10,0/10  (1 Oy) · 
6 okunma  · 
2 beğeni  · 
397 gösterim
12 Mart cuntasına ve Özel Harp Dairesi'ne bağlı kontrgerillanın İstanbul Harbiye'deki merkezinde elli beş gün sorgulanan Muzaffer Oruçoğlu'nun Mengene adlı eseri, okurunu, romanın yarılmış, yaralanmış ses ve dil dünyasında gezdiriyor. Belge ve hatıranın da olanaklarından yararlanan Mengene, okurunu sarsan kuvvetli bir metin. Oruçoğlu, işkencecilerin ruh hallerini, taktiklerini; direniş ve teslimiyet gelgitinde savrulan işkence mağdurunun fiziksel ve ruhsal acılarını, tutunma çabalarını, yalın ve içtenlikli bir dille ele alıyor. İnsanın insana reva gördüğü çıplak şiddet, Oruçoğlu'nun kalemiyle okurun vicdanına taşınıyor.

Kitaptan 27 Alıntı

Oktay Aydoğan 
19 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İŞEME SEFASI
Öldürdükleri insanın kaval kemiklerinden kaval yapan geveze yaratıklar sürüsü canlandı gözlerimin önünde. Bir kara sinek kondu burnuma. Kara sineğe dönüşüp, kapı aralığı veya pencere deliğinden uçup gitmeyi hayal ettim.

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 77 - babek)Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 77 - babek)
Oktay Aydoğan 
 19 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

DÜĞMELER
''Kan ve sidik kokuyorsun itoğlu it ! Sorguda konuşacağına, uykuda konuşuyorsun. İskeletin çıkmış, düdüğe dönmüşsün. Konuş da düzenli yemek versinler sana, etlensin kemiklerin. Rahat ölmen için sağlıklı olman lazım.''

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 55 - babek)Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 55 - babek)
Oktay Aydoğan 
 19 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

DÜĞMELER
''Mengenedesin oğlum. Bu mengene, konuşmadığın müddetçe hem seni hem de arkadaşlarını ezecek. Senin yüzünden arkadaşların acı çekecek. kurtulamayacaksın bu mengeneden.''

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 56 - babek)Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 56 - babek)
Oktay Aydoğan 
02 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Mengene'yi okurken, aklınızın ve ruhunuzun mengeneye girmeyeceği; aksine,, oradaki işkencenin, aklınızın ve ruhunuzun mengenesinde sorgulanacağı inancıyla...

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 8 - babek)Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 8 - babek)
Oktay Aydoğan 
19 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Susarak Mı Değiştireceksin Dünyayı?
Zaman ilerlemiyordu. Susuzluk acısı egemen olmuştu tüm acılara. Tavanda yürüyen böcekleri izliyordum. Bir çatlaktan girip, dışarıya, güneş enginliğine çıkıyordum...

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 96 - babek)Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 96 - babek)
Oktay Aydoğan 
19 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

KRALİÇENİN YEMEKLERİ
Açlık grevi, bir direniş bicimiydi. İşkence şartlarında açlık greviyle sonuç alınamaz diye bir şey yoktu. Ama bugünkü korkunç şartlarda tek başına, açlık greviyle bir sonuç alabilir miydim? İşkence altındaki tutuklular, bir yolunu bulup toplu halde ölümcül açlık grevine gidebilseler güzel olur. Ama...

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 69 - babek)Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 69 - babek)
Oktay Aydoğan 
02 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İLK SORGULAMA
''Pantolonunu ve donunu çıkar.''
Çıkarmayınca yere yıkıp zorla çıkardılar. Tahta bir sandalyeye oturttular. Kol ve bacaklarımı sıkıca bağladılar sandalyeye.
Elektrik kablosunun birini sağ ayağımın serçe parmağına, diğerini ise sol ayağımın serçe parmağına bağlayarak cereyan vermeye başladılar.

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 17 - babek)Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 17 - babek)
Oktay Aydoğan 
 19 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

ESAS SORGULAMA
Farklı bir işkence bekliyordum. Hz Süleyman'ın sözü çınlamıştı içimde;
''Güneşin altında yeni bir şey yok.''

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 26 - babek)Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 26 - babek)
Oktay Aydoğan 
02 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

BASKIN
Gece saat on ikiye doğru uyudum. Mavi bir dağ dumanında, uzun, kalem ayaklı bir koşum atının sırtında, kâbusa ve arayışa dönüşen, derin bir rüyada buldum kendimi. Saar birde, belki de ikide, kâbusumu ve arayışımı parçalayan dehşetli bir patlayışla yatağımdan düştüm. 1973'ün 21 Nisan'ını, 22'ye bağlayan bir bombaydı bu. Yandaki küçük giriş holüne düşmüş, pencere camını tuz buz etmişti. Bunu, içeriye peş peşe dalan gaz mermileri izlemişti..

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 9 - babek)Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 9 - babek)
Oktay Aydoğan 
02 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İLK SORGULAMA
Değişik incelikte çubuklarla falakaya başladılar. Ciğerime işliyordu peş peşe, düzenli vuruşlar. Pis bir çaput tıkmışlardı ağzıma.
''Konuşacağın zaman elini oynat lan.''

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 19 - babek)Mengene, Muzaffer Oruçoğlu (Sayfa 19 - babek)
3 /