Denge Uzmanı

Orhan Duru
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı:
88
Basım Tarihi:
Ocak 2021
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9789750848841
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

2/10
·88 syf.··
2026 638. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 11:59
Edebi bir metnin içinde ilerlemekten çok, zihinsel olarak kararsız bir zeminde yürümeye çalışmak gibi bir okuma tecrübesi oldu benim için. Bu kararsızlık, metnin bilinçli olarak yarattığı bir gerilimden ziyade, anlatının kendi iç tutarlılığını sürekli sabote eden bir dağınıklığın sonucu gibi geldi bana. Kitap boyunca ironik dil ve absürt öğeler belirgin biçimde öne çıkıyor; fakat bu üslup, çoğu yerde net bir edebi strateji olmaktan çok, anlatısal belirsizlikleri örtmek için kullanılan bir sis perdesine dönüşüyor. Anlatının omurgasını oluşturması gereken düşünsel yapı, zaman zaman ilginç kıvılcımlar üretse de bu kıvılcımlar hiçbir zaman sahici bir yangına dönüşemiyor. Her şey yarım, her şey askıda. Sanki yazar, fikirlerini derinleştirmek yerine onları yüzeyde dolaştırmayı tercih ediyor. Karakterler özellikle sorunlu. Onlarla bir bağ kurmayı denedim, fakat metin buna direndi. Karakterler birer insan olmaktan çok, düşünsel pozisyonları temsil eden soyut araçlar gibi duruyor. Karakterlerin duygusal yoğunlukları yok denecek kadar az; var oldukları sahnelerde bile tam anlamıyla “orada” değiller. Dil ise yer yer parlak, yer yer yorucu. Cümlelerrlde sezilen zekâ inkâr edilemez; ancak bu zekâ çoğu zaman okurla kurulan ilişkiyi derinleştirmek yerine, mesafe yaratıyor. Metin, okuru içine çekmekten çok, okurun metnin etrafında dolaşmasını talep ediyor. Bir noktadan sonra bu tavır, estetik bir tercih olmaktan çıkıp sabır sınayan bir tekrar hissi uyandırıyor. Sıkıyor. Bunaltıyor. En çok zorlayan şey, kitabın vadettiği düşünsel derinlikle sunduğu deneyim arasındaki uçurum oldu benim için. Metin, sürekli bir şey söyleyecekmiş gibi geriliyor; fakat bu gerilim çoğu yerde çözülmeden dağılıyor. Ortaya çıkan şey, yoğunluk yanılsaması. Okurken sık sık şu duyguya kapıldım: Burada anlam
Denge UzmanıOrhan Duru · Yapı Kredi Yayınları · 202155 okunma
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
Orhan Duru okumak bambaşka bir deneyim oldu. Açıkçası öykülerin yarısını anlamadım, bir kısmını anladım sanıyorum, geri kalanına vakıf olabildim. Hem biçim hem anlam olarak farklı bir tarzı olduğu muhakkak.
Denge UzmanıOrhan Duru · Yapı Kredi Yayınları · 202155 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
Beğendi
·
2023 89. kitabı
Orhan Duru'nun ikinci öykü kitabı olan Denge Uzmanı 1962 yılında, Düşün Yayınları tarafından yayımlanır.Kitabın yayımlanmasında Aziz Nesin'in katkısı büyük olur. Orhan Duru, 1950 kuşağı öykücüleri arasındadır.Dili kullanışının farklılığı, fantastik dünyalar yaratması, bilimkurguya yönelmesi ile kuşağın en uçlardaki temsilcisi olarak görülür. Tahir Alangu, Orhan Duru'nun dilini "tahammül edilmez" bulurken, anlatım biçimi nedeniyle "aşırılığın öncüsü" ilan eder.(1962, Roman ve Hikâyemiz) Orhan Duru'nun hikâyelerine toplumdaki eşitsizlikler, haksızlıklar tema olarak ön plandayken, umutsuzluk, karamsarlık, hiçlik, anlamsızlık gibi hisler, anlatıya hâkimdir. Orhan Duru, dilin kurallarını, yerleşik formları alt üst ederken, söz dizimini bozar, devrik cümleler kurar. Mizah ve ironi de Orhan Duru'nun öykü dünyasının önemli özelliklerinden biridir. Denge Uzmanı'nda yer alan; İki Kafaya Bir Şapka, Yeşil Lahanalar, Tutanaklar isimli öyküleri, gerçeküstü özellikler taşır. Bunu Benden İşit öyküsü'nde bir kütüphane memurunun içinde yaşadığı çatışmanın, dışa vuruşunu görürüz. Konuk, Tutanaklar, Kent öyküleri de aynı izleğe sahiptir. Konuk'ta kahramanın yaşadığı bunalım, huzursuzluk, büyük bir korkuya dönüşür. Büyükbaba öyküsünde, mutsuz bir aile tablosu çizer, Duru. Denge Uzmanı öyküsünde, şiddete ve öldürmeye meyilli bir karakter çıkar karşımıza. Orhan Duru'nun öykü dünyasına yavaş yavaş ısınmaya başladım, Denge Uzmanı kitabıyla.
Denge UzmanıOrhan Duru · Yapı Kredi Yayınları · 202155 okunma

Yazar Hakkında

Orhan DuruYazar · 29 kitap
Mehmet Orhan Duru, Türk öykücü, yazar, gazeteci ve veterinerdi. İngilizce "science-fiction" sözünü Türkçeye "bilim-kurgu" olarak çeviren ve kazandıran kişidir. Edebî anlayış olarak Garipçiler akımına karşı çıkarak şiirin zengin, kapalı bir anlatımının olmasını savunan, adını yazdıkları dergiden alan "Maviciler" akımından ve "Bunalım Edebiyatı" olarak da anılan geleneksel edebiyat anlayışından koparak dili simgesel, imgesel, soyut bir kullanım alanına sokan "1950 Kuşağı" öykücülerindendir. 18 Aralık 1933'te annesi Hatice Hacer Hanım, babası İbrahim Etem Bey'in iki çocuğundan biri olarak İstanbul, Rumelihisarı'nda doğdu. İlkokulu Çankırı'da, ortaokulu ise Beşiktaş Birinci Erkek Ortaokulunda başlayıp Afyon'da tamamladı. Edebiyata ilgisi 1948'te girdiği Afyon Lisesinde başlarken o yıllarda annesi öldü. Babasının yaptığı ikinci evliliğinden "Ülkü" adında kardeşi oldu. Edebî yaşamına lise yıllarında şiirle başladı, kısa süre sonra öykücülüğe yöneldi. "Kadın ve İçki" adındaki ilk öyküsü 1953 yılında Küçük Dergi'de yayımlandı.1956 yılında Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesinden mezun oldu. Veteriner olarak aynı yıl İstanbul'da, askerliğinin bitimi sonrasında Urfa'da çalıştı. 1959 yılında döndüğünde aynı fakültede, Veteriner Hekimliği Tarihi ve Deontoloji Anabilim Dalında asistan olarak görev yapmaya başladı, ilk öykü kitabı "Bırakılmış Biri" yayımlandı. 27 Mayıs 1960 Askerî Darbesinin ardından kurulan askerî yönetiminin Ekim 1960'ta üniversitelerden ihraç ettiği 147 öğretim elemanından biri oldu. Muzaffer Erdost ve Bülent Ecevit'in desteğiyle 1961'de Ulus gazetesinde çalışmaya başladı. 1962 Ağustos'ta gazetenin bursuyla bir yıllığına Amerika'ya giden Duru, üç ay Rocky Mountain News gazetesinde çalıştı. Ankara'ya dönünce Cumhuriyet gazetesinde çalışmaya devam etti. Yazılarını ilk olarak Mavi dergisinde yayımladı. Ulus, Cumhuriyet gazetelerinin yanı sıra Milliyet, Güneş Hürriyet, Evrim, Yeni Ufuklar, Pazar Postası, Seçilmiş Hikâyeler, Yelken, Dost, Soyut gazete ve dergilerinde çalıştı. 1965 yılında yazar ve çevirmen Sezer Duru ile evlendi. En son Interstar TV'de haber müdürlüğü yaptı. Bu görevden sonra, yazarlık yapmaya devam etti. Orhan Duru ayrıca İngilizce science-fiction sözünü Türkçeye bilim-kurgu olarak tercüme eden, kullanan ve bu sözcüğü Türkçeye kazandıran kişidir. Öncesinde "düşbilimsel yapıt", "düşsel bilim" gibi karşılıklar getirilen terime, Duru kullanım önerisini ilk olarak Türk Dil Kurumunun Türk Dili dergisinin 1 Ocak 1973 tarihli sayısında sundu. Bu öneri daha sonra TDK tarafından "bilim kurgu" imlâsıyla resmîleştirilmiştir. Prostat kanserine yakalanan Duru, bir süredir tedavi gördüğü Surp Agop Hastanesi'nde 25 Ocak 2009 saat 02.30'da öldü. Teşvikiye Camiinde düzenlenen cenaze töreni sonrası Aşiyan Mezarlığı'na defnedildi. Oyuncu Ülkü Duru'nun ağabeyidir. Eserlerini "Cüneyt Gabran" mahlasıyla da yazmıştır. Ölümünden sonra, gazete ve dergilerde kalmış çeşitli yazıları, yazara asistanlığını yaptığı Burak Fidan tarafından "Roman Medyadan Önce Gelir" eserinde bir araya getirildi. Burak Fidan'la birlikte yazdığı, tek romanı Az Roman yine ölümünden sonra yayımlandı. Duru'nun ayrıca 2022'den itibaren Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi'nde ressam Faruk Kutlu tarafından yapılmış yağlı boya tablosu sergilenmektedir.