·
Okunma
·
Beğeni
·
213
Gösterim
Adı:
Melezliğe Övgü
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755395524
Orijinal adı:
Eloge du métissage
Çeviri:
Işık Ergüden
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Etnik kimlik çatışmalarının ve milliyetçi hareketlerin insanı ve insana özgü her şeyi unutturduğu bir dönemde, Melezliğe Övgü bize çok temel bir şeyi hatırlatıyor: “Doğal kimlik” diye bir şey yoktur; tesadüfen şuralı ya da buralı olan hepimizin kimliği, karşılıklı alışverişe dayalı kültürel, politik ve ideolojik bir kurgudan başka bir şey değildir. Çoğu zaman da bu kurgusal kimlikler savaşların, çatışmaların, soykırımların bahanesi olmuştur.
Temel amacı kimlik ideolojisine karşı mücadele etmek olan Melezliğe Övgü, öncelikle kültür kavramını da kapsayan eleştirel bir analize girişiyor. Ardından, kimlik taleplerinin ve milliyetçi hareketlerin çoğaldığı bir dönemde, kimlik stratejilerinin nasıl oluşabildiğini analiz ediyor. Eser, “ideolojik kültürcülük”ün eleştirisinin yanı sıra, kültürler arasındaki ilişkilerin yeniden sorunsallaştırılmasını gerçekleştirerek, kültürler arası yeni bir pedagojinin imkânlarını ve aşamalarını irdeliyor.
Kimlikler içine kapanmanın yarattığı sorunların çözümüne katkıda bulunmaya çalışan bu deneme, seksenli yılların sonundan itibaren araştırma gruplarında sürdürülen çalışmaların, özellikle Romanya ve Makedonya eksenli etkinliklerin ürünlerini de sergilemektedir. Makedonya’da “çok-etnili” bir üniversite kurma ve kültürler arası gerilimleri azaltma temel hedefinin de parçası olmuş bu eser, bugünün Türkiye’sindeki kültürler ve etnik yapılar arası ilişkilere ışık tutucu niteliktedir.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Ötekini etiketlemek ve kategorileştirmek, kaçınılmaz bir şekilde, algı sürecinin parçasıdır: Yorumda bulunmanın bir biçimidir; bu yorumlar dünyayı ve ötekini kavramak için oldukça yararlı araçlar olabilir. Bununla birlikte bizim atfettiğimiz etiketler aldatıcı ya da yanlış olduğunda problemler ortaya çıkar. Dünya ve öteki bir kez kategorileştiğinde, buna bağlı kalma ve bütün çelişik bilgileri bu imgelerle çakıştırma eğilimi sergileriz.
Biz büyük ölçüde, olduğumuzu sandığımız kişiyizdir ve çevremizdeki insanlar ve biz, kendimize ve başkalarına dair imgeleri ve böylelikle kendi kişiliğimizi ve kimliğimizi sürekli olarak bu yönde yaratıyoruz.
Aynı tür eğitimi, aynı kültürü, aynı dili paylaşmak, hissettiğimiz, gördüğümüz ya da düşündüğümüz şeyin aktarılabilir olduğunu ille de garanti etmez; kelimelerin özdeşliği, algı özdeşliğimizi asla kanıtlamaz. Bizim içsel deneyimlerimiz hem kişiseldir hem iletilmezdir;bunlar bizimdir, başka kim ya da ne olursa olsun aktarılamaz. Dil konusunda doğru olan, davranışlar konusunda da doğrudur. Öteki ile benim, benzer tutumlar benimsediğimizde aynı duyumları hissedeceğimizi bize hiçbir şey söyleyemez.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Melezliğe Övgü
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755395524
Orijinal adı:
Eloge du métissage
Çeviri:
Işık Ergüden
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Etnik kimlik çatışmalarının ve milliyetçi hareketlerin insanı ve insana özgü her şeyi unutturduğu bir dönemde, Melezliğe Övgü bize çok temel bir şeyi hatırlatıyor: “Doğal kimlik” diye bir şey yoktur; tesadüfen şuralı ya da buralı olan hepimizin kimliği, karşılıklı alışverişe dayalı kültürel, politik ve ideolojik bir kurgudan başka bir şey değildir. Çoğu zaman da bu kurgusal kimlikler savaşların, çatışmaların, soykırımların bahanesi olmuştur.
Temel amacı kimlik ideolojisine karşı mücadele etmek olan Melezliğe Övgü, öncelikle kültür kavramını da kapsayan eleştirel bir analize girişiyor. Ardından, kimlik taleplerinin ve milliyetçi hareketlerin çoğaldığı bir dönemde, kimlik stratejilerinin nasıl oluşabildiğini analiz ediyor. Eser, “ideolojik kültürcülük”ün eleştirisinin yanı sıra, kültürler arasındaki ilişkilerin yeniden sorunsallaştırılmasını gerçekleştirerek, kültürler arası yeni bir pedagojinin imkânlarını ve aşamalarını irdeliyor.
Kimlikler içine kapanmanın yarattığı sorunların çözümüne katkıda bulunmaya çalışan bu deneme, seksenli yılların sonundan itibaren araştırma gruplarında sürdürülen çalışmaların, özellikle Romanya ve Makedonya eksenli etkinliklerin ürünlerini de sergilemektedir. Makedonya’da “çok-etnili” bir üniversite kurma ve kültürler arası gerilimleri azaltma temel hedefinin de parçası olmuş bu eser, bugünün Türkiye’sindeki kültürler ve etnik yapılar arası ilişkilere ışık tutucu niteliktedir.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • piktobet
  • İlkay Şal
  • Sena
  • Oguzhan A

Kitap istatistikleri