Menevşeler Ölmemeli

·
Okunma
·
Beğeni
·
543
Gösterim
Adı:
Menevşeler Ölmemeli
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
195
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753710466
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İrfan Yayıncılık
Ben, şef olarak bu daireye tayin olduğum gün, yazı işlerinin bulunduğu odada dört kadın bir erkek çalışıyordu. Şimdi de öyle; yine bir erkek dört kadın çalışıyor. Benim için önemli olan, yazı işleri odasında çalışanların sayısı veya kadın erkek oluşu değil. İnsanın kadın yahut erkek olmasının ne önemi var? Yazı makinelerini kadın erkek diye ayırıyor muyuz? Makine makinedir, insan da insan...Aradan iki yıl geçti diye düşüncelerimi değiştirecek değilim. Demem şu ki, o zaman da şimdi nasıl düşünüyorsam öyle düşünüyordum. Yazı işleri odasındaki bu beş kişiyle de aynı görüş açısından tanışıp konuştum. Şimdi aldandığımı anladığım bir şey vardı o zaman, öyle sanmıştım ki o beş kişi de, benim gibi davranmış ve benimle, benim onlarla görüştüğüm gibi görüşmüşlerdi...
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
"Beceremedim." Diye mırıldandı kendi kendine. "Zamanı hesaba katmamışım. Sandım ki onsuz zaman da yoktur. Oysaki zaman, asıl onun olmadığı yerde başlıyormuş..."
“Adam, yolun öte yanına geçmişti. Dönüp bakmadı bile. İçinde, tüm damarlarına yayılan hoş bir sıcaklık buğulanıyordu. Yüreği eski yerinde ve o hoş sıcaklık içinde alabildiğine genişlemişti. Menevşeler, iki avucundaydı. Yüreğinin üstüne doğru götürdü. Bir bu menevşeler vardı yeryüzünde şimdi; uzaklarda kalan bir kadın gibi bakan ve gülümseyen bu menevşeler; bir de kendisi. Başka hiç bir şey yoktu. Zaman silinmişti...”
Bir gün hepsini anlatırsın, ama yine de içinde söylenmemiş, söylenememiş şeyler kalır. Fakat, bunları söylediğin gün sende bir şey kalmaz. Kurursun. Bırak söyliyemediklerin içinde biriksin. O zaman daha çok seversin...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Menevşeler Ölmemeli
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
195
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753710466
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İrfan Yayıncılık
Ben, şef olarak bu daireye tayin olduğum gün, yazı işlerinin bulunduğu odada dört kadın bir erkek çalışıyordu. Şimdi de öyle; yine bir erkek dört kadın çalışıyor. Benim için önemli olan, yazı işleri odasında çalışanların sayısı veya kadın erkek oluşu değil. İnsanın kadın yahut erkek olmasının ne önemi var? Yazı makinelerini kadın erkek diye ayırıyor muyuz? Makine makinedir, insan da insan...Aradan iki yıl geçti diye düşüncelerimi değiştirecek değilim. Demem şu ki, o zaman da şimdi nasıl düşünüyorsam öyle düşünüyordum. Yazı işleri odasındaki bu beş kişiyle de aynı görüş açısından tanışıp konuştum. Şimdi aldandığımı anladığım bir şey vardı o zaman, öyle sanmıştım ki o beş kişi de, benim gibi davranmış ve benimle, benim onlarla görüştüğüm gibi görüşmüşlerdi...

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Bey Böyrek
  • Mehmet Y.
  • TURGUT KARABACAK
  • kitapayraci

Kitap istatistikleri