Burak Özdemir, Kurantum’da dinî kavramları günümüz insanının ruh hâline, gündelik deneyimine ve modern karmaşasına tercüme etmeye çalışıyor. Metin bir tefsir değil; daha çok “dini yeniden düşünme denemesi”. Bu da kitabı klasik beklentilerin dışına çıkarıyor.
Özellikle genç okur için cazip olan tarafı, kutsal metinle güncel yaşamı yan yana getirmesi: teknoloji, kimlik, kaygı, anlam arayışı… Fakat bu cesur yaklaşımın bir yan etkisi de var: bazı kavramlar açıklığa kavuşmadan estetik sis içinde bırakılıyor. Bu sebeple herkes için değil; merak eden ve zihnini esnetmek isteyen okur için.
Sonuç olarak Kurantum, akademik bir metin arayanlara uygun değil; fakat 21. yüzyılda din-insan ilişkisini yeniden kurcalamak isteyenler için özgün, tartışmalı ve düşündürücü bir deneme.
Okurun kendine bıraktığı soruyla kapanıyor:
“Belki mesele dinin ne söylediği değil; insanın artık ne duymaya hazır olduğu.”
Keyifli okumalar…