SPOİLER UYARISI!!
Av, Çaylak, Avcı, Lider...
Benim okumaktan çok keyif aldığım bir dörtleme oldu. Az önce kitabın son sayfasını çevirdim ve içim buruk hissediyorum.
Muhteşem savaşlar, güzel planlanmış adımlar, bu kadar da olmaz dediğimiz anlar yaşadık bu kitapta. Hem çok mutlu oldum, hem çok ağladım, hem çok şaşırdım. Yeri geldi kafamı vura vura güldüm, yeri geldi ağlamaktan gözlerimin perti çıktı. Son sayfayı kapatırken her şey yerli yerindeydi. M. Rise, hiç bir şekilde soru işareti bırakmadan noktalamış. Ben hayatımda ilk defa bir Türk yazardan böyle bir fantastik seri okuyorum ve içten içe de çok gururlanıyorum.
Hepsine o kadar çok alıştım ki... Annabelle ve Jay'i mutlu hatta çok mutlu sonla okuduğum için ayrı sevinçliyim. Tabii ki de Marcus-Sam için de geçerli. Loura'nın bebeksi gözlerini ve ne hangi halde olursa olsun Kaleb'e laf etmesini çok özleyeceğim. Özellikle doğum sahneleri favorim oldu. Eden ve Mara'nın daha kısa sürede birbirlerine kavuşmalarını isterdim fakat geç de olsa Eden'ı mutlu görmek çok güzeldi. Sen bu mutlulukları çoktan hakettin Sarı Kafa. Alexis ve Dean ise hep içimde bir yara olarak kalacak çünkü her şeye rağmen o lanetin ortadan kalkmasını ve bir çocukları olduğunu okumayı çok isterdim. Brandan ve Darla, zor olsa da siz de bir araya geldiniz ve Darla daha çok süründür Brandon'ı, o çoktan haketti. Moss ve Arlow benim ikinci favori çiftim, kesinlikle öyle. Manevi annemiz Abigail. Senin için mutlu bir son olmadı belki ama manevi torunlarınla umarım çok güzel vakitler geçiriyorsundur.
Herkesten bahsedip senden bahsetmesem olmaz Eily... Sen ne zaman aklıma gelsen eğer beni bir yerden görüyor olsaydın üzüntüye hangi rengi veriyorsan o rengi bana verirdin. Ama bu seriye bir renk belirleyecek olsaydın gerçekten bu gri olurdu. Ne siyah ne de