Hani bazen 500-1000 sayfalık kitaplar
insanlarca çok okunan listesine girer,
zar zor bitirir, bir daha da okuyamayızya,
Ama afilli durur :)
Yani "ben bu kadar sayfalık kitabı okudum, bitirdim" olur sonuçta.
E birde kahve yanı kitabıdır, modadır,
okumazsan eksiksindir vs..
Bu böyle bir kitap değil.
İnce, sayfası az, çok okunan değil, az okunan listesinde bile değil diyebilirim :)
Fakat dürüst konuşalım:
O kapkalın çok okunan kitapların çoğundaki hayalî kurguların aksine;
yaşanmış gerçek hikayeler var.
Bilmediklerimi öğrendim.
Benden eksiltmedi, kattı bu kitap.
Ve yalın, sade yazısına rağmen
birçok yerini
empatik bakıp, hissedebilmek
ve hatrımda kalmasını istediğim için,
tekrar tekrar okudum.
Yazarımız kitabı, babasının yönlendirmesiyle,
üniversite zamanında bir çalışma olarak yazıyor.
Rusların Anadolu'ya getirilmesiyle,
neler değişmiş, tahrip olmuş..gibi bilgiler mevcut.
Yine de her kitapta olduğu gibi;
Hakîkat gözlüğüyle okumanızı tavsiye ederim.