Kutlu Kaybedenler

8,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
0 beğeni  · 
33 gösterim
Bombalar çiçekleniyor
gümbürdüyor yaprakları,
güvercinler bile
güzel kokuyor

Mümkündür ilkyaz
Kuzgun Milan’ın ilkyazı,
steril bir mevsim, beyaz ışıklar altında
tastamam fayansların arasında
beyaz bir önlük giymiş ilkyaz,
siyah yas kıyafetleri yerine.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2017
  • Sayfa Sayısı:
    91
  • ISBN:
    9786059782937
  • Çeviri:
    Gökçenur Ç.
  • Yayınevi:
    Yitik Ülke Yayınları
  • Kitabın Türü:
Meltem Tekeli 
10 Oca 21:58 · Kitabı okudu · 1 günde · 8/10 puan

Farklı insanlarla tanışmayı, farklı insanlarla sohbet etmeyi sever misiniz? Ben hep sevmişimdir. Herkesin hayata dair en az bir sağlam duruşu, bir sözü vardır söyleyebileceği. Her tanıdığım insanın iyi yönünü alsam diye düşünürüm. Kim korkar o zaman hayattan cebimde milyonlarca tılsım varken? Her yeni yazar hatta her çevirmen de benim için kazanmış olduğum bir insan gibidir. İsmini hiç duymadığınız, Sırbistanlı bir şair size neler anlatabilir?

"Dobričič'in şiiri sabırla kendini keşfeden ve sürekli gelişen bir yaratıcı çabanın ürünüdür. Merkezi eğilimlerden de, internette gezinen dizelerin başdöndürücü hızından da, amatör bloglardaki şiirsel yığından da hiçbir iz taşımaz. Özünde insancıldır, insana yönelir ve ona hitap eder." Diyor kitabın girişindeki metinde. Öyle sahiden de. Korkuyu işliyor, acıyı hissediyorsunuz, en çok da ölüm teması çarpıyor göze. Ölümle yaşam arasında gidip geliyor hissi veriyor insana. Geçit şiirinde dediği gibi "karanlık ve soğukta sürüklenirken/bir sonraki geçidi bekliyorum." Sanki tesadüf eseri acılarını dindireceği yeri kaçırmış, bir umut bekliyor o anı. Uzaklarda gibi gözü hep.

Ölüm varken dünyada hiçbir şey o kadar da önemli değildir ya hani, sanatta da böyledir diyerek ünlü isimlerin ölümlerine şiirler yazmış. Michelangelo için "karanlıkta bile/yaşıyor renkler/ve askerler",
Don Kişot için "kimi kimden kurtaracaksın?/Delilikte senden/aşağı kalmayan/bir halkın arasındasın", Giordano için "Yanar Giardano/Yanar/Düşünceler/kağıtlar/aletler",
Arşimet için "Görün!/Onu bekleyen sonun/şimdi bizi de beklediğini!" Diyor. Elbette yalnızca bu kadar değil şiirler. Aralardan dizeler çekip biçimini bozduysam affedin, gönül tamamını paylaşmak istiyor fakat kitabı yazmam gerek o zaman. :)

" "Hiçbir şey yok/görünenin ardında? " Şair herhangi bir şeye dayanma ya da huzurlu bir limana sığınma ihtimalleri olmaksızın da güzelliğin bulunabileceğini imler." Diye devam ediyor yazı. Belki beni etkileyen de buydu. Şiir formu, bizim Turgut Uyar ya da bir Edip Cansever'den alıştığımız gibi değil belki ama insana iyi gelen bir yanı var. Sebebini bilmeden sevdiren bir tarafı var yani. Şiirsel metin olarak tanımlamanın daha doğru olacağını düşündüğüm şiirler çoğunlukta.
Özellikle Robotlar Gezegeni isimli şiir serisini çok beğendim. İçime işledi, düşündürdü. Kör Robot/Sağır Robot/Koşucu Robot/İtici Robot/Düşünür Robot/Peygamber Robot/Savaşçı Robot/Uzaktaki Robot/Diğerleri 'nden oluşan bu seri artık kimi düşünerek okursanız tam oturuyor yerine. Hepsi biz çünkü, hepsi bizden.

Yitik Ülke Yayınları'ndan okuduğum bu eser yazarın 4 kitabından seçkiler yapılarak -şiir çeviri atölyelerinde- hazırlanmış. Emeği geçen herkesi tebrik etmek istiyorum oldukça başarılı bir çeviri örneği bence. Bu konuda çok bilgili olduğumdan değil ama tarafsız bir okur gözü ile hem edebi zevk veren hem duyguları hissedebildiğim her çeviri bence başarılıdır.