Piri Reis’in İzinde

Mavi Gezi

Orhan Duru
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 13 dk.
Sayfa Sayısı:
184
Basım Tarihi:
Ekim 2016
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9789750837258
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·184 syf.··
2022 59. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2022 10:26
Mavi Gezi, Piri Reis'in Kitab-ı Bahriyesinden yola çıkarak Anamur'dan Karaburun kıyılarına kadar kıyı yolculuğu yaptırıyor. Kıyı boyunca yer alan antik şehirleri, eski insanların yaşamına dair izlere şahit oluyorsunuz. Kitapta İbn-i Batuta'nın Seyahatnamesi'nden tutun Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sine kadar örneklere ve Homeros'tan alıntılara da yer verilmiş. Şehirlerin, bölgelerin kısa anlatımlarını çok sevdim. Yazarın dili de belgesel dinliyormuşum gibi hissettiren öğreticiliğe ve sıcaklığa sahipti. Kitapta naçizane ilginç bulduğum birkaç durum ise şöyle; Gökova ve "Seramik" kelimesi hakkındaki alıntı. Muğla'da yaşadığım için daha çok dikkatimi çekti. "Eski bir adı da Sinus Ceramicos. Bu ad körfezin kuzey kıyısındaki Keramos kentinden geliyor. Bu kentin kalıntıları bugünkü Kerme ya da Gereme kasabası yakınlarında. Ören de deniliyor buraya. Bu kent eski çağlarda, ürettiği çanak çömlekle geçimini sağlardı. Her yere satarmış yaptığı çanak, çömlek, küp, amfora ve testileri. Sonra adını vermiş bu körfeze. Keramik adı da oradan kaynaklanıyor." Yanartaş(Chimera) ise bugün Antalya/Kemer'de bulunan bir nokta. "Yanartaş denilen yer doğal açıdan da önemli. Gerçekten yerlersen küçük alevler fışkırıyor, yakınına kadar gidebiliyorsunuz onların. Birini söndürürseniz başka bir yerden alev çıkıyor. Minyatür bir yanardağ gibi. Eski bir kutsal yer...Dünyanın en eski alevleri." Bunun dışında eserde Antalya/Kaş hakkında da bilgi veriliyor ama Kaş hakkında kendi bulduğum bu bilgiyi de paylaşmadan geçemeyeceğim. Kaş'a neden böyle bir isim verdiklerini merak ederken Kaş'ın karşısında Meis Adası'nın yer aldığını ve kelime anlamının "göz" olduğunu öğrendim. Yani Kaş gerçekten de "Göz"ü çevreleyen yer manasındaymış. :)
Edebiyat & Roman
Mavi GeziOrhan Duru · Yapı Kredi Yayınları · 20169 okunma
9/10
·184 syf.··
2021 7. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2021 16:18
İlk defa gezi türünde bir kitap okuyorum. Yazarın anlatımını gayet samimi buldum. Bu tür kitaplarda yazarın direkt dinleyicisi olduğunuzu hissediyorsunuz. Yazarın gezdiği gördüğü yerleri hayallemek hayli kolay oluyor. Tarihi anlamda bir çok bilgi içeriyor. Antalya ve Muğla kıyılarında yaşamış tüm uygarlıklar ve bıraktığı eserler bir bir anlatılmış. Tek gözüme çarpan, cümlelerin çoğunlukla devrik oluşuydu. Fakat okudukça normal gelmeye, hatta daha iyi bir anlatım tarzı olduğunu düşündürmeye başladı. Gayet güzel bir kitap olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Gezi türünde okuyan okumayan herkese tavsiyemdir.
Mavi GeziOrhan Duru · Yapı Kredi Yayınları · 20169 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Orhan DuruYazar · 29 kitap
Mehmet Orhan Duru, Türk öykücü, yazar, gazeteci ve veterinerdi. İngilizce "science-fiction" sözünü Türkçeye "bilim-kurgu" olarak çeviren ve kazandıran kişidir. Edebî anlayış olarak Garipçiler akımına karşı çıkarak şiirin zengin, kapalı bir anlatımının olmasını savunan, adını yazdıkları dergiden alan "Maviciler" akımından ve "Bunalım Edebiyatı" olarak da anılan geleneksel edebiyat anlayışından koparak dili simgesel, imgesel, soyut bir kullanım alanına sokan "1950 Kuşağı" öykücülerindendir. 18 Aralık 1933'te annesi Hatice Hacer Hanım, babası İbrahim Etem Bey'in iki çocuğundan biri olarak İstanbul, Rumelihisarı'nda doğdu. İlkokulu Çankırı'da, ortaokulu ise Beşiktaş Birinci Erkek Ortaokulunda başlayıp Afyon'da tamamladı. Edebiyata ilgisi 1948'te girdiği Afyon Lisesinde başlarken o yıllarda annesi öldü. Babasının yaptığı ikinci evliliğinden "Ülkü" adında kardeşi oldu. Edebî yaşamına lise yıllarında şiirle başladı, kısa süre sonra öykücülüğe yöneldi. "Kadın ve İçki" adındaki ilk öyküsü 1953 yılında Küçük Dergi'de yayımlandı.1956 yılında Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesinden mezun oldu. Veteriner olarak aynı yıl İstanbul'da, askerliğinin bitimi sonrasında Urfa'da çalıştı. 1959 yılında döndüğünde aynı fakültede, Veteriner Hekimliği Tarihi ve Deontoloji Anabilim Dalında asistan olarak görev yapmaya başladı, ilk öykü kitabı "Bırakılmış Biri" yayımlandı. 27 Mayıs 1960 Askerî Darbesinin ardından kurulan askerî yönetiminin Ekim 1960'ta üniversitelerden ihraç ettiği 147 öğretim elemanından biri oldu. Muzaffer Erdost ve Bülent Ecevit'in desteğiyle 1961'de Ulus gazetesinde çalışmaya başladı. 1962 Ağustos'ta gazetenin bursuyla bir yıllığına Amerika'ya giden Duru, üç ay Rocky Mountain News gazetesinde çalıştı. Ankara'ya dönünce Cumhuriyet gazetesinde çalışmaya devam etti. Yazılarını ilk olarak Mavi dergisinde yayımladı. Ulus, Cumhuriyet gazetelerinin yanı sıra Milliyet, Güneş Hürriyet, Evrim, Yeni Ufuklar, Pazar Postası, Seçilmiş Hikâyeler, Yelken, Dost, Soyut gazete ve dergilerinde çalıştı. 1965 yılında yazar ve çevirmen Sezer Duru ile evlendi. En son Interstar TV'de haber müdürlüğü yaptı. Bu görevden sonra, yazarlık yapmaya devam etti. Orhan Duru ayrıca İngilizce science-fiction sözünü Türkçeye bilim-kurgu olarak tercüme eden, kullanan ve bu sözcüğü Türkçeye kazandıran kişidir. Öncesinde "düşbilimsel yapıt", "düşsel bilim" gibi karşılıklar getirilen terime, Duru kullanım önerisini ilk olarak Türk Dil Kurumunun Türk Dili dergisinin 1 Ocak 1973 tarihli sayısında sundu. Bu öneri daha sonra TDK tarafından "bilim kurgu" imlâsıyla resmîleştirilmiştir. Prostat kanserine yakalanan Duru, bir süredir tedavi gördüğü Surp Agop Hastanesi'nde 25 Ocak 2009 saat 02.30'da öldü. Teşvikiye Camiinde düzenlenen cenaze töreni sonrası Aşiyan Mezarlığı'na defnedildi. Oyuncu Ülkü Duru'nun ağabeyidir. Eserlerini "Cüneyt Gabran" mahlasıyla da yazmıştır. Ölümünden sonra, gazete ve dergilerde kalmış çeşitli yazıları, yazara asistanlığını yaptığı Burak Fidan tarafından "Roman Medyadan Önce Gelir" eserinde bir araya getirildi. Burak Fidan'la birlikte yazdığı, tek romanı Az Roman yine ölümünden sonra yayımlandı. Duru'nun ayrıca 2022'den itibaren Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi'nde ressam Faruk Kutlu tarafından yapılmış yağlı boya tablosu sergilenmektedir.