Temelinde özeleştiri ile eleştiri bulunan bir düşğnce sisteminin dahi eksik yanları olacaktır tabii ki. Tabii ki teori ike pratik bir yerlerde kesişmeyecek, birbirlerine zıt gideceklerdir. En ideal ütopik inanç bile eyleme döküldüğünde hatalar baş gösterecektir. Tüm bu hatalar, yanlışlar ve aksaklıkların sebebi İnsan'dır.
Birkaç yetkin kişinin ya da tek bir kişinin oluşturduğu ideolojik sistem uygulamaya konarken insana ihtiyaç duyar. Özü insana dönüktür çünkü. İnsan denen canlı da duyguları inanç temelinde değişkenlik gösterir. İlle de sonuna kadar bağlı olduğu şeyde kalacak diyemezsiniz.
Ama buna rağmen bağlanmak istediğiniz, bağlandığınız bir sistemin içerisindeki gidişata beşeri hatalardan kaynaklanarak sırt çeviremezsiniz. Bu düşünceye, fikre inanç değildir. Bu beklentilerinizin somut düzeyde karşılanmadığı ve sizin de elde etmek istediklerinize ulaşamadığınız demektir.
Bu düşünce sistemi sosyalizm, komünizm olunca sırt çevirmeniz daha da kötüye yorulur. Çünkü sizden beklenen en doğruya giden yolu inşaa etmektir. Bu yola çakıl döşeyenleri uyarmak, gerekirse uzaklaştırmak olur.
Koestler tam da bu gibi sebeplerle 1930'lu yıllarda katıldığı partiden bir süre sonra ayrılır. Bu kitabında da partiye katılma ve ayrılma sürecini, eleştiri yaparak anlatır. Ama başta bizlere sunduğu bir şey var ki ayrılma sebebine bahane üretmeyi çağrıştırır. Koestler, Komünizm'çden kendi uysal sebepleri ile ayrılırken parti bünyesindeki kişileri de alaylar ama onun için (onun da olduğu isimler kitabı olan) yazılan Mağlup Edilmiş İlah'ta nasıl bir sürece sahip olduğu anlatılır.
Gelip geçici bir macera mı sandınız siz devrim inancını. Her şeyi bırakıp gitmekle yolun doğruya mı döneceğine inandınız yoksa?