Zamanımı boşa harcadığım, hiçbir karakterle bağ kuramadığım ve hiçbirinden de hoşlanmadığım bir kitap oldu.
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, çeviriden mi kaynaklandı yoksa bilerek mi böyle yazıldı bilemiyorum, ama yazım dili gerçekten çok kötüydü. Okumak çok zordu, akıcı değildi ve ilerlemedi.
Aslında kitabın ana mesajı çok iyiydi. Mesaj şuydu: Çocuk yetiştirmede cinsiyet eşitsizliği diye bir gerçek var; kadınlar daha fazlasını yapıyor, bu adil değil ve değişmeli. Fakat bu kadar önemli bir konu, kitapta tam anlamıyla yavaş tempolu, kadın kontrolcülüğü ve dırdırına dönüştü. Kitabı okurken içimden "Bu kadar dırdır edeceksen boşan, ya da ikinci çocuğu doğurma!" diye bağırmak istedim.
Hikaye sıkıcıydı, temposu çok yavaştı ve olay örgüsü oldukça tahmin edilebilirdi. Henüz yarısına bile gelmeden tahminlerimi not etmiştim ve hepsinde haklı çıktım.
Kadın düşmanlığını okumaktan hoşlanmadığım gibi, erkek düşmanlığını okumaktan da hoşlanmıyorum. Maalesef bu kitap da buram buram erkek düşmanlığı kokuyordu.
Spoiler vermek istemem ama, bu defa tamamen kocaların tarafındayım…
Paramı boşa harcadım, siz etmeyin diyerek mektubuma son veriyorum.