüm doğanın direniş günlüğünü tutuyor. Programlardaki sohbetlerin yazıya dökülmüş hali olan bu kitapsa tahrip etmeye çalışanlara inat bir bellek oluşturmayı amaçlıyor. Söz radyoda uçarak, yazıysa bu kitapta kalarak insanlara ulaşıyor.

Gezi'den Çapulcularla
David Harvey'le Söyleşiler
Sulukule: Tahribad-ı İsyan
Tozkoparan: Kentsel Dönüşüm
Sarıyer Derbent
Dikmen Vadisi
Çinçin
Fikirtepe
Üsküdar
Ayazma Toki
Haydarpaşa Port
İstmarin
Yedikule Bostanları
Haliç Tersaneleri
Antalya Ahmetler Kanyonu
Üçüncü Köprüye Bakış
Üçüncü Havaalanı Projesi
İnşaat İşçileri
Kazova Direnişçileri
Depremden İki Yıl Sonra Van
Budapeşte Evsizleri
Validebağ Korusu
Amsterdam Üniversitesi İşgali
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2015
  • Sayfa Sayısı:
    332
  • ISBN:
    9786059949309
  • Yayınevi:
    Encore
  • Kitabın Türü:
Oğuz Aktürk 
17 Şub 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

- Çağdaş mimarlık üzerinde nasıl ince hesaplar döndüğünü, rantın ekonomiye ve insana karşı hegemonyasını görüyorsunuz.
- Mimarlığın temel kuramı insanı yaşatmaktır. Giderek insanların yaşayacakları değil yatırım yapacakları konutlara yönelimin ne derecede olduğunu anlıyorsunuz.
- Aynı zamanda konutlar da insanı yaşatan mimari ögelerdir. Fakat günümüz Türkiye mimarlığı özellikle TOKİ'yle beraber başlayan hızlı ve dosdoğru yükselmekte olan rant kültürünün mahalle dokusunu ve insanların örf, adetlerini nasıl değiştirmek zorunda kaldığını çözümlüyorsunuz.
- İçinde insan ölçekleri dikkate alınmayan projelerin aslında sadece insana değil, doğal çevre ve habitata da zarar verebildiğini görüyorsunuz.
- Geleceğinden bir distopya misali kaygı duyan insanlarımızın hikayelerini dinleme fırsatı buluyorsunuz.
- Kent hakkı denen bir kavramın farkına varıyorsunuz ve bu cidden kent bilincinin ve kentlilik olgusunun doğurduğu, hepimizi hayatlarımızda yaşarken saran bir kavram.
- Çok sayıda kanundan ve haktan bahsediliyor bu güzel bir şey hatırlatma ve hak ihlalleri açısından fakat kişilik olarak sadece Allah'ın kanunlarına riayet ettiğim için bu hak ihlallerinin de en sonunda cezasız kalmayacağını düşünmekteyim.
- Tüketim kültürünün ne gibi ayrımcılıklara, demogojilere ve totaliterliğe yol açtığını görüyorsunuz.