Öykü severlerin dikkatine :)
Farklı biçimlerde yazılmış, farklı mekânlarda geçen hikâyeler okumayı sevenler için oldukça etkileyici bir kitap. Göçmenlik, öteki olmak, ait olamamak ve sınırlar gibi temalar etrafında şekillenen 11 kısa öyküden oluşuyor.Bazı öykülerin bıraktığı duygu gerçekten çok güçlü. Severek okudum.
Kitap, Kıbrıs’ta geçen 11 öyküden oluşuyor. Göçmenlik, ötekileştirme ve insanın içinde saklı kalan arzular etrafında dolaşan metinler var. Konu olarak bakınca oldukça ilgi çekici; hatta okumadan önce yapılan yorumların büyük çoğunluğu da bu yöndeydi. O yüzden ben de severim diye düşünerek başladım. Ama ne yazık ki okurken kitabın içine giremedim. Öyküler bana çok hitap etmedi; anlatılan dünyayla bir bağ kurmakta zorlandım. Belki de sorun tamamen beklentimle ilgiliydi, çünkü kafamdaki kitapla okuduğum kitap birbirinden oldukça farklıydı. Bu da benim için hayal kırıklığı yarattı. Kötü bir kitap olduğunu söyleyemem ama beklentimin altında kaldı. Bu yüzden gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir kitap olmadı. Yine de göç, kimlik ve bastırılmış duygular temalarına ilgi duyan okurlar benden daha fazla sevebilir.
“Biz insanlar böyleydik işte; olayın ne olduğu, cenazeymiş düğünmüş hiç fark etmezdi, üç beş kişi toplanalım hemen varlığımızı başkalarına dayatmaya başlar, illa onaylanmaya ihtiyaç duyardık.”
O kadar garip ve guzeldi ki, oturup bu oykuler nasil akillarina geliyorda yaziyorlar boyle diye saatlerce dusunebilirim cunku boyle yazma becerisi olan kisilere cok ozeniyorum. Ne yazsa okurum gercekten bu yazari diger kitaplarina da bakacagim
Biz insanlar böyleydik işte; olayın ne olduğu, cenazeymiş düğünmüş hiç fark etmezdi, üç beş kişi toplanalım hemen varlığımızı başkalarına dayatmaya başlar, illa onaylanmaya ihtiyaç duyardık.