Milli Kimlik Milliyet Milliyetçilik

·
Okunma
·
Beğeni
·
267
Gösterim
Adı:
Milli Kimlik Milliyet Milliyetçilik
Baskı tarihi:
Eylül 2008
Sayfa sayısı:
183
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757352143
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cedit Neşriyat
Milliyetçilik, bizler için her şeyden evvel vatanseverliktir, ama şuurlu ve sorumlu bir vatanseverlik!.. Vatanseverlik, elbette ki, heyecanlı bir hissiyattır ve bu olmaksızın hiçbir millî inşâ gerçekleştirilemez; fakat, bundan ibaret de görülemez. Vatanseverlik, aklî-zihnî muhakeme gerektiren tarihî ve coğrafî bir şuurdur, aynı zamanda. Bir milletin kimliği, zaman ve mekândaki derinliği kadar değer ifade eder. Tarihsiz ve coğrafyasız bir kimlik iddiası, boş ve mânâsız bir hezeyandır.

Millî zenginlikleri milletler arası ‘marka’lara, millî değerleri evrensel kriterlere dönüştürebilmek, milliyetçiliğin en büyük ödülüdür.

Türk Milliyetçiliği, Türk’e, Türklüğe, Türk vatanına, İslâm dünyasına ve insanlığa hizmeti, bütünlüklü bir felsefî anlayış haline getirmedikçe, en başta Türkiye ve Türklükten bile tecrid edileceğini kavramak zorundadır!

Büyük ve medenî milletlerin milliyetçiliği, içe kapanmayı değil dışa açılmayı, dünyaya kendi ülkesinden baktığı kadar, ülkesine de insanlığın yürüdüğü mecrâdan ve dünyanın gittiği istikametten bakabilmeyi gerektirir. Benzer şekilde, Türkiye’ye milliyetçilik penceresinden bakmak yetmez; bununla beraber ve bundan daha çok, milliyetçiliğe de Türkiye’nin bütününden veya bütünlüğü üzerinden bakabilmek gerekir!

Milliyetçilik, İslâm dünyasına sırt çeviremeyeceği, Arap âlemini ‘çöl’ jargonu ile küçümseyen çiğ bir Batı hayranlığının izinden gidemeyeceği gibi, ilkel bir anti-Semitizmin değirmenine de su taşıyamaz!

Milliyetçilik, cemaatlere cephe açmak gibi abes ve mânâsız işlerle iştigal edemeyeceği gibi, cemiyet meydanını terk edip cemaatçiliğin dar ve izbe sokaklarında çâre ve teselli arayarak da enerjisini tüketemez.

Mukaddeslerimizin saygı görmediği bir vatanı hiç tasavvur etmediğimiz gibi, vatansız ve istiklâliyetsiz bir mukaddesat bezirgânlığını da reddediyoruz! Vatanımızda, bayrağımızın altında ve mukaddeslerimizi başımızın üstünde taşıyarak var olacağız.

‘Ülkücülük’, Türk Milletinin ruhunda barındırdığı, maşerî hâfızasında sakladığı tarihî ve manevî iddiaya sahip çıkmaktır. O ‘iddia’nın hakikati, millet kadar ümmetin de ümmet kadar insanlığın da geleceğine karşı borçlu ve sorumlu olmayı gerektirir.

Ülkücü Milliyetçiliğin hedefi, Türkiye’de ‘cephe’leşmek değil, hedef olduğu ‘husûmet’e karşı, Türkiye’yi tek cephe haline getirecek bir azim, irade ve gayretin sahibi olmaktır. Bu olursa arkası nasıl olsa gelecektir.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Vatanı sevmenin sorumluluğu, icab ederse uğruna ölümü göze almaktan ibaret değildir; vatanı mamur, milleti müreffeh hale getirebilmek için daha çok yaşamaya gayret etmek ve herkesten çok çalışmayı, herkesten erken kalkmayı da göze almak ve herkesten daha iyi işler, dostun değil düşmanın bile beğeneceği kadar iyi işler yapabilmektir.
Türklük, bizim şimdi icad ettiğimiz bir zoraki bir kavram değil, yaşadığımız tarih ve biriktirdiğimiz medeni tecrübenin yaşayan değerleridir.
Etnik menşe ve işaret ettiği soy bağı ve soydaşların ana dili olarak Türkçe, elbette ki Türklüğün başlangıç noktasıdıt ve ona dahildir ama Türklük buna indirgenemez; zira her milli varlık gibi Türk ve Türklük de başladığı yerde yani tarih sahnesine çıktığı noktada donup kalmış değildir. Uzun ve zengin bir tarihi tecrübe yaşamıştır. Bu tarihi ve tarihin zengin tecrübesini yok sayıp onun ilk kaynağındaki ham vasıflarından kalkarak tanımlama çalışmak onun bu macera içerisinde ürettiği değerleri de gerçekleştirdiği beşeri ve medeni inkişafı da kaale almamaktır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Milli Kimlik Milliyet Milliyetçilik
Baskı tarihi:
Eylül 2008
Sayfa sayısı:
183
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757352143
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cedit Neşriyat
Milliyetçilik, bizler için her şeyden evvel vatanseverliktir, ama şuurlu ve sorumlu bir vatanseverlik!.. Vatanseverlik, elbette ki, heyecanlı bir hissiyattır ve bu olmaksızın hiçbir millî inşâ gerçekleştirilemez; fakat, bundan ibaret de görülemez. Vatanseverlik, aklî-zihnî muhakeme gerektiren tarihî ve coğrafî bir şuurdur, aynı zamanda. Bir milletin kimliği, zaman ve mekândaki derinliği kadar değer ifade eder. Tarihsiz ve coğrafyasız bir kimlik iddiası, boş ve mânâsız bir hezeyandır.

Millî zenginlikleri milletler arası ‘marka’lara, millî değerleri evrensel kriterlere dönüştürebilmek, milliyetçiliğin en büyük ödülüdür.

Türk Milliyetçiliği, Türk’e, Türklüğe, Türk vatanına, İslâm dünyasına ve insanlığa hizmeti, bütünlüklü bir felsefî anlayış haline getirmedikçe, en başta Türkiye ve Türklükten bile tecrid edileceğini kavramak zorundadır!

Büyük ve medenî milletlerin milliyetçiliği, içe kapanmayı değil dışa açılmayı, dünyaya kendi ülkesinden baktığı kadar, ülkesine de insanlığın yürüdüğü mecrâdan ve dünyanın gittiği istikametten bakabilmeyi gerektirir. Benzer şekilde, Türkiye’ye milliyetçilik penceresinden bakmak yetmez; bununla beraber ve bundan daha çok, milliyetçiliğe de Türkiye’nin bütününden veya bütünlüğü üzerinden bakabilmek gerekir!

Milliyetçilik, İslâm dünyasına sırt çeviremeyeceği, Arap âlemini ‘çöl’ jargonu ile küçümseyen çiğ bir Batı hayranlığının izinden gidemeyeceği gibi, ilkel bir anti-Semitizmin değirmenine de su taşıyamaz!

Milliyetçilik, cemaatlere cephe açmak gibi abes ve mânâsız işlerle iştigal edemeyeceği gibi, cemiyet meydanını terk edip cemaatçiliğin dar ve izbe sokaklarında çâre ve teselli arayarak da enerjisini tüketemez.

Mukaddeslerimizin saygı görmediği bir vatanı hiç tasavvur etmediğimiz gibi, vatansız ve istiklâliyetsiz bir mukaddesat bezirgânlığını da reddediyoruz! Vatanımızda, bayrağımızın altında ve mukaddeslerimizi başımızın üstünde taşıyarak var olacağız.

‘Ülkücülük’, Türk Milletinin ruhunda barındırdığı, maşerî hâfızasında sakladığı tarihî ve manevî iddiaya sahip çıkmaktır. O ‘iddia’nın hakikati, millet kadar ümmetin de ümmet kadar insanlığın da geleceğine karşı borçlu ve sorumlu olmayı gerektirir.

Ülkücü Milliyetçiliğin hedefi, Türkiye’de ‘cephe’leşmek değil, hedef olduğu ‘husûmet’e karşı, Türkiye’yi tek cephe haline getirecek bir azim, irade ve gayretin sahibi olmaktır. Bu olursa arkası nasıl olsa gelecektir.

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Sahmad Malman
  • Demoklesin Kitabı
  • ermiş
  • Mesut Emre ÇELENK
  • Ahmed Fatih GÖKTAN

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%50 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0