Milli İstihbarat Teşkilatı

·
Okunma
·
Beğeni
·
437
Gösterim
Adı:
Milli İstihbarat Teşkilatı
Baskı tarihi:
Eylül 2002
Sayfa sayısı:
230
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758208128
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akademi Tv Programcılık
İstihbarat, Türkiye'de pek sevilmeyen bir konudur. Resmi dedikodu şeklinde algılanır. Bu tür bir algılama kendiliğinden oluşmamıştır ve bir ölçüde Türkiye'ye karşı gerçekleştirilen bir istihbarat faaliyeti olan psikolojik operasyonun sonucudur. Türk politikacısı istihbarattan uzak durur.
Türk üniversiteleri ve bilimadamaları istihbaratı bir araştırma konusu haline getirmezler. Oysa istihbaratsız, devlet yönetmeye kalkmak gözleri bağlı maraton koşmaya benzer. Ne nereye gittiğinizi, ne de rakiplerinizin nereye gittiğini, size çelme takıp takmadıklarını görürsünüz. Sadece öylesine koşarsınız. İstihbarat, Batı üniversitelerinde sadece bir ders değil, yüksek lisansda ayrı bir ihtisas dalı olarak okutulmaktadır. İstihbarat teknolojik gelişmelerdeki dev sıçramalara paralel olarak 20. yy'ın sonunda hızlı bir değişim sürecine girmiş, merkezi ve devlet niteliğindeki tekelini yitirirken, yeni alanlar istihbarat alanları olarak ortaya çıkmaya başlamıştır.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
h. hatemi : "birey ölümlüdür ama ırk devamlıdır. Tanrı diye bir şey yoktur. ırkın ölümsüzlüğünü temsil eden yehova. işte yahudi ırkı üstün ırk olarak omların boş inancına göre Allah kavramını icat etmiştir ama başkaları kullansın diye patenteni de serbest bırakmamıştır. üstün ırk tektir, o da yahudi ırkıdır. oysa gerçekte yahudi ırkı diye de bir şey yoktur. bunlar dabbet-ül-arz tarafından sokulup dracula tarafından ısırıldıktan sonra hortlaklaşan tipler gibidir. hitlere düşmandırlar ama başka bir yönden de hitlerlerdir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Milli İstihbarat Teşkilatı
Baskı tarihi:
Eylül 2002
Sayfa sayısı:
230
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758208128
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akademi Tv Programcılık
İstihbarat, Türkiye'de pek sevilmeyen bir konudur. Resmi dedikodu şeklinde algılanır. Bu tür bir algılama kendiliğinden oluşmamıştır ve bir ölçüde Türkiye'ye karşı gerçekleştirilen bir istihbarat faaliyeti olan psikolojik operasyonun sonucudur. Türk politikacısı istihbarattan uzak durur.
Türk üniversiteleri ve bilimadamaları istihbaratı bir araştırma konusu haline getirmezler. Oysa istihbaratsız, devlet yönetmeye kalkmak gözleri bağlı maraton koşmaya benzer. Ne nereye gittiğinizi, ne de rakiplerinizin nereye gittiğini, size çelme takıp takmadıklarını görürsünüz. Sadece öylesine koşarsınız. İstihbarat, Batı üniversitelerinde sadece bir ders değil, yüksek lisansda ayrı bir ihtisas dalı olarak okutulmaktadır. İstihbarat teknolojik gelişmelerdeki dev sıçramalara paralel olarak 20. yy'ın sonunda hızlı bir değişim sürecine girmiş, merkezi ve devlet niteliğindeki tekelini yitirirken, yeni alanlar istihbarat alanları olarak ortaya çıkmaya başlamıştır.

Kitabı okuyanlar 10 okur

  • ZEBERCET©️
  • Arif YÜKSEL
  • Murat ULUDAĞ
  • Enis MUTLU
  • Ayşe Büyüklü
  • çetin erdoğan
  • Anıl Bajazet
  • ĪدI  ⠀ོ
  • burak aşık
  • Aziz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%33.3 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%33.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0