repliklerimi develer yazıyor
sarkıyorum balkondan, şerbetini içmek için alt komşunun
saklambaç oynayan çocuklara duygusal yaklaşıyorum
usulca değil, gel, diyorum, çocukluğunu da al
radyodaki şarkıyı dinleyelim kimonomuzla
gel, rüzgâr essin, ayağım altında ezilsin babaların
diyorum, konuşmayacağım bu defa siyaset dışı
bu defa yarım bırakmayacağım attığım kulacı
sana bana ayıp bu rol kesmeler, ne diyebilirim daha
gözünün sarısına şiir yazmıştım pahalı gözlüklerin yokken
saçının buklesini övmüştüm develer çölde değilken
şimdi dede akide şekeri diyor, ben diyorum sen
abim otel odası boyuyor gurbette, ben diyorum kırmızı
babam zaten tabureye gizliyor tırnağı uzun ayağını
farsça şarkılar dinliyorum gece gündüz, yukarıda tanrı
gece gündüz aynı diyor shakeri, sen geceyi, ben ışığı
toprağı ve kadehi, şimdi çölde develer, sen geceyi, ben ışığı
gözlerin bir filtrenin arkasında, abim zaten almanya’da
sana bana ayıp asılsız başroller, ne diyebilirim daha
reddetmiyorum gözlerini, kurcalamıyorum kendimi
şimdi süslenip püslenip vitrinlere gireceğim
söz, gıkım çıkmıycak nakliyeciler geçerken
sen ekmeği ikiye bölelim dediğinde kalkıp gitmeyeceğim
klavyeden kaldır parmaklarını, hayır, inat değil bu
kimonoların da zalimlerin de adı batsın, bu replik bana yeter
develer tellal olsun, umrumda değil kirliler