Ahmet Hamdi TANPINAR Roman Ödülü almış bir kitap mı? Hem de yayınlandığı ilk sene de? Bir de yazarın ilk eseri bu öyle mi? Tamam o halde bu kitabı muhakkak okumalıyım diyerek senenin ilk kitabını okuyup bitirmiş ve ilk incelememi de bu postmodern romanla yapmak istiyorum.
Robert Musil, Marcel Proust, Ulysses isimli romanından da mutlaka okumasanız dahi ismini duymuş olduğunuz James Joyce ve Türk Edebiyatının köşe taşlarından Oğuz ATAY’ın da karakter olarak yer aldığı bir roman.
Ana karakterimizin adı Işık KUTLU. Kendisi rüyadan rüyaya geçip duruyor ve hangisi rüya hangisi gerçek okuyucu da Işık KUTLU da bilemiyor. Bu yüzden sabırsız bir okuyucunun, şimdi buraya nerden geldik ya ben hiçbir şey anlamadım, diyerek elindeki romanı bırakmaya niyetlenmesi muhtemeldir.
Romanın olay örgüsü şu şekilde; İsa’nın sofrasında başlıyor Işık KUTLU’nun tuhaf hikayesi, sonrasında şeytanın evinde temsilcilerin konuşmalarına şahitlik ediyoruz. Ardından Atay, Sasa, Sasanın babası, Sevil (Atay'ın karısı), Nil (Sasa'nın sevgilisi)’nin bolca yer aldığı pansiyona geçiyoruz. Kitabın sonlarına doğru bir köydeki curcunanın ortasında buluyoruz kendimizi. Tüm bunlar olurken de ufak ufak Işık KUTLU’nun klinikte yer aldığı kısımlar serpiliyor sayfa aralarına. Klinikte Robert Musil, Marcel Proust ve James Joyce Işık KUTLU’nun doktorlarıdır. Klinikteki bir bölümde yazarlar kendi önemli eserlerinden parçaları Işık KUTLU’nun zihninden almaya çalışırkenki paragraflarda söz konusu yazarların kült eserlerini okumuş birisi iseniz (bunlar Niteliksiz Adam, Kayıp Zamanın İzinde ve Ulyyses eserleridir) alacağınız edebi haz gerçekten kitabı okumaya değer dedirtecek cinstendi.
1000Kitap sitesinde kitabı okuyan insanların sayısının çok az olduğunu fark ettiğim için dikkat çekmesi adına ben kısaca spoilerlı