Herkese merhaba size muhteşem bir dönem kitabıyla geldim.
Bu kitapta aşk, acı, ızdırap ve sevdiklerini yitirenlerin çektikleri acılar var.
Ayşe,Ahmet ve Ömer üniversiteden üç arkadaş Ayşe ve Ahmet'in gönlü birbirine düşer,aynı zamanda komşudur bu iki genç.
Öte yandan Ömer'de sevdalıdır Ayşe'ye hemde Ahmet'e olan sevdasını bile bile..
Dedim ya dönem 80 öncesi okullar sağ sol olaylarıyla kaynamakta,Ömer ve Ahmette bu davaya gönül vermiş iki genç.
Bir sabah Ayşe uyandığında Ahmetlerin evinin boşaltıldığını görür ve kala kalır kimseler nereye gittiklerini bilmez Ayşe ve babası kendi çevrelerine sorsalarda tatmin edici bir cevap vermez kimse yer yarılmış Ahmet içine girmiştir.Ayşe Ömer'e sordukça Ahmet'i lafı değiştirip bilmediğini söylemektedir.
Aradan yıllar geçer ve bakalım hayat Ayşe'ye, Ömer'e ve Ahmet'e neyi gösterecektir
Okurken hıçkıra hıçkıra ağlayarak okuduğum bir kitaptı Sevdayı, aşkı ne güzel anlattı Ayşe.
Ama öte yandan bir sürü gencin gönül verdikleri davaları yüzünden neler yaşadıklarını okuyunca sanki onlarla o günleri tekrar yaşadım. Kesinlikle bu kitabı alıp okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
Okuduktan sonra belkide onların aşkına ve sevdasına gıpta edeceksiniz. Kitapla ve sevgiyle kalın
# İçeriden çıkan bir arkadaşım,sorduğumda şöyle dedi: Bir cephe değil orası,tek taraflı cehennem. Hani defalarca derileri soyulup ölmek için yalvaracak cehennem ahalisi gibiydik. Ölmek için yalvarıyorduk. İşte böyle bir durumdan geliyorum. 'Rengi sapsarıydı, dişleri kırılmıştı."
# Bir hayat daha ,asla eskisi gibi olamayacak. Onu geride bırakırken,sadece Ahmet ve benim için değil,onun içinde tükenmiş umutlaraydi yolculuk. Kurduğu her saray bir bir yıkılmış,son kaleye,son sığınağa,oğluna gidiyordu.
Bende her daim sorgusuz sualsiz bana açılmış kapıya ve kollara,şifa