Doğu Akdeniz ve Türkiye-Libya deniz yetki anlaşmasını anlamak için oldukça önemli bir kitap. Cihat Yaycı, konuyu hem coğrafi hem de stratejik açıdan net ve anlaşılır şekilde ortaya koyuyor. Özellikle haritalar ve somut örnekler, kitabın en güçlü tarafı.
Ancak kitap belirgin şekilde tek taraflı bir bakış açısına sahip. Karşı tezlerin yeterince yer almaması, analiz derinliğini sınırlıyor. Bu yüzden akademik bir incelemeden ziyade, daha çok bir tez savunusu hissi veriyor.
Hiç şüphesiz değerli bir kitap, fakat okumadan önce bir ön araştırma yapmanız bu kitabın değerini daha iyi anlamanızı sağlayacaktır.
Günümüzün sıcak konularından olan Doğu Akdeniz de ki petrol ve doğalgaz rezervlerinin Akdeniz e kıyısı olan ülkeler arasında ciddi bir çekişme meselesi olmuştur. Türkiye de özellikle 2011 tarihinden itibaren Dr. Cihat Yaycı'nın konu hakkında detaylı çalışmalarıyla yaşanan olayların günümüze kadar ki seyri anlatılmaktadır.
Cihat Yaycı'nın hali hazırdaki altı kitabından üçüncüsü olan bu eseri de ilgiyle okudum. Doğu Akdeniz havzasında varlığı tespit olunan yaklaşık 1,5 trilyon dolar değerindeki hidrokarbon yataklarında söz sahibi olmak için bölge ülkelerinin nasıl türlü ayak oyunlarıyla avantaj yakalamaya çalıştığını ifşa eden çok nitelikli bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin neden apar topar bir oldu bittiyle, o sorunlu haliyle zamanında Avrupa Birliğine alındığını bu bilgiler ışığında şimdi daha iyi anlıyorum. Keza, küresel güçlere kendi egemenliğini peşkeş çekerek yaptığı anlaşmalara yaslanıp bölge üzerinde siyasal nüfuz ile haksız kazanç sağlamaya çalışan devletciklerin çirkin politikalarını daha iyi görüyorum. Libya ile Türkiye arasında imzalanan Deniz Yetki Alanları anlaşmasının önemi bu bağlamda çok büyük ve Libya'nın bölünüp parçalanmaya çalışılmasının, Libya'nın kendisinden daha büyük çıkarlara hizmet ettiği ise apaçık bir rantbl gerçek olarak gözlerimizin önünde duruyor.
Okumanızı dilerim.
#kendimeokuyorum #mavivatan #cihatyaycı
#münhasırekonomikbölge #kıtasahanlığı
#birleşmişmilletlerdenizhukukusözleşmesi
#denizhukuku #bmdenizhukukusözleşmesi
#türkiyeyekıyıdaşülkeler #doğuakdeniz #hidrokarbon #adalardenizi
Paşamızın emeği ve bilgisi tartışılmaz.Ama yanlış editör ile çalıştığını düşünüyorum.Askeri okullardaki ders kitaplarını okur gibi hissettim kendimi.Yarım bırakmak zorunda kaldım.
Kitap ile ilgili yazılacak aslında çok şey var, lakin okuyup kendiniz yorumlayın derim. Kısaca özetleyecek olursam; yıllardır Türkiye’ den 180 derecelik açıyla bakarak Mısır, Suriye, KKTC ülkeleriyle komşu olduğumuzu söyleyip bıraktık. İşte bu kitapta tam burada başlıyor aslında. Türkiye’ nin komşularını belirlerken eğimi kullanmadığımızı ve 360 derecelik açıyla bakılmadığından bahsediyor komutanımız. Bunun neticisinde Libya, İsrail, Lübnan gibi ülkelerle denizden komşu olduğumuzu bilimsel araştırmalarla ortaya koyuyor. Kitabın bir diğer güzelliği ise açıklamalardan sonra bolca renkli şekilde haritalarla ortaya atılan tezlerin doğrulanması. Böyleci sıfırdan okuyan bir insanın anlaması da kolaylaşıyor. Komutanımızın bu kitabını ve diğer kitaplarını kesinlikle tavsiye ederim arkadaşlar, herkese iyi okumalar.